sindirim.gen.tr https://www.sindirim.gen.tr Sindirim, Sindirim Hastalıkları Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, sindirim.gen.tr Wed, 15 Jun 2016 00:00:00 +0000 Mon, 19 Aug 2019 00:00:00 +0000 60 Sindirim Sistemi Enzimleri https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-enzimleri.html Wed, 14 Nov 2018 12:37:54 +0000 Sindirim sistemi enzimleri, Bu enzimler özellikle mide, pankreas ve ince bağırsakta oluşan enzimlerdir. Bu enzimler tüketilen gıdaların çeşitliliğine göre vücut tarafından bu organlarda üretilen ve sistemik olarak çalışan enz Sindirim sistemi enzimleri, Bu enzimler özellikle mide, pankreas ve ince bağırsakta oluşan enzimlerdir. Bu enzimler tüketilen gıdaların çeşitliliğine göre vücut tarafından bu organlarda üretilen ve sistemik olarak çalışan enzimlerdir. Bu organlarda çalışan enzimlerin her biri alınan gıdaların çeşitliliğine bağlı olarak devreye girer.

Sindirim sistemi enzimleri;
  • Gastrin,
  • Pepsin,
  • Lap,
  • Tripsin,
  • Bikarbonat,
  • Lipaz,
  • Kemotripsin,
  • Erepsin,
  • Sekretin,
  • Kolesistokinin,
  • Glukagon,
  • İnsülin,
  • Safra özsuyu,
  • Enterokinaz,
  • Laktaz,
  • Sukraz,
  • Maltaz,
  • Panktreatik amilaz, enzimler mide pankreas ve ince bağırsak sindirim sistemi enzimleridir.
Sindirim sistemi enzimlerinin organlardaki işlevsellikleri;

Mide enzimleri: İlk başta midede bulunan enzimler protein değeri yüksek gıdalar tüketildiğinde devreye girer. Midede salgılanan gastrin, pepsin ve lap enzimleri proteinlerin parçalanarak sindirimini kolaylaştırır. Bu enzimlerden her birinin görevi aynı olsa da farklı durumlarda devreye girerek midede sindirime yardımcı olur. Gastrin enzimi midedeki asit seviyesini tüketilen gıdaya göre düzenler ve salgılar bu sayede sindirime yardımcı olur pepsin ise, midenin öz suyunda bulunan ve et yumurta gibi protein değeri çok yüksek gıdaların sindirilmesinde yardımcı olur.  

Pankreas ve ince bağırsak enzimleri: Bunun dışında pankreas da bulunan enzimlerin hepsi alınan gıdaların parçalanmasını ve yararlı partiküllere ayrılmasını sağlayarak kana karışmasını sağlar. Bunlardan tripsin neredeyse tüm omurgalılarda olan bir enzimdir. Tripsin enzimi pankreasta üretilen ve proteinlerin sindirilmesi için ince bağırsağa gönderilen bir enzimdir. Proteinleri parçalayarak gereken yararlı partikülleri ayrıştırır ve kana karışarak besin değerlerini vücut için kullanılmasını sağlar. Amilaz enzimi de pankreas enzimlerindendir. Bu enzim içeriğinde nişasta bulunan ve yenen gıdaların sindirimi de etkindir. Özelikle insanlarda tükürük bezlerinde ve pankreasta salgılanır. 

Sindirim Sistemi EnzimleriSindirim sistemi enzimlerinin, içerisinde özellikle pankreasta salgılanan enzimlerin on iki parmak bağırsağı ile beraber çalışarak yaptığı bir sistemik mekanizmadır. On iki parmak bağırsağı da özellikle yağ sindirimi daha yoğun ve aktif olarak gerçekleşir safra kesesinde oluşan ve yağlı yiyeceklerin yenmesi ile aktive olan enzimler bağırsağa giderek yağları safra kesesi suyu ile parçalayarak kana karışacak hale getirilmesinde en başı oynar. İnce bağırsak özellikle yağ sindiriminin bire bir yapıldığı organdır. Vücudumuzda oluşan sindirim sistemi enzimleri yediğimiz gıdalara göre aktive olur ve ona göre bir işleyiş içerisindedir. Örneğin yağsız bir yemek yendiğinde safra kesesindeki sindirim enzimleri çalışmaz ve aktive olmaz fakat yağlı bir yemek yendiğinde kendiliği den devreye girer ve mideden direk bağırsağa giden yağları enzimler yardımı ile parçalayarak vücuda yararlı hale getirip kana karışmasını sağlar.

Sindirim sistemi enzimlerinin her biri tüketilen gıdaya göre çalışır yada çalışmaz her daim çalışan enzimler değillerdir. Her biri kendisine ait gıdalar tüketildiğinde aktive olarak görevlerini yerine getirir. Bu mükemmel mekanizma kusursuz işleyen bir yapıya sahiptir. Sağlıkla kalın. 
]]>
İneklerde Sindirim Sistemi https://www.sindirim.gen.tr/ineklerde-sindirim-sistemi.html Wed, 14 Nov 2018 21:47:59 +0000 İneklerde sindirim sistemi, insanlarınkinden çok farklı işleyen bir yapıya sahiptir. Mesela mideleri 4 kısımdan oluşmaktadır. Bunlar; işkembe, börkenek, kırkbayır ve şirden'dir. Sindirim sürecide şu sırayla işlemektedir. Ağ İneklerde sindirim sistemi, insanlarınkinden çok farklı işleyen bir yapıya sahiptir. Mesela mideleri 4 kısımdan oluşmaktadır. Bunlar; işkembe, börkenek, kırkbayır ve şirden'dir. Sindirim sürecide şu sırayla işlemektedir. Ağız - işkembe - börkenek - ağız - kırkbayır - şirden - bağırsak şeklinde olmaktadır. İnekler geviş getiren otçullar sınıfına girmektedir. Şimdi ineklerde sindirim sistemi organlarını detaylı tanıyalım.

Ağız: 

Yenilen yiyeceklerin tükürük yardımı ile ezildiği ilk bölümdür. İnekler yiyecekleri yiyecekleri dilleri ile seçerler ve öyle ısırıp yemeye başlarlar. Yabancı otları ayırt edebilmektedirler. Çok gelişmiş bir algı mekanizmaları vardır. İnek gibi geviş getiren memelilerde diş yapısı tam değildir. Üst kesici ve köpek dişleri mevcut değildir. Alt çenede kürek şeklinde 6'şar adet kesici diş vardır. Ayrıca alt çenedeki köpek dişleri de  kesici görevini yapar. Ağızda ezilip kimyasal ve fiziksel sindirim başlayan besinler sırasıyla işkembeye ve börkenek kısmına aktarılır.
 
İşkembe ve börkenek

İneklerde sindirim sisteminin ikinci aşamasında yer alan işkembe ve börkenek de çok sayıda sindirime yardımcı bakteri, protozonlar, ve maya mantarı gibi mikroorganizmalar mevcuttur. Ağızdan gelen yiyecekler bu mikroorganizmalar ile iyice harmanlanır. Mikroorganizmaların görevi besinlerle gelen karbonhidratların çoğunu işkembe duvarının alabildiği maddelere çevirmektir. Fermantasyon adı verilen bu sistemde enerji kaynağı olan maddeler sindirilmiş olur. Fermantasyon esnasında ortaya çıkan gazlar birikir ve geğirmek yada garklamak dediğimiz yolla ağızdan dışarı çıkar. Yutulan bu maddeler daha çok parçalanması için işkembe ve börkenek arasında adeta mekik dokur. Sağlıklı bir inekte işkembe dakikada 3-5 defa kasılır. İyice ezilen besinler işkembenin ön bölümünün kontraksiyonları ve yemek borusunun geriye doğru hareketleri ile ufak porsiyonlar halinde ağıza geri gönderilir. Bu olay daha çok dinlenme esnasında olur. Geviş getirme dediğimiz bu aşamadan sonra yiyecekler geri gönderilir.

İneklerde Sindirim SistemiKırkbayır- şirden

Geviş getirme işleminden sonra tekrar yutularak kırkbayır ve şirden kısmına gönderilen besinler burada ayrışmaya devam eder.Kırkbayır bölümü adını iç yüzeyinin girintili çıkıntılı olmasından almıştır. Kırkbayır da besinlerin içinde bulunan suyun büyük bir kısmı emilir. Şirden de ise besinlerin kimyasal sindirimi devam eder ve bir bölümü sindirilen besinler ince bağırsağa geçer. Sindirim enzimleri ve asit salgılayan esas midedir şirden kısmıdır. .Burada sindirim tamamlandıktan sonra  besinlerin emilimi gerçekleşir. Besinler bağırsağa geçiş yaptıktan sonra kalan gereksiz kısımlar dışarı atılır.

İneklerde sindirim sistemi insana kıyaslandığında oldukça ilginçtir. 
]]>
Selüloz Sindirimi https://www.sindirim.gen.tr/seluloz-sindirimi.html Thu, 15 Nov 2018 04:53:54 +0000 Selüloz sindirimi, hayvanlarda özelikle de otçul beslenen hayvanlarda oluşan bir indirim sistemidir. Bu selüloz sindirimi otçul hayvanlarda geviş getirme dediğimiz sistemi meydana getirir. Selüloz bitkilerin sert ve kuvvetli ol Selüloz sindirimi, hayvanlarda özelikle de otçul beslenen hayvanlarda oluşan bir indirim sistemidir. Bu selüloz sindirimi otçul hayvanlarda geviş getirme dediğimiz sistemi meydana getirir. Selüloz bitkilerin sert ve kuvvetli olmasını sağlayan bir enzimdir. Özellikle otçul hayvanlarda bu sindirim gerçekleşir nedeni ise bağırsaklarında bulunan  protozoa türleri, simbiyoz bakterilerive odun yiyen bazı böcek türlerinin salgıladıkları selülaz enzimidir. 

İnsanlarda selüloz sindirimi yoktur. Genelikle çiğ yenen sebze ve meyvelerde bulunan selüloz ancak bağırsaklarda lifleri ayrıştırılarak dışkı yolu ile atılır. O yüzdende insanlarda selüloz sindirimi olmaz. Sadece dışkı yolu ile dışarı atılır. peki neden insanlar içeriğine selüloz olan gıdaları tüketir derseniz en çok bilinen sebebi diyette çok kullanılıyor olmasıdır. Selüloz içerikli gıdaların insanlar tarafından tüketilmesinin en birincil nedeni diyet yapanlarda tokluk hissi vermesidir.

Selüloz sindirimi ile sindirilen bu besinler sonrasında ince bağırsağa gönderilerek emilir ve böylece hayvanlarda kana karışır. 

Selüloz  sindirim sistemini kullanan başlıca hayvanlar;
  • Keçi,
  • Koyun,
  • İnek
  • Zürafa
  • Deve
  • Geyik gibi hayvanlardır. Bunların dışında geviş getirmeyen ama otçul olan veya memeli grubundan olan hayvanlarda ise sindirim işkembede ve kör bağırsakta gerçekleşir. 
Selüloz SindirimiSelüloz sindiriminin oluşu;

Geviş getiren hayvanlarda özellikle beslenme zamanı alınan besinler çok az çiğnemeye maruz kaldıklarından midede bir depolama mekanizması bulunur. Beslenmede toplanan ve midede depolanan bu besinler daha sonra midede bulunan işkembe börkenek kısımlarında selülaz enzimini maruz kalır ve bu enzimler ile parçalanarak tekrar ağza gönderilir. Burada geviş getiren hayvanlarda özellikle sindirim midede gerçekleşir. Buda midenin bölümlerinde üretilen  selüloz sindirimini sağlayan selülaz enzimi önemli bir rol oynar. Ağza gelen besinler tekrar çiğnenerek ikinci kez mideye gider fakat bu defa ikinci kısım olan kırkbayır ve şirdene gider ve tekrar selülaz enzimi ile sindirilerek kana karışır. böylelikle selüloz sindirim gerçekleşmiş olur. 

Selüloz sindirimi insanlarda olmayan sadece geviş getiren otçul hayvanlar, normal otçul hayvanlar ve memelilerde olan bir sindirim olayıdır. İnsanlarda olan selüloz sindirimi olmadığından içeriğinde selüloz olan bitkilerin bağırsakta sindirimi olup özellikle çiğ yenen bitkilerin liflerinin dışkı ile atılması şeklinde olur. Sağlıklı günler.
]]>
Sindirim Sistemi Kanseri https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-kanseri.html Thu, 15 Nov 2018 05:59:38 +0000 Sindirim sistemi kanseri, mide ve bağırsakta görülmektedir. Tüketmiş olduğumuz gıdalar mideye geçer orada sindirilme işlemi görür. Sindirilen gıdalar iki saat sonra yarı sıvı ve sindirilmiş gıda, sindirimin devam etmesi için Sindirim sistemi kanseri, mide ve bağırsakta görülmektedir. Tüketmiş olduğumuz gıdalar mideye geçer orada sindirilme işlemi görür. Sindirilen gıdalar iki saat sonra yarı sıvı ve sindirilmiş gıda, sindirimin devam etmesi için duodenuma gider. Oradan besinleri vücudun çekmesi için ince bağırsağa gider. Atıklar ise kalın bağırsağa doğru ilerler. Bağırsağın kolon bölümünde su emilir. Ayrıca atık maddeler katılaşarak dışarı atılır. Sindirim sistemini bir çok organı  kapsamaktadır.Bu sebepten bir kaç kanser çeşidini incelemek zorundayız. Sindirim sistemi kanserlerini inceleyelim.

Mide kanseri,

Sindirimin bir bölümüdür. Diyafram kısmının altında kalmaktadır. Midenin üst kısmı yemek borusuna bağlı bulunmaktadır. Midenin diğer kısmı ince bağırsağa bağlı bulunmaktadır. Bazı nedenlerden dolayı midenin mukoza zarında tümörler oluşabilir. Bu tümörler kötü huylu olanları kansere sebep olur. Sindirim sistemi kanseri olarak mide kanseri genellikle küçük kenarında gelişir.

Kanser nedenleri
  • Tuzlu besinleri fazla tüketilmesi
  • Sebze ve meyve besinlerinin az tüketilmesi
  • Yanık etlerin tüketilmesi
  • Çığ et tüketilmesi
  • Mide de gastrit ve ülser sorunu olması
  • Sigara kullanmak
  • Alkol tüketimi
  • Genetik ailede mide kanseri var ise taşıma riski vardır
  • Geçirilmiş olan bazı hastalıklar
  • Sosyo-ekonomik düzey
  • Mide ameliyatı geçirmiş olanlar
Mide kanseri belirtileri
  • Elle muayenede bir kitle hissedilir
  • Mide bölgesinde ağrı oluşması
  • Midede ağırlık hissi olması
  • İştahsızlık
  • Kilo kaybı
  • Bulantı, kusma
  • Yemek yedikten sonra rahatsızlık olması
  • Midede şişlik olması
  • Yorgunluk
  • Kansızlık
  • Mide de yada bağırsakta kanama olması 

Mide kanseri nasıl teşhis edilir

Sindirim sistemi kanseri olan mide kanseri en etkili teşhis yöntemi endoskopidir. Mide grafisiyle tümörler görülebilir ama kesin sonuç için mikroskobik inceleme şarttır.

Sindirim Sistemi KanseriMide kanseri tedavisi

Tedavi yöntemi ameliyattır. Ameliyatla mide çıkartılır. Mide deki tek tümörü almak işe yaramaz. Ameliyattan sonra ışın tedavisi ve ilaç uygulanır. Tekrardan kanserin nüksetmemesi için tedavilerle kanserin ortaya çıkmasını engellemektir.
Kalın bağırsak (kolon-rektum) kanseri
Sinir sistemi kanseri olan kalın bağırsağın uzun bölümünde çıkan kansere kolon, bağırsağın son kısmında çıkan kansere rektum kanseri denir. Kalın bağırsak tümörlerin çok azı iyi huyludur. Yaygın olanı kötü huyludur.

Kalın bağırsak kanseri açısından risk grubunda olanlar
  • 50 yaşının üstündekiler
  • Ailesel genetik olarak kanser riski taşımak
  • Ailede polipozis hastalığı olanlar
  • Yağlı ve kalorili yiyecekler tüketmek
  • Düşük lifle beslenenler
  • Bağırsak polipleri olanlar
  • Geçmişe dayalı kanser riski hikayesi olanlar
  • İltihabı bağırsak hastalığı olanlar
  • Aşırı kilolu olmak
  • Egzersiz yapmamak
  • Şeker hastalığı olanlar
  • Sigara ve aşırı alkol tüketenler
Kalın bağırsak kanseri belirtileri
  • Bir haftadan fazla süren kabızlık, ishal
  • Bağırsağın tam olarak boşalamaması
  • Karın ağrıları
  • Dışkıda kan
  • Demir eksikliğine bağlı kansızlık ve yorgunluk
  • Kilo kaybı
Kalın bağırsak kanseri nasıl teşhis edilir
  • Parmakla makattan muayene
  • Dışkıda kan testi
  • Endoskopi ile bağırsağın incelenmesi
  • İlaçlı bağırsak filmi
  • Tomografi
Kalın bağırsak kanserinin tedavisi Sindirim Kanalı https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-kanali.html Thu, 15 Nov 2018 12:49:17 +0000 Sindirim Kanalı, Sindirimle görevli olan, ağız, yutak (farinks), yemek borusu (özafagus), mide (gaster), ince bağırsak (12 parmak bağırsağı, boş bağırsak ve kıvrım bağırsak olmak üzere üç kısımdan oluşur) Sindirim Kanalı, Sindirimle görevli olan, ağız, yutak (farinks), yemek borusu (özafagus), mide (gaster), ince bağırsak (12 parmak bağırsağı, boş bağırsak ve kıvrım bağırsak olmak üzere üç kısımdan oluşur) ve kalın bağırsaktan (körbağırsak, kolonlar, rektum ve anüs) oluşan sindirim sistemi bölümüdür. Genel olarak görevi ağız yoluyla alınan besinleri mekanik ve kimyasal olarak sindirerek hücrelerin ihtiyaç duyduğu moleküllere çevirmek, dışkıyı atıl duruma getirmektir.

Sindirim Kanalı Bölümleri

Ağız: Bilindiği üzere ağız sindirimin kanalının başlangıç noktasıdır. Besnileri dişler yardımıyla öğüterek tükürük enzimleri ile yutağa gönderir.

Yutak (Farinks): 

Sindirim kanalının ağız ve burun boşluğunun arkasında yer alan kısımdır. Nazofarinks, orofarinks ve laringofarinks olmak üzere üç bölümden meydana gelir. Ağız yoluyla alınan besinlerin yemek borusuna sevk edilmesini sağlar ve solunum siteminde de rol alır. Yutak mukoza kaplı kaslı bir organdır. Alt sınırı altıncı boyun omuru hizasında, üst sınırı kafatasının hemen altındadır. En üst bölümü burun boşluğu ile bağlantılıdır. Alt ucu yemek borusu ile devam eder. Yemek borusuna bağlandığı bölüm sindirim kanalının en dar bölgesidir.

Yemek Borusu (Oesophagus): 

Sindirim kanalında, düz kas ve bağ dokudan oluşan, besinlerin ağız ve yutaktan sonra geçiş yaptığı bölgedir. Yemek borusunun sindirim işlevine etkin bir katkısı bulunmaz, kasılıp gevşeyerek az da olsa mekanik olarak sindirime yardımcı olur. Ağız ve mideyi birleştirir, sonrasında mide bulunur.

Sindirim KanalıMide (Gaster): 

Besinlerin büyük miktarda geçici olarak depo edildiği, kaslardan oluşan, genişleyebilen bir organdır. Yemek borusu ile ince bağırsak arasındadır. Görevi çiğneme sonrası başlar. İçinde geçici olarak depo edilen besinler kimyasal ve fiziksel işlem görerek parçalanır, parçalanan bu besinlerle salgıladığı sindirim sıvıları ile karıştırıp, ince bağırsaklar tarafından emilebilecek düzeye geldiğinde, azar azar miktarda on iki parmak bağırsağına gönderir. Mide kendi çıkardığı sindirim asitlerinden korunmak için koruyucu bir mukus üretir. Sindirim enzimleri, hormonlar, intrinsik faktör, hidroklorik asit gibi önemli salgılar, sindirim kanalının önemli bir unsuru olan midede üretilir.

İnce Bağırsak:

Besinlerin emiliminin gerçekleştiği, sindirim kanalında besinlerin en çok sindirildiği bölümdür. Hem fiziksel, hem de kimyasal sindirim burada gerçekleşir, yağların ilk kimyasal sindirimi burada yapılır. Besinler en küçük moleküllerine kadar parçalanır. Dupdenum, jejunum ve ileum olmak üzere üç kısımdan oluşur.

Kalın Bağırsak: 

Kolon, çekum, rektum, anal kanal bölümlerinden oluşur. Sindirim siteminin beşte birini meydana getirir. Kalın bağırsağın hareketi, ince bağırsağa göre daha yavaştır. Enzim içermez sadece mukus salgısı vardır, bu salgı ile selülozu parçalar. Suyun emilimi burada gerçekleşir. Glikoz, yağ asitleri ve inorganik tuzlarda burada emilir. Dışkının sıvı, katı dengesi kalın bağırsakta ayarlanır. Sıvı emilerek dışkının katı halini alması sağlanır.

]]>
Sindirim Hastalıkları https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-hastaliklari.html Fri, 16 Nov 2018 07:59:41 +0000 Sindirim hastalıkları, insanlarda hemen hemen her yaşta görülebilecek bir problemdir. Yeni doğmuş bir bebekte bile ishal ya da kabızlık gibi farklı sindirim rahatsızlıkları meydana gelebilmektedir. Sindirim sistemi hastalıkları Sindirim hastalıkları
, insanlarda hemen hemen her yaşta görülebilecek bir problemdir. Yeni doğmuş bir bebekte bile ishal ya da kabızlık gibi farklı sindirim rahatsızlıkları meydana gelebilmektedir. Sindirim sistemi hastalıkları meydana geldiği anda direk olarak kişilerde ishal ya da kabızlık gibi farklı belirtilerin meydana gelmesine neden olur. Bu belirtiler direk olarak insanlarda bir problemin olduğunu düşündürür. Fakat günümüzde ishal ve kabızlık çok ciddi bir rahatsızlık gibi algılanmamaktadır. Bu nedenle ishal ve kabız gibi bir problemi olan kişi bir süre daha doktora gitmeden sorunun iyileşmesini bekler. Aslında bu durum son derece yanlıştır. Çünkü basit bir ishal sorunu ya da kabızlık sorunu, aslında çok ciddi bir sindirim sistem hastalığı olarak karşınıza çıkabilir. Sindirim sistemi hastalığı çok fazla sayılardadır. Yani birden fazla sindirim sistemi hastalığı vardır. Farklı türde olan sindirim sistemi hastalıklarının farklı da belirtileri vardır. Doktorlar genellikle bu belirtilere bakarak ve beraberinde bazı testler yaparak insanlarda meydana gelen sindirim hastalıklarının ayrımını yaparlar.  Şimdi sindirim sistemi hastalıklarının neler olduğuna biraz daha yakından göz atalım.

Kolera: Günlük hayatta sık sık karşılaşılan bu hastalık direk olarak bir bakteri hastalığıdır. Adı "Vibrio cholerae" olan bakterinin insanlarda ağız yoluyla mide ve bağırsaklara yerleşmesi nedeniyle bu hastalık ortaya çıkar. İnsanlarda çok şiddetli ishal rahatsızlığına neden olarak belirtilerini ortaya çıkarır. Eğer hastalık aşırı ilerlemişse bu durum kanlı ishal gibi bir belirti de gösterebilmektedir. Her yaşta görülebilen bir rahatsızlık olduğu için çocuklar da risk altındadır. 

Dizanteri: Yine günümüzde çok sık karşılaşılan bir rahatsızlıktır. İnsanlarda direk olarak kanlı ishal ve karın ağrısı olarak etkiler gösteren bu rahatsızlık en çok çocuklarda etkili olur ve gerekli tedaviler yapılmadığı sürece kendiliğinden iyileşmez. Günümüze kadar bu sindirim sistemi hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmiş olan birçok insan bulunmaktadır. Dizanteri, sindirim sistemi hastalıkları arasında en ciddi rahatsızlıkları arasındadır.

Ülser: Aslında insanlarda sadece mideyi etkileyen bu sindirim sistemi hastalığı, mide iç duvarında yaraların oluşmasını neden olur. Bu yaralara tedavi yapılmadığı zaman yaralar hızla büyüyerek kişilerde mide delinmesine kadar ilerleyebilir. Bunun için mide ülseri dikkat edilmesi gereken bir rahatsızlıktır diyebiliriz.

Sindirim HastalıklarıTifo: En sık karşılaşılan sindirim sistemi hastalığı tifodur. Genellikle kirli içme sularından insanlara ulaşan bu rahatsızlık sindirin sistemi hastalıkları arasında önemli bir yer tutar. Yine insanlarda kanlı ishal ve kabızlık gibi rahatsızlıklara neden olur.

Sarılık: Birçok kişi tarafından bilinmese bile sarılıkta aslında bir sindirim sistemi hastalığıdır. Kanda bulunan ve vücuda renk veren maddelerin değerlerinin değişmesi durumunda derinin ve mukozaların sarımsı bir hal almasıyla oluşan bir hastalıktır. 

Gastrit: Genellikle aşırı alkol, tütün ürünleri ve kimyasal olan birçok madde nedeniyle oluşan gastrit hastalığı bakterilerin ve virüslerin sindirim sistemi üzerinde etkili olmasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. 

Hıçkırık: asit bir sindirim sistemi hastalığıdır. Direk olarak vücutta yer alan diyafram kasının birden kasılması nedeniyle ses telleri arasındaki açık alanın kapanması durumunda meydana gelmektedir. Bu durum ani soluk alımı nedeniyle ses oluşturur. İnsanlarda yenilen ve içilen maddelerin özelliklerinden dolayı genellikle kısa süreli görülen bir durumdur.

Reflü: Çok ciddi bir sindirim hastalıkları arasındadır. Genellikle mide kapağından kaynaklanan bir problemdir. Mide d]]> Midede Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/midede-sindirim.html Fri, 16 Nov 2018 10:28:02 +0000 Midede Sindirim, Sindirim sistemi yapısı itibari ile oldukça geniş kapsamlı bir olay olup organların birbirleri ile olan ilişkiler sebebi ile bir sistem olarak adlandırılmaktadır. Bu sindirim sistemi organları ile ilgili olara Midede Sindirim, Sindirim sistemi yapısı itibari ile oldukça geniş kapsamlı bir olay olup organların birbirleri ile olan ilişkiler sebebi ile bir sistem olarak adlandırılmaktadır. Bu sindirim sistemi organları ile ilgili olarak bilinmesi gereken en temel konu ise sindirim sistemi organlarının her birinin sindirime yardımcı olan ayrı ayrı özelliklerinden birisinin bulunmasıdır. Sindirim sistemi organlarının başında ise mide ve ağız organı gelmektedir. Bu her iki organda meydana gelen sindirme işlemleri sindirimin en önemli bölümlerinden birisi olmaktadır. Özellikle de Midede Sindirim olayının gerçekleşmesi başlı başına önemli bir görev olmaktadır. Yapılan araştırmalarda sindirimin gerçekleşmesinde en temel organlardan birisi olan midenin bu olayı gerçekleştirdiği esnada birçok yararı olduğu göstermektedir.

Sindirim Sisteminde Midenin Konumu

Sindirim sistemini meydana getiren bir takım organlar mevcuttur. Bunların hepsi bir bütünlük içerisinde çalışıp sindirim işlemine yardım etmektedir. Sindirimin görevli olan temel öğeleri yani organları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Ağız (dil, diş, tükürük bezleri, damak)
  • Yutak
  • Yemek Borusu
  • Mide
  • İnce ve Kalın Bağırsak
  • Anüs

Bütün bu organlar besin maddesi bireyin vücuduna girdiği andan itibaren çalışmaya başlayıp bir organda yerine getirilen sindirme işlemi diğer organa devredilerek görevini yerine getirmektedir. Örneğin Midede Sindirim işlevi yapıldıktan hemen sonra besinler ince bağırsağa aktarımı sağlanır. Ardından yutak bu besinleri yemek borusunda rahat bir biçimde geçecek hale getirip oradan da besinin mideye ulaştırılması sağlanır. Bunun yanı sıra ince ve kalın bağırsaklardan emilen mineral, vitamin ve suyun ardından posa haline gelen besinler anüse iletilerek dışarı atılımı sağlanması da sindirim sisteminin birbirleriyle olan koordineli ilişkilerini bizlere göstermektedir.

Midede Sindirim

Sindirim Sisteminde Midenin Önemi

Sindirim işlemini gerçekleştiği esnada ağızda iyice küçültülmüş halde yutak yemek borusundan geçen besinler mide organına ulaşır. Mide organına ulaşan bu besinler zaten ağız yardımı ile küçük parçalar haline getirilip yumuşatılmış halde mideye ulaştığı için midede yalnızca bir takım asitler tarafından iyice parçalanma işleminin yapılma görevi kalmaktadır. Yani midenin asli görevi küçük parçalar hainle getirilen yiyeceklerin midede bulunan bir takım asitler yardımı ile en küçük parçalar haline getirilene kadar sindirilme işleminin yapılmasını sağlamaktır.

Midede Sindirim olayının yaşanması hali en temel kısım olup sindirim denildiği zaman akla gelen ilk organ olmaktadır. Mide yapısında yer alan özel bir takım asitlerin üretilmesi sayesinde sindirim olayı çok daha kısa bir zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilmektedir. Midede yer alan sindirim asitleri mideye giren her türlü yiyeceği parçalayabilecek türden bir yapıya sahiptir. Ancak bu asit türü yalnızca selüloz içeren maddeleri sindirmekte sorun yaşamaktadır. Bu durumu örnek olarak maydanoz bitkisini örnek verebiliriz. Maydanozda yer alan selüloz düzeyi oldukça yüksek olması sebebiyle Midede Sindirim imkanı yoktur.

Midede sindirimi gerçekleştirilen bu besinler mineral, vitamin ve su gibi insan vücuduna gerekli olan yapıların emilme işleminin gerçekleşmesi adına ince bağırsağa iletilir. Artık bundan sonra midenin sindirim sisteminde görevini yerine getirdiği rahatlıkla sonlandırdığını söylemek mümkündür.

Mide Sindirim Sorunları

Mideye zarar veren bir takım besinlerin tüketimi sırasında dikkatli davranmak gerekir. Bu durum mide sorunlarının çözümü için önemli bir husustur. Zira Midede Sindirim işlemi bu zararlı besinlerden sıkça etkilenmektedir. Bu yüzden bu besinlerden uzak durmak gerekir. Aşırı yağlı ve baharatlı (tuzlu ya da]]> Hücre İçi Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/hucre-ici-sindirim.html Fri, 16 Nov 2018 12:52:06 +0000 Hücre İçi Sindirim, canlı olan bütün yapılarda görülmektedir. Hücre ne kadar küçük bir yapıda da olursa olsun kendi içerisinde gerek hareket olsun gerek sindirim için olsun enzim üretmektedir. Bu enzimi üretmek için genelli Hücre İçi Sindirim, canlı olan bütün yapılarda görülmektedir. Hücre ne kadar küçük bir yapıda da olursa olsun kendi içerisinde gerek hareket olsun gerek sindirim için olsun enzim üretmektedir. Bu enzimi üretmek için genellikle ribozom organelini kullanmaktadır. Kısaca sindirimden bahsetmek gerekirse sindirim iki şekilde incelenmektedir. Biri fiziksel sindirimdir. Fiziksel sindirim hiçbir şekilde enzime ihtiyaç duymadan gerçekleşen parçalama olayıdır. Diğer bir sindirim şekli ise kimyasal sindirimdir. Burada hücre için gerekli olan besinlerin sindirilmesi için enzim üretilir. Bu enzimler besinler ile reaksiyona girerek parçalama işlemini gerçekleştirir. ayrıca kimyasal sindirim ayrı iki dalda da incelenmektedir. Bunlar Hücre İçi Sindirim ve hücre dışı sindirim olarak bilinmektedir.


Hücre İçi Sindirimi size şimdi detaylıca anlatacağım. Enzimler hücre içinde üretilmektedir. Bazı durumlar hücre içerisinde sindirim gerçekleşirken bazen bu durum hücre dışında da sindirim gerçekleşebilir. Hücre içi sindirim yapan canlılar gelişmişlik bakımından daha çok gelişmemiş canlılarda gerçekleşmektedir. Bu canlılar süngerler, selentereler ve yassı solucanlar Hücre İçi Sindirimi gerçekleştirmektedir. Bu canlıların sindirim sisteminde enzim hareketi gerçekleşmediği için besinleri hücre içerisine alıp sindirmektedirler. 

Hücre İçi SindirimHücre İçi Sindirimin gerçekleşme yöntemleri bulunmaktadır. Bunlar basit yapılı olan canlılarda genellikle basit difüzyon ile yada ozmoz ile gerçekleşmektedir. Bu basit yapılı canlılar genellikle amip, öglena gibi ökaryöt yapılı canlılardır. Bunun dışında kalan canlılar ise aktif taşıma yöntemiyle hücre içine alınmaktadır. Aktif taşıma ise hücre besini almak için hareket ederek ve enerji harcayarak hücrenin içine alınması olayıdır.
]]>
Sindirim İlaçları https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-ilaclari.html Sat, 17 Nov 2018 02:40:22 +0000 Sindirim ilaçları: birçok insanın sindirim rahatsızlıklarını gidermek için başvurdukları bir çaredir. Sindirim ilaçları mutlaka doktor tavsiyesi altında kullanılmalıdır. Sindirim sistemini etkileyen ilaçlar etki yerlerine ve Sindirim ilaçları: birçok insanın sindirim rahatsızlıklarını gidermek için başvurdukları bir çaredir. Sindirim ilaçları mutlaka doktor tavsiyesi altında kullanılmalıdır. Sindirim sistemini etkileyen ilaçlar etki yerlerine ve kullanım amaçlarına göre sınıflandırılırlar. Sindirim sistemi rahatsızlıkları başladığı anda kendinizce önlemler alabilirsiniz. Sağlıklı ve düzenli beslenmek kendinizce tedaviye adım atmaktır.Yemek öğünlerinde fazla yemekten kaçınmak, ağır salçalı, bol yağlı ve kızartma yemeklerinin sindirimi zordur. Bu çeşit yemeklerden fazla tüketmemek vücudunuza ve sindirim sisteminize fayda sağlayacaktır. Ayrıca yemek yedikten hemen sonra kendinizi ağır işlerle yormamak gerekmektedir. Yemekten sonra 15-20 dk dinlenmeniz de fayda vardır. Vücudunuza alacağınız gazlı ve kafeinli içecekler sindirim sisteminize zarar veren maddeler içerir. Bunun için gazlı ve kafeinli içeceklerden uzak durmakta fayda vardır. Yemeklerde salata ve yeşillik tüketmeniz sindirime yardımcı olacaktır. Yemek öğünlerinize acıkmadan oturmanız ve yemek yemeniz yada çok doymuş vaziyette yemekten kalkmanız size rahatsızlık yaşatacaktır. Yemekten hemen hemen 1 saat sonra hafif egzersizler yapmanız sindirimi ve metabolizmanızı hızlandıracaktır. Sindirim sistemine zarar veren unsurlardan biride kimyasal içerikli doğal olmayan ürünleri fazlaca tüketmektir. Bu gibi düzensiz beslenme ve sağlıktan uzak ürünler tercih edilmesi belli bir süreden sonra sindirim sistemi rahatsızlığına sebep olmaktadır. Sindirim sistemi rahatsızlıkları kişiyi çoğu zaman birçok problemle karşı karşıya bırakır. Sindirim sistemi dengesiz beslenme, sigara, vücutta su kullanımın yetersizliği, çok sıcak yada çok soğuk besinler tercih edilmesi gibi çeşitli nedenlerden dolayı sindirim sisteminin dengesi bozulur ve sindirim sistemi hastalıkları vücutta kendini baş göstermeye başlar. Sindirim sisteminde hastalık belirtileri hissettiğiniz anda doktora gidip muayene olmanızda fayda vardır. Hastalıkları tedavi edecek sindirim ilaçları mutlaka doktor tavsiyesi altında kullanılmalıdır.

Sindirim İlaçlarıSindirim ilaçları bazıları:
  • Andorex gargara
  • Andorex sprey
  • Gastren çğneme tableti
  • Gastren duo süspansiyon
  • Nospazm tablet
  • Pantactive 20 mg tablet
  • Pantactive40 mg tablet
  • Tirebrant fort tablet
  • Ursactive kapsül
]]>
Sindirim Sistemi Görevleri https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-gorevleri.html Sat, 17 Nov 2018 03:02:59 +0000 Sindirim Sistemi Görevleri: sindirim sistemi gerekli besin ve enerjinin absorbe edilmesi ve atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlayan organ sistemidir. Sindirim sistemi iki bölüme ayrılmaktadır mekanik fiziksel ve kimyasal Sindirim Sistemi Görevleri: sindirim sistemi gerekli besin ve enerjinin absorbe edilmesi ve atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlayan organ sistemidir. Sindirim sistemi iki bölüme ayrılmaktadır mekanik fiziksel ve kimyasal sindirim. Mekanik fiziksel sindirimin görevi molekülleri küçük moleküllere ayırmaktır. Kimyasal sindirimin görevi ise besinleri en ufak yapı taşlarına kadar ayırmaktır.

Sindirim sistemimiz üst sindirim bölümü ve alt sindirim bölümü olarak ikiye ayrılır.

Üst sindirim sistemi görevleri: Üst sindirim sistemimizde ağız ve dişler bulunmaktadır. 

  • Ağız besin maddelerinin ilk giriş noktasıdır. Dişler ise ağız yoluyla alınan katı yiyeceklerin parçalanmasını sağlar. Ağza alınan besinlerin dişler yardımıyla parçalanarak tükürük bezlerinin salgısıyla ıslatılır yumuşatır.
  • Tükürük bezlerinin sindirim sistemi üzerindeki görevi tükürük salgısı içerisindeki enzimler alınan besinlerin kimyasal olarak sindirilmesini sağlamaktadır.
  • Yutak sindirim sistemindeki görevi ise ağızdaki besinlerin yemek borusuna geçmesini sağlayan geçiş kapısını oluşturmaktadır. Bu geçiş kapısını diğer görevi nefes borusuna besinlerin kaçmasını önlemektir.
  • Yemek borusu besinlerin mideye geçmesini sağlayan boruya denmektedir. Görevi ağızda sindirilmeye başlayan besinlerin mideye ulaşmasını sağlar fakat içerisinde sindirim gerçekleşmez.
  • Mide sindirim sisteminin en önemli temel organıdır ve ince bağırsak ve yemek borusu arasında yer almaktadır. Mide içeriği yüksek oranda asidik olan mide peptidaz enzimlerine sahip olmaktadır.

Sindirim Sistemi Görevleri

Alt sindirim sistemi görevleri: Alt sindirim sistemi iki bölümdür bunlar kalın bağırsak ve ince bağırsaklardır.

  • İnce bağırsak sindirim sisteminde mide ve kalın bağırsak arasında bulunan kısımdır. İnce bağırsak içerisinde bulunan girintili, çıkıntılı villuslar besin emilimini sağlamaya yardımcı olur. İnce bağırsağın içerisinde bulunan ince tüyler sindirimi tamamlanmış besinleri, karbonhidrat ve yararlı maddeleri emerek kan damarlarına aktarılmasını sağlar.
  • Kalın bağırsak sindirim sistemimizde mide ve anüs arasında bulunmaktadır. Kalın bağırsak besinlerin içerisinde arta kalan mineralleri ve suyu emer ve bu besinleri sindirime katmaz ince bağırsağa yollayarak burada kan yoluyla vücudumuzun gerekli yerlerine taşınmasını sağlar.
  • Sindirim sisteminde bulunan pankreas ise alınan tüm besinlerin sindire bilinmesi için enzimler salgılamaktadır.
  • Sindirim sistemindeki önemli organlarından biride karaciğer dir. Karaciğer safra kesesi yardımı ile safra salgılamaktadır. Salgılanan safra yağları parçalayarak sindirilebilecek küçük tanecikler haline gelmesini sağlamaktadır. Ayrıca proteinlerin sindirilmesinden sonra ortaya çıkan zehirli amonyağı üreye çevirmektedir.
  • Sindirim sisteminde anüsün görevi ise sindirilmiş ve vücuda yararlı olan besinlerin alınma işlemi bitmiş ve arta kalanların vücuttan atılmasını sağlamaktadır.
]]>
Yağların Kimyasal Sindirimi https://www.sindirim.gen.tr/yaglarin-kimyasal-sindirimi.html Sat, 17 Nov 2018 19:16:41 +0000 Yağların kimyasal sindirimi, ağız ve midede sindirilmeye başlar. Fakat ağız ve midedeki sindirim çok az olduğu için sindirim olmamış kabul edilir. Yağlar gerçek anlamda ince bağırsakta sindirilirler. Karaciğerin sa Yağların kimyasal sindirimi, ağız ve midede sindirilmeye başlar. Fakat ağız ve midedeki sindirim çok az olduğu için sindirim olmamış kabul edilir. Yağlar gerçek anlamda ince bağırsakta sindirilirler. Karaciğerin salgısı olan safra yardımcı olmaktadır.

Yağlar ince bağırsakta sindirilmektedir. Karbonhidratlara ve proteinlere benzemeyen yağlar su ile karışmazlar. Enzimler yağ damlacıklarının yalnız yüzeyindeki yağ moleküllerine tesir edebilir. Büyük yağ damlacıkları daha geniş bir yüzey sağlamak amacıyla normalden daha küçük parçalara ayrılırlar. Bu şekilde yağı sindiren enzimlerin etkisi artmış olur. Parçalanma karaciğerin öd adı verilen yeşil-sarı salgısında bulunan öd tuzları ile son bulur. Öd ince bağırsağa öd kanalı ile ulaşır.

Öd, yağ moleküllerinin sindirilmesi için herhangi bir enzim bulundurmaz. Yağları sindiren olan lipaz enzimi, pankreas öz suyunda bulunur. Bu enzim yağları yağ asitlerine ve gliserole parçalar. Yağ asitleri ve gliserol, vücutta karbonhidrat bulunmadığı zaman vücut tarafından kullanılan enerji kaynağı olarak kullanılır.Besin hayvanlarda ve bitki tohumlarında yağ molekülleri şeklinde depo edilir.

Yağların sindirilmesi sonucu oluşan son ürün yağ asitleridir. Bu küçük yağ molekülleri, hücrede enerji elde etmek için, hücrenin kendi yapılarını yenilemek için kullanılan hücre zarından geçebilecek kadar küçük moleküllerdir.Yağların Kimyasal Sindirimi

Bu küçük moleküller ince bağırsağın duvarındaki hücrelerden geçebilirler. Bağırsağın iç yüzeyinde bulunan milyonlarca, küçük dışa doğru büyümüş villus olarak isimlendirilen çıkıntılarla büyük oranda genişletilmiştir. Her tümür kılcal damar ve lenf damarı kapsar. Yağların sindirilmesi sonucu oluşan ürünlerde villus adı verilen hücrelerden geçerler. Ancak kılcal damarlar yerine lenf damarlarına girerler. Lenf damarları tarafından yağların emilmesinde öd tuzları yardımcı olmaktadır. Lenf damarları yağ asitlerini kan dolaşımına ulaştırır.Kan sindirim sonucu oluşan ürünleri hücrelere taşır. Moleküller hücre içinde, ya enerji açığa çıkarmak için parçalanırlar veya organizmanın yenilenmesi ve büyümesinde ihtiyacı olan maddeleri sentezlemek için tekrar bir araya gelirler. 

]]>
Nişastanın Sindirimi https://www.sindirim.gen.tr/nisastanin-sindirimi.html Sun, 18 Nov 2018 19:15:50 +0000 Nişasta Sindirimi, nişasta, suda çözünmeyen ve kompleks bir yapıya sahip olan karbonhidratlar arasında yer alır. Bitkilerde fazladan alınan glikozun depo edilmesini sağlar. Endüstri alanında ise tutkal, kağıt ve tekstil alanında Nişasta Sindirimi, nişasta, suda çözünmeyen ve kompleks bir yapıya sahip olan karbonhidratlar arasında yer alır. Bitkilerde fazladan alınan glikozun depo edilmesini sağlar. Endüstri alanında ise tutkal, kağıt ve tekstil alanında kullanılır. Bunun yanında gıda endüstrisinde kıvamlandırmak amacıyla kullanılır. Patates vb. gibi tahıllardan elde edilen nişasta, tatsız ve kokusuzdur. Suda çözünmeyen nişasta, bitkilerde amiloplast adlı organeller tarafından üretilmektedir. 

Nişasta Sindirimi, nişastanın kimyasal yapısı incelenirse içinde amiloz ve amilopektin adlı kimyasalların olduğu görülür. Amilopektin kimyasalı sayesinde nişasta sarmal bir yapıya sahip olur ve depolama görevi görür. Bitkilerde bu görevi gören nişasta, çok az tanecik bulunan şekillerden oluşur ve bu bitkiden bitkiye göre de değişir. 

Nişasta sindirimi, suda çözünmeyen nişasta, hidroliz yolu ile sindirilir. Bu hidroliz reaksiyonunu katalizleyen amilaz enzimleri kullanılarak sindirirler. Bu amilaz enzimlerine hayvanlar ve insanlar sahiptirler. Parçalandıkça maltoz daha sonra da glikoza dönüşür. Bu glikoz molekülleri nedeniyle nişastanın doğrudan kan şekerine etkisi bulunmaktadır. 

Nişastanın SindirimiNişasta sindirimi, nişasta pişirme sıcaklığına ve su absorbisyonlarına göre farklılıklar göstermektedir. Nişastanın jelleşme sıcaklığı 50-85 santigrat derecedir. Oda sıcaklığında ise nişasta polimerleri birbirine sıkıca bağlı şekilde oluşmuştur. Daha yüksek sıcaklıklara doğru ise bu moleküller birbirinden ayrılır ve su ile etkileşim kuracak hale gelir. Ancak nişasta sudaki hidrojen bağları ile kimyasal bir bileşim kurmak yerine suya direk bağlanır. Böylece su ile amiloz etkileşir ve amiloz damlaları dışarı doğru akar. su alarak şişen nişastaya jelleşmiş nişasta adı verilir. 

Nişasta sindirimi, nişastanın suyu dışarı doğru salmaması için bir diğer yöntem ise kimyasal çapraz bağlar kurmaktır. Ancak bu kimyasal çapraz bağ kurma yönteminde nişastalar donarak bozulacak hale gelir.
]]>
Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-rahatsizliklari.html Sun, 18 Nov 2018 21:49:01 +0000 Sindirim sistemi rahatsızlıkları, sindirimde görevli organlarımızda meydana gelen ve sindirim işleyişini bozan durumlardır. Bu rahatsızlıklar belli bir organda yada sistemli bir şekilde bütün sindirim sistemini etkileyebilir. Sin Sindirim sistemi rahatsızlıkları, sindirimde görevli organlarımızda meydana gelen ve sindirim işleyişini bozan durumlardır. Bu rahatsızlıklar belli bir organda yada sistemli bir şekilde bütün sindirim sistemini etkileyebilir. Sindirim sistemini meydana getiren organlarımız; ağız ve dişler, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak, pankreas, kalın bağırsak ve anüstür. Şimdi bu organlarda meydana gelebilen hastalıklara bakalım.

Ağız ve dişler: Ağız ve dişler sindirim sistemimizin başlangıcını oluşturmaktadır. Bu bölgede oluşabilecek rahatsızlıkların başında diş çürükleri gelmektedir. Nedeni düzgün fırçalanmayan dişler yada yapısal bozukluklar olabilmektedir. Düzgün beslenmeme,özellikle kalsiyumdan yoksun gıdalar yüzünden diş çürümesine zemin hazırlanmaktadır. Diğer bir sıkıntıda diş eti çekilmesidir. Buda zamanla dişlerin kendiliğinden dökülmesine neden olmaktadır. Özellikle azı dişlerde meydana gelen kayıplar sindirimin birinci aşaması olan çiğneme fonksiyonunu zayıflatacağı için tam çiğnenmeden yutulan yiyecekler diğer sindirim organlarına ekstra yük oluşturmaktadır. Köprü, inplant vb. tedavi yöntemleri ile kaybedilen dişlerin yerine dişler yapılabilmektedir. Bunların dışında ağız içinde oluşabilecek tümörlerde olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabilecektir. Diş etlerinde kanama yada ağrılar bu hastalıkların habercisi olabilir.

Yutak ve yemek borusu: Ağızdan çiğnenerek gönderilen besinler yutak ve yemek borusu kanalı ile mideye geçiş yapar. Bu bölgelerde oluşabilecek rahatsızlıklar yutak bölgesinde iltihaplanma diğer bir adıyla faranjit meydana gelmektedir. Faranjit aşırı soğuk su içme, soğuk algınlığı yada enfeksiyonlar nedeni ile olabilmektedir.  Aşırı alkol ve sigara tüketimi yada Hpv virüsü yutak bölgesinde kansere neden olabilmektedir. Uzun süren ses kısıklığı, yutmada güçlük ve aşırı balgam çıkarma ön belirtiler arasında yer almaktadır. Sindirim sistemi rahatsızlıkları bu aşamada çok önemlidir. Çünkü yiyeceklerin ilk geçiş noktasını oluşturmaktadır. 

Sindirim Sistemi RahatsızlıklarıMide: Mide bölgesinde oluşabilen rahatsızlıkların başında kanser gelmektedir. Mide kanseri akciğer kanserinde sonra ikinci sırada yer almaktadır. Sigara ve alkol tüketiminin yanında aşırı yağlı yiyecek ve  kızartma tüketimi mide kanserini oluşumunda etkendir. Bir diğer rahatsızlık reflü hastalığıdır. Belirtileri arasında karında şişkinlik, geğirti, gıcık hissi, kronik öksürük, ağızda koku, ses kısıklığı, ses tellerinde nodül ve astım nöbetleri gelir. Mide yanması diğer bir rahatsızlıktır. Yemek borusunun alt bölümünde, aşağı özofegal sfinkter adı verilen halka şeklinde bir kas vardır. Bu kas tıpkı bir valf gibi çalışır. Bir yiyecek yuttuğumuz zaman bu kas yiyeceğin mideye girmesi için açılır.Daha sonra da, yiyeceklerin yemek borusuna kaçmaması için kapanır. Sfinkter kas düzgün çalışmadığı zaman, midedeki yiyecekler ve asit yemek borusuna geri gelir. Burada midedeki gibi koruyucu bir tabaka olmadığı içinde yanma meydana gelir.

İnce bağırsak: Bu bölgede nadiren de olsa kanser görülebilmektedir. Hastaların yaklaşık %75'inde kramp tarzında ve sırta vuran ağrı, iştahsızlık, kilo kaybı ve bağırsak tıkanıklığı görülmektedir. İnce bağırsak kontrast ilaçlı filmler, anjiografi, bilgisayarlı tomografi tanı koyabilmek için yapılabilir. Çünkü belirtiler çoğu hastalığın belirtisine benzerdir.

Pankreas: Sindirimin bu bölgesinde pankreas kanseri ön plandadır. Hastalık pankreası oluşturan dokularda iki bölüm halinde başlar. Birnici bölüm, insülin ve diğer hormonların üretildiği bölümdür. Diğeri ise enzimlerin üretildiği bölgede görülmektedir. Sinsi ilerleyen bir kanser türüdür. Neredeyse cerrahi müdahale boyutuna gelene kadar belirti vermez. 

Kalın bağırsak : Kalın bağırsağın iç yüzeyini oluşturan dokularda kanser meydana ge]]> Biyoloji Sindirim Sistemi https://www.sindirim.gen.tr/biyoloji-sindirim-sistemi.html Mon, 19 Nov 2018 10:37:47 +0000 Biyoloji Sindirim Sistemi, Sindirim sistemi yapısı biyolojik bir süreç olup bu yapının işleyişi birbiri ile ilişki içerisinde yer alan organların görevlerini yerine getirip sindirme işlemini yapması neticesinde oluşur. Bu Biyoloji Sindirim Sistemi, Sindirim sistemi yapısı biyolojik bir süreç olup bu yapının işleyişi birbiri ile ilişki içerisinde yer alan organların görevlerini yerine getirip sindirme işlemini yapması neticesinde oluşur. Bu sindirim sisteminden sorunlu olan organların yardımı ile biyolojik yönden sindirme faaliyeti sistemli bir biçimde gerçekleşmesi sağlanır. Biyoloji Sindirim Sistemi birçok yönü ile bireyin bedeninde etki edip bireyin yaşayışını doğrudan etkilemektedir. Bireyin yaşamsal faaliyetlerini yerine getirebilmesi için beslenmesi gerekir. Beslenme olayın beraberinde de büyüme ve gelişme işlemlerinin yaşanmasında etkili bir olaydır. Bu sayede kişide hem kilo bakımından ve hem  de boy olarak nicel büyümeler olmak ile beraber nitel bakımdan da gelişme göstermektedir. Tüm bu büyüme ve gelişmeler kişinin tüketmiş olduğu besinler sayesinde gerçekleşir. Bu besinler ise sindirim sistemi yapısının düzenli bir biçimde gerçekleşmesi neticesinde oluşmaktadır.

Sindirim Sistemi Yapıları Ve İşleyişleri

Sindirimde görev alan bir takım organlar bulunmaktadır. Bu organların işleyiş yönünden sıralayıp sayacak olursak şu şekilde bir liste oluşturmak mümkündür:

  • Ağız
  • Yutak
  • Yemek Borusu
  • Mide
  • İnce ve Kalın bağırsak
  • Anüs

Biyoloji Sindirim Sistemi konusunda anlatılan bu temel organların her birisinin oldukça önemli görevleri bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri ağız ile mide olup sindirim sistemi denildiği zaman ilk akla gelen organlardır. Ancak bu iki organın dışında yutak, yemek borusu, ince ve kalın bağırsak ile anüs de oldukça önemli bir yeri vardır. Bu organların birbirleri ile olan koordineli çalışması neticesinde sindirim sistemi olayı meydana gelmektedir.

Sindirim Sisteminde Ağzın görevi

Sindirim sisteminin giriş kısmı olarak nitelendirilen bu organ sayesinde besin alımı sağlanıp sindirim başlamış olur. Ağza gelen besinler dişler yardımı ile en ufak hale gelecek kadar küçültülür ve parçalanır. Dil ve tükürük bezlerin yardımı ile de besinlerin ıslatılıp yumuşatılma işlemi sağlanır. Bunun yanı sıra dil tat alma duyusu sayesinde besinlerin lezzetinin farkına varır. Sindirimi kolay hale gelene kadar küçültülmüş olan besinler buradan bir diğer sindirimden sorumlu olan organa aktarılır. Böylelikle sindirim sisteminde ağzın görevi tamamlanmış olur.

Sindirim Sisteminde Yutak ve Yemek Borusunun Görevi

Ağızdan en ufak parçalara ayrılan besinler yutak organı yardımı ile yemek borusuna aktarılır. Burada boyutları iyice küçültülmüş olan besinler aynı zamanda ezilip yumuşatıldığı için sindirimi daha kolay hale gelir. Bu tür besinlerin ağızdan mideye ulaşmasında sırası ile önce yutak sonrasında ise yemek borusu yapısı sorumludur. Yiyecekler iyice çiğnenmeden yutağa gönderildiği takdirde bir takım sindirim sorunları yaşanması mümkündür. Bu sebepten ötürü besinler iyice çiğnendikten sonra yutulması gerekir.

Biyoloji Sindirim Sistemi

Sindirim Sisteminde Midenin Görevi

Sindirim sisteminin en temel organlarından birisi olan mide yemek borusunda gelen besinleri ince bağırsağa iletir. Bu işlemi yapacağı sırada sindirimde görev alan bir takım enzimler sayesinde de besinler daha iyi bir şekilde öğütülerek sindirime hazır hale gelir. Burada mide organına büyük iş düşmektedir.

Sindirimde İnce Ve Kalın Bağırsağın Görevi

Mideden sindirilerek geçilen besinler ince ve kalın bağırsağa ulaşır. Bağırsaklarda bu besinlerin mineral, vitamin ve su yapıları emilerek posa haline gelene kadar bu işlem devam ettirilir. Sindirim gerçekleştikten sonra işe yaramayan besin maddesi dışkı haline gelir. Oradan da anüse iletilir.

Sindirimde Anüs Organının Görevi

Sindirimin son evresi olan bu kısımda ise kalın bağırsak organı]]> Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/sindirim.html Mon, 19 Nov 2018 16:29:03 +0000 Sindirim, besinleri mekanik ve kimyasal değişimlere uğrayıp emilme ve işe yaramayan posaların vücuttan dışarı atılmaya hazır duruma getirilmesidir. Bu işi yapan düzene de sindirim sistemi denir. Sindirim, üç çeşit sin Sindirim, besinleri mekanik ve kimyasal değişimlere uğrayıp emilme ve işe yaramayan posaların vücuttan dışarı atılmaya hazır duruma getirilmesidir. Bu işi yapan düzene de sindirim sistemi denir. Sindirim, üç çeşit sindirim organından, dil, dişler ve tükürük bezlerinden meydana gelen ağızdan başlar. Dişler, besini öğütürken tükürük bezleri tükürük salarlar. Tükürük, öğütülen bezleri ıslatır, yumuşatır, dağınık parçaları birbirine yapıştırır. Bu arada suda eriyenleri eritir ve mide özsuyunun etkisine hazır bir duruma getirir. Aynı zamanda ptiyalin adı verilen bir enzimin yardımıyla nişastayı maltozaya (bir çeşit şeker) çevrilir. Ağız boşluğunun arkasında bulunan yutak, çevrili olduğu kasların yardımıyla besini yemek borusuna geçirilir. Yemek borusu yoluyla besin mideye ulaşır. 


Mide, sürekli özsuyunu salar. Bu özsuyu da proteinleri ekleyip bunları daha basit azotlu madde (peptonlar) durumuna dönüştürürken hidroklorik asit adlı bir enzim olan pepsin vardır. Bu kimyasal değişimler sırasında mide, kendine özel sürekli hareket içindeki besinleri yoğurur. Bir süre sonra mide görevini tamamlıyor. Bu durum besinlerin özelliklerine göre, yarım saatten 7 saate kadar sürer. Besinler kimüz adı verilen beyazımsı bir bulamaç durumu alır. Mide kuvvetli bir büzülme ile bu bulamacı mide kapısı denen özel bir aralıktan yavaş yavaş bağırsağa geçirir.Sindirim 

Kimus, bağırsağın ilk bölümüne yani oniki parmak bağırsağına  geçince bağırsaktaki sindirim başlar. Kimusun buraya gelmesi ile üç salgı oniki parmak bağırsağına dökülür. Bunlar oniki parmak bağırsağının çeperlerindeki  bezlerin saldığı özsu ile pankreas ve karaciğerin salgıladığı özsu ve öd dür. Pankres öz suyunu oniki bağırsağının ikinci parçasına iki kanalla döker. Büyük bir beze olan pankreasın salgıladığı özsu sindirim sisteminin en kusursuz ve en kuvvetli özsuyudur. Sindirim sonunda suyunun büyük bir bölümü ile vücudumuza yararlı olan besleyici bütün elemanlarını kaybeden besin maddeleri artık, zararlı bir posa birikintisinden başka bir şey değildir. Bunlar bağırsakların özel hareketleri  ile göden bağırsağına ve anüse kadar gönderilirler. Buradan da dışarı atılırlar.
]]>
Anatomi Sindirim Sistemi https://www.sindirim.gen.tr/anatomi-sindirim-sistemi.html Tue, 20 Nov 2018 16:00:15 +0000 Anatomi Sindirim Sistemi, Sindirim Sistemi yapısı insan vücudunu en hassas olduğu konularda birisi olan besinlerin sindirilmesinde görev alan yapıların birlikte çalışması neticesinde yapılan sindirme çalışmalarına verilen Anatomi Sindirim Sistemi, Sindirim Sistemi yapısı insan vücudunu en hassas olduğu konularda birisi olan besinlerin sindirilmesinde görev alan yapıların birlikte çalışması neticesinde yapılan sindirme çalışmalarına verilen genel addır. Anatomi Sindirim Sistemi konusunda görev alan her bir organ için ayrı ayrı çalışmalar yapılmakta ve bu organları işleyişi yönünden birbirleri ile bağlantılı olarak çalıştığını göstermiştir. Yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde Anatomi Sindirim Sistemi yapılarını sindirme olayının gerçekleşmesi esnasında her bir organa oldukça önemli bir takım görevler düştüğünü tespit etmiştir. Aynı zamanda bu organların görevlerinin yerine getirmesi esnasında yaşanan en küçük bir sorunun tüm sindirim sistemi yapılarını da olumsuz bir biçimde etkilediğini bizlere göstermiştir. Bunun yanı sıra sindirim sistemi yapılarında yaşanan en ufak bir aksaklık yalnızca sindirim sistemi organlarını etkilemeyip tüm organları ve bütün vücudu da olumsuz etkilediğini de belirtmekte fayda var.

Yapılan çalışmalar neticesinde Anatomi Sindirim Sistemi yapıları işleyişi bakımından oldukça etkili bir şekilde görevini yerine getirdiği tespit edilmiştir. Özellikle de dış çevreden gelen besinlerin parçalanması, öğütülmesi, en ufak hale getirilmesi, çiğnenmesi gibi sindirim esnasında meydana gelen bütün fiillerin sindirim sisteminden sorumlu olan organlar tarafından eksiksiz bir biçimde yerine getirildiğini göstermektedir.

Sindirim Sistemi Organları Ve Sindirime Yardımcı Organlar

Sindirim sisteminden sorumlu olan organlar ağız, yutak, yemek borusu, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüstür. Bunun yanı sıra sindirim sistemine yardımcı olan bir takım organlar bulunmaktadır. Bunlar ise pankreas ve karaciğer organlarıdır.

Anatomi Sindirim Sistemi

Sindirim Sistemi Organlarına Düşen Görevler

Sindirim Sisteminde özellikle mide ve ağız organlarına önemli görevler düşmektedir. Çünkü sindirim olayından bahsedildiği zaman akla gelen ilk organlar bunlardır. Ağız organı sindirimin gerçekleşmesi aşamasında giriş kısmı olması sebebi ile oldukça önemli bir yeri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra ağızda yer alan dil organı sayesinde sindirim işleminin gerçekleşmesi esnasında besinlerin tatları ve lezzetleri de bu sayede alınmış olur. Bunun ile birlikte dişlerde sindirim için en gerekli organ olup besinleri parçalanıp ufaltılması amacıyla önemli bir görevi vardır. Ağız bölgesinde iyice sindirildikten sonra besin maddesi yutak bölümüne ulaşır. Yutaktan geçebilecek kadar küçük hale gelebilen maddeler buradan yemek borusuna geçmektedir.

Yutak yapı itibari ile kaygan bir özelliği bulunması sebebi ile besinlerin daha kolay bir şekilde yemek borusuna iletilmesini sağlayarak daha rahat bir biçimde geçmesini sağlar. Bunun yanı sıra yemek borusu yapısı da aynı şekilde kaygan bir yapıda olduğu için sindirilecek besin ağızdan mideye çok kolay bir biçimde geçmesi sağlanır. Bundan sonra besin mideye ulaşır.

Mideye gelen besinler mide yapısında yer alan sindirimi kolaylaştırmaya yarayan bir takım asit yapıları sayesinde sindirilme işlemi çok daha kolay gerçekleşmektedir. Besinler çok uzun bir aşamadan geçtikten sonra ise artık iyice sindirilmede önemli bir adım atılmış demektir. Artık mide istenilen sindirim sistemi görevini yerine getirmiştir. Ardından ise besinler ince ve kalın bağırsağa geçer.

İnce ve kalın bağırsakta besinler vitamin, mineral ve su yapılarının emilmesi sayesinde sindirim işlemi gerçekleşir. Ardından ise geriye yalnızca dışkı bölümü kalmaktadır. Artık Anatomi Sindirim Sistemi yapısının sonuna gelinmiş demektir. Bundan sonra ise anüsten dışarı atılımı gerçekleşir.

]]>
Balıklarda Sindirim Sistemi https://www.sindirim.gen.tr/baliklarda-sindirim-sistemi.html Wed, 21 Nov 2018 08:41:13 +0000 Balıklarda Sindirim Sistemi, Balıkların çoğunluğu hayvansal besinler ile beslenir. Hatta bazı türler kendi türlerinden olan balıkları bile ayırt etmeden yer. Bazı türler ise yumuşakçalar ve kabuklular ile beslenir Balıklarda Sindirim Sistemi, Balıkların çoğunluğu hayvansal besinler ile beslenir. Hatta bazı türler kendi türlerinden olan balıkları bile ayırt etmeden yer. Bazı türler ise yumuşakçalar ve kabuklular ile beslenir. Bir kısım türler ise çeşitli bitkileri tüketir ya da mikroskobik canlıları barındıran çamur benzeri deniz tabanını süzerek beslenir. Balıklarda sindirim sistemi ağızda başlar, yutak, yemek burusu, mide, bağırsaklar ile devam eder anüste son bulur. Balıklarda sindirim sistemi incelendiğinde kendi aralarında büyük farklılıklar gözlenir. Bütün türlerde karaciğer büyüktür ve yumuşak bir dokudan meydana gelir. Kıkırdaklı balıkların dışına, pankreasın yerini ya mide ile bağırsağın birleştiği körbağırsaklar ya da bağırsağın başlangıcında bulunan bu dokunun kendisi alır. Ağızdaki dişlerde büyük ölçüde farklılıklar gösterir. Bir kaç türde diş bulunmaz.

Balıklarda Sindirim Sistemini Oluşturan Organlar

Ağız ve Dişler: Balıkların ağız yapıları beslenme şekillerine göre çeşitlilik gösterir. Ağız boşluğunda kaslı kısımları fazla gelişmemiş bir dil bulunur. Ağızda, ağız boşluğuna açılan sindirim bezleri bulunmaz. Ağızdaki dişler yapılarına göre çeşitlilik gösterir. Bunlar; çene üzerinde bulunan dişler, ağız boşluğunda bulunan dişlerdir.

Yutak ve Yemek Borusu: Bazı balık türlerinde üzerinde yutak dişlerinin bulunduğu iki kemik yaydan ibaret çok kısa bir farinks bulunur. Yutak bölgesinde yer alan, sayıları ve diziliş şekilleri türlere göre büyük çeşitlilik gösteren bu dişlerin balıklarda sindirim sisteminin önemli unsurlarındandır. Yutaktan sonra kısa ve dışarıdan bakıldığında pek fark edilemeyen yemek borusu bulunur. 

Mide: Yemek borusunun devamında balıklarda sindirim sisteminin temel taşı olan mide bulunur. Mide genelde iki kısımdan ibarettir ve birinci kısım genelde sindirilmemiş besinlerin toplanmış olduğu kardiyak bölge, ikinci kısım ise sayısı türler arasında çeşitlilik gösteren ve parmaksı görünüşü olan kör bağırsağın açıldığı pilor bölgesidir. Mide genel olarak kuvvetli kaslardan meydana gelir.

Balıklarda Sindirim SistemiBağırsaklar: Balıklarda sindirim sisteminde mideden sonra gelen ve anüse kadar devam eden en uzun sindirim elemanı bağırsaklardır. Genelde avcı balıklarda kısa, otla beslenen türlerde sindirim zorluğu sebebiyle çok uzundur.

]]>
Bitkilerde Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/bitkilerde-sindirim.html Wed, 21 Nov 2018 14:07:54 +0000 Bitkilerde Sindirim, Sindirim Sisteminin işleyişi esnasında meydana gelen farklılıklar canlıdan canlıya değişiklik göstermektedir. Örneğin bir hayvan canlısının sindirimi gerçekleştirme durumu ile bir bitkinin sindirme Bitkilerde Sindirim, Sindirim Sisteminin işleyişi esnasında meydana gelen farklılıklar canlıdan canlıya değişiklik göstermektedir. Örneğin bir hayvan canlısının sindirimi gerçekleştirme durumu ile bir bitkinin sindirme işlemi farklıdır. Bunun yanı sıra insanlarda meydana gelen sindirim sistemi oluşumunu hayvanlarda oluşan sindirim sistemi yapısı ile eşleştirmek mümkündür. Ancak Bitkilerde Sindirim konusunda böyle bir çıkarımda bulunmak mümkün değildir. Çünkü bitkilerin sindirim sistemi işleyişi oldukça farklıdır. Bitkilerde Sindirim ile ilgili belirtebileceğimiz özdeşleşmiş herhangi bir sistem bulunmamaktadır. Bu durumun temel sebebi ise bitkilerde meydana gelen fotosentez olayında kullanılan besinlerin bir kısmını kullanır iken bir kısmını ise depolama işlevi için ayırır. Bitkilerde Sindirim tam olarak yerine getirilme işlemini ancak fotosentez meydana geldikten sonra yaşandığını söyleyebilmek mümkündür.

Fotosentez olayının yaşanması ile birlikte ancak Bitkilerde Sindirim olayının gerçekleşmesi mümkündür. Zira fotosentez olayı ile birlikte bitki çevreden bir takım besinleri alır, işler (besinin işlenmesi fotosentez ile gerçekleşir) ve kullanılabilir hale getirir. Bu işlemi gerçekleştirebilmesi için bir takım dış etkenlere ihtiyaç duymaktadır. Bunlar:

  • Güneş 
  • Su  
  • Toprak (Azot)
  • Ayrıştırıcı tek hücreli canlılar
  • İklim
  • Coğrafi konum

Bu etkenler sayende ancak bitki yaşamını devam ettirebilir. Gerek duyduğu besinleri elde edebilir. Besinlerden elde ettiği ürünlerin fazlasını ise yaprağında, gövdesine ya da kökünde depolar. Kendine ihtiyaç duyduğu besinin alıp işler. Bu sayede Bitkilerde Sindirim tamamlanmış olur. Bu işlem gerçekleştiği esnada hiçbir şekilde artık madde bulunmaz. Yani sindirimden geriye herhangi bir artık ürün meydana gelmez. Zira kendine almış olduğu ürünleri sindirim esnasında fazla ürünü depolayıp diğer canlıların kullanımına açtığı için sürekli olarak bir etkileşim halindedir.

Bitkilerde Sindirim

Hücre İçi Ve Hücre Dışı Sindirim

Bitkilerde Sindirim gerçekleşeceği esnada eğer gerek duyulması halinde alınan yağ, protein, nişasta gibi depo besin maddeleri hücre içi sindirim sistemi sayesinde istenilen kadar parçalanarak kullanması mümkündür. Bu olayın gerçekleşmesi için besinin hücre çeperine ulaşması gerekir. Hücre duvarına ulaşan besin bitkilerde yer alan organeller tarafından gerekli işlemlerden geçirilerek Bitkilerde Sindirim gerçekleşmiş olur. Bu işlem sırasında her bir organel işlevini doğru bir biçimde yapması halinde sindirim tam anlamı ile yapılmış demektir. Hücre içine girdikten sonra sindirilen besinler işlenip bitkinin gerekli yerlerine gönderilir. Bu sayede bitkinin beslenme işlemi gerçekleşmiş olur. Bitkinin büyümesi de bu olaya bağlıdır.

Bir takım böcekleri yiyerek beslenen böcekçil bitkilerde ise istisnai bir durum söz konusudur. Bu tür bitkiler et türü besinler tükettiği için sindirim sistemi daha farklı bir şekilde işlediğini söylemek mümkündür. Zira bu tür besinler hücre içi sindirim gerçekleştirmelerinin yanı sıra hücre dışı sindirimi de gerçekleştirmektedir.

Bitkilerde Sindirim Esnasında Kullanılan Azotun Önemi

Böcekçil bitkilerde hücre dışı sindirimin yapılmasının temel sebebi ise azot ihtiyacıdır. Çünkü böcekçil bitkiler genellikle azot bakımından fakir olan topraklarda büyüdükleri için azota ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaçlarını gidermek adına da böceklerden beslenmek zorundadır. Bu yüzden de hücre dışı sindirim yapması gerekir.

Bu ve benzeri Bitkilerde Sindirim böceklerde bulunan protein ve kitin gibi azot madde barındıran yapılar oldukça faydalıdır. Bu besinler sindirilip hücre içinde alınarak gerekli görülen durumlarda kullanılır.

]]>
İnce Bağırsakta Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/ince-bagirsakta-sindirim.html Thu, 22 Nov 2018 11:59:42 +0000 İnce bağırsakta sindirim : İnce bağırsakta kimyasal ve fizikse sindirim yapılır. Sindirimin sisteminin en önemli işlemleri ince bağırsakta gerçekleşmektedir. Besinlerin emilimi ince bağırsakta gerçekleşmektedir. ya
İnce bağırsakta sindirim : İnce bağırsakta kimyasal ve fizikse sindirim yapılır. Sindirimin sisteminin en önemli işlemleri ince bağırsakta gerçekleşmektedir. Besinlerin emilimi ince bağırsakta gerçekleşmektedir. yağların ilk kimyasal emilimi ince bağırsakta yapılır. ince bağırsağa gelen safra ve pankreas öz suyu ile yağların, karbonhidratların ve proteinler ince bağırsakta sindirimi tamamlar. Besinler ince bağırsakta en küçük moleküllerine kadar parçalanmaktadır. Bu moleküller emilimden sonra ince bağırsaktan damarlara geçer bu duruma emilim denir.  Sindirim sisteminde ince bağırsak besinlerin en çok sindirildiği yerdir. İnce bağırsakta hem fiziksel hemde kimyasal sistemi vardır. Bütün besinlerin kimyasal sindirimi ince bağırsakta biter. İnce bağırsakta sindirim sistemi mide ile kalın bağırsak arasındadır. Beş yaşından büyük kişilerde ince bağırsak 5 ile 6 metre arasındadır ve üç bölüme ayrılırlar. Bunlar duodenum, jejunum ve leum olarak üç bölgeye ayrılırlar. Mideden besinler duodenuma karındaki kasın kasılmaları ile hareket etmektedir. Bu kasapilor veya pilorik sfinkter diye adlandırılır. daha sonra ince bağırsak boyunca peristaltizim olarak adlandırılan kasın kasılmaları ile hareketlenir. Yağların kimyasal sindirimi ince bağırsakta başlar ve bu arda biter. İnce bağırsağa gelen safra ve pankreas öz suyu ile yağların, karbon hidratların ve  proteinlerin  ince bağırsakta sindirim ile tamamlanır. Besinlerin en küçük moleküllerine kadar ince bağırsakta tamamen parçalanır. Bu moleküller parçalandıktan sonra damar yoluyla kana geçer. İnce bağırsak sindirim sisteminin en uzun bölümü olup ve bütün besinlerin en küçük parçaları ince bağırsakta parçalanır.

İnce Bağırsakta Sindirim Sindirimin İnce Bağırsaktaki Görevi Nedir : 

Besinlerin bileşen organizmalarının yakılarak moleküllere çevrilmesi ve sindirilemeyen artıkların kalın bağırsağa yollanması ince bağırsağın görevlerindendir. Kalın bağırsağa gönderilen besinlerin sıvısının büyük bir kısmı emilmiş olarak kalın bağırsağa gönderilir. karın bölgesinin sağ alt bölümünde yer alan 6-7 metre olan ince bağırsağın son bölümü olan ileum dan sonrada kalın bağırsak gelir. Burada akışkan bir şekilde püre kıvamında olan bir çeşit sıvı bulunmaktadır. Bu sıvının ince bağırsaktan kolona aktarılması gerekir ve bu eylem de kaslardan oluşan bir kapak yardımı ile gerçekleşir. Bu kapağın kontrolü reflekse bağlıdır. Bu refleks ise doğuştan gelen refleks çeşididir. Bağırsakların yapısı ayrıntılı olarak incelendiğinde sinir yapısının çok yoğun olduğu görülmektedir. Ayrıca ince bağırsaktaki faaliyetlerin yapılmasını vejetatif sinir sisteminin yanında kafa çiftlerinden biri olan vagus adı verilen sinir kontrol etmektedir. Vagus adı verilen sinirin de yanı sıra bağırsakların kendi yapısına ait olan ve Enterik Sistem de denen bir sinir ağı daha bulunmaktadır. Bu denilen ileoçal özellik taşıyan kapak, sadece kalın bağırsağa çevrili ve tek yönlü bir şekilde geçirgen niteliktedir. Açılma noktası ise apandis adıyla bilinen kör bağırsağın bir ya da iki parmak üst tarafındadır. Bu kör bağırsak yani apandis, lenfatik organ niteliği taşıyarak bağışıklık sistemi için önemli bir rol oynar. Bu lenfatik sistem bağırsağın apandisi içinde bulunur ve son derece önem taşımaktadır. Bu yönden bakıldığında apandis de son derece önem taşımaktadır. Apandisin alınması bazı sorunlara neden olabilmektedir. Ayrıca bu bölgede gerçekleştirilen olan gereği olmayan ameliyatlar, bozucu alan niteliği taşıyan ameliyatlardır. Başka bir tanımla anlatmak gerekirse batındaki dengenin bozulması tabirini kullanmak en mantıklısı olacaktır.
]]>
Sindirim Sistemini Hızlandıran Yiyecekler https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemini-hizlandiran-yiyecekler.html Fri, 23 Nov 2018 11:39:40 +0000 Sindirim sistemini hızlandıran yiyecekler, bağırsakların daha düzenli çalışmasını sağlar. Doğal olarak sindirim hızlanır, gaz ve şişkinlik sorunları önlenir. Sindirim sistemi yavaş çalıştığında tuvalete çıkma alış Sindirim sistemini hızlandıran yiyecekler, bağırsakların daha düzenli çalışmasını sağlar. Doğal olarak sindirim hızlanır, gaz ve şişkinlik sorunları önlenir. Sindirim sistemi yavaş çalıştığında tuvalete çıkma alışkanlığı bile olumsuz etkilenir. Bu nedenle tercih edilen yiyeceklerin içeriği günlük olarak 25-30 gram besin lifi içermesi gerekir. Ayrıca yiyeceklerin yanında mutlaka yeterince sıvı tüketilmelidir. Bu sindirime yardımcı olan bir unsurdur.

Sindirim sistemini hızlandıran yiyecekler nelerdir

Bakliyatlar: İçeriğinde yüksek oranda lif bulunan mercimek, fasulye, bezelye, barbunya gibi baklagiller sindirim hızlanmasına yardımcı olur. 1 bardak pişirilmiş mercimek 15 gram, 1 bardak haşlanan bezelye 16 gram lif içermektedir. Bu sayede günlük almanız gereken lif oranının çoğunu karşılayabilirsiniz. Ayrıca baklagiller mineral, demir, protein bakımından da zengindir. Bu yüzden et ürünlerinin yerine rahatlıkla tüketilebilecek uygun maliyetli yiyeceklerdir. Bakliyatları yemek olarak, salatalarda, makarna ve pilavların içinde, çorbalarınızda rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Kepekli tahıllar: Bu yiyeceklerin içeriği de lif oranı bakımından zengindir. Sabahları sütle birlikte kepekli tahılları tüketmenizi öneririz. Atıştırmalık olarak gün içinde kepekli tahılları tercih edebilirsiniz. Hem kalorisi düşük, hem de sindirim sistemini hızlandıran yiyecekler arasındadır.

Kuru meyveler: Bu yiyeceklerde besin lifi açısından zengindir. 2 adet kuru kayısıda 1,7 gr, 3 adet kuru incirde 1,5 gr, 3 adet kuru erikte 1,9 gr besin lifi vardır. Bu yiyecekleri özellikle açlığınızı bastırmak amacıyla tüketebilirsiniz. Bu sayede sindirim sistemini hızlandırabilir, daha sağlıklı çalışmasını sağlarsınız.

Taze meyveler: Sizlere lif oranı bakımından zengin ve oldukça lezzetli olan taze meyveleri de önerebiliriz. Günlük vitamin ve mineral ihtiyacınızı karşılarken, sindirimi de hızlandırmış olursunuz. 1 adet armutta 5,5 gr, 1 fincan ahududu içinde 8 gr besin lifi vardır. Özellikle portakal, elma, muz, çilek gibi meyvelerin lif oranı yüksek değerdedir.

Sebzeler: Sindirim sistemini hızlandıran, bağırsaklarınızı düzenli çalıştıran sebzeler her zaman tercihiniz olmalı. Özellikle mısır, şalgam, brokoli, enginar, patates, lahana gibi sebzelere beslenmenizde yer vermelisiniz.

Sindirim Sistemini Hızlandıran YiyeceklerSu: Beslenmede bir yandan lifli yiyecekleri tüketirken, diğer yandan bağırsaklarınızın görevini tam olarak yapması için sıvı alımınıza önem vermelisiniz. Tercihinizi her zaman çay, kahve gibi içecekler yerine sudan yana kullanmalısınız. Eğer su tüketiminiz az olursa, bağırsaklarınız sertleşir ve sindirim zorlaşır.

Süt ürünleri: İçeriği probiyotik açısından zengin olan süt ürünleri yeteri kadar tüketilirse, yiyeceklerin bağırsaklarda parçalanması ve zararlı mikroorganizmalardan korunmak için iyi bir tercih olur. Bağırsaklardaki yararlı bakteriler bu şekilde arttırılırsa, sindirim sistemi hızlanır. Aksi halde sindirim sistemi yavaşlar.

Sindirim sistemini hızlandıran yiyecekler arasında sarımsak, enginar, çilek, muz, bal gibi besinlerde yer alır. Bunlar aynı zamanda enerji kaynağıdır ve yiyeceklerin bağırsaklarda parçalanmasında etkili olur. Günlük diyet listesi içinde bu faydalı besinlere yeterince yer vermeliyiz. Eğer sindirim yavaş olursa, vücudumuzda şişkinlik, hazımsızlık gibi etkiler ortaya çıkacaktır. Bu beslenmenin uygun şekilde yapılmadığını gösterir.
]]>
Sindirim Sistemi Hastalıkları https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-hastaliklari.html Sat, 24 Nov 2018 01:48:04 +0000 Sindirim sistemi hastalıkları, sindirim sistemi ağızdan başlayarak, kalın bağırsaklara kadar giden bir mekanizmadır. Sindirime ağız, yutak, mide, yemek borusu, ince ve kalın bağırsak gibi çok sayıda organ yardımcı olur. Bu ne Sindirim sistemi hastalıkları, sindirim sistemi ağızdan başlayarak, kalın bağırsaklara kadar giden bir mekanizmadır. Sindirime ağız, yutak, mide, yemek borusu, ince ve kalın bağırsak gibi çok sayıda organ yardımcı olur. Bu nedenle dengesiz beslenme, sıvı alımının yetersizliği, sigara alışkanlığı, sıcak gıdaların tüketimi gibi etkenler bu organların düzenini bozmakta ve sindirim sistemi hastalıkları olarak vücudumuza yansımaktadır. Bu hastalıklar oldukça fazladır. Sindirim organlarını etkileyen hastalıkların hepsini sindirim sistemi hastalıkları olarak kabul edebiliriz.

Sindirim sistemi hastalıkları

Ağızla ilgili sindirim sistemi hastalıkları

Diş çürükleri ve diş taşları: Sindirim ilk olarak ağızda besinlerin dişlerle parçalanmasıyla başlar. Fakat dişlerin yeterince temizlenmemesi, şekerli besinlerin fazla tüketilmesi gibi etkenlerle diş çürükleri oluşabilir. Aynı zamanda diş taşı oluşumu da meydana gelebilir. Bu etki dişlerin kaybedilmesine neden olabilir.

Diş eti hastalıkları: Ağız temizliğine önem verilmemesi diş eti hastalıklarının oluşmasına neden olabilir. Tedavisinde iltihap için antibiyotik ilaçlar kullanılmalıdır.

Tükürük bezi iltihabı ve tükürük bezi taşları: Tükürük sindirimde oldukça önemlidir. Ağızda tükürük salgısıyla besinlerin kimyasal sindirimi sağlanır. Eğer tükürük bezlerinde bu tür rahatsızlıklar oluşursa, sindirim sistemi de etkilenir.

Ağız yarası: En sık görüleni aftlardır. Bu oluşumlar dili de etkileyebilir. Sindirim sistemi hastalıkları arasında olan aftlar bağışıklık sisteminin zayıflamısından dolayı ortaya çıkabilir ve sindirimi direkt olarak etkiler. Hastalar yemek yiyemez hale gelirler.

Ağız kanseri: Kendini ağrıyla ve iştahsızlıkla gösteren bu rahatsızlık, sindirimi etkiler.

Ağızda Crohn hastalığı: Ağız içinde ağrılı iltihaplarla kendini gösterir ve özellikle sigara içenleri etkiler.

Yutakla ilgili sindirim sistemi hastalıkları

Yutak sindirim sistemi organları arasındadır. Yutakta en fazla etkili olan rahatsızlık faranjit hastalığıdır. Yutak iltihaplanmasıyla ortaya çıkar ve sindirimi olumsuz etkiler. Bunun dışında yutak apsesi, yutak felci, yutma güçlüğü gibi rahatsızlıklarda sindirimde sorunlara neden olur.

Yemek borusuyla ilgili sindirim sistemi hastalıkları

Yemek borusu çok sıcak besinlerin tüketilmesiyle sıkça etkilenen bir organımız. Yemek borusunda sindirim sistemini etkileyen çeşitli hastalıklar ortaya çıkabilir. Yemek borusundaki düz kasların uyarılmasını sağlayan sinirlerin etkilendiği akalazya, midedeki besinlerin yemek borusuna kaçıp tahriş oluşturmasıyla ortaya çıkan reflü, fıtık, yemek borusu kanseri gibi hastalıklar sindirimin olumsuz etkilenmesine neden olur. Hastalarda yutma zorluğuna, yanma, ağrı gibi etkilere yol açarlar.

Mide ile ilgili sindirim sistemi hastalıkları

Hazımsızlık: Mideyi ilgilendiren sindirim sistemi hastalıkları arasında en yaygını hazımsızlık çekilmesidir. Karın ağrısı, şişkinlik, ağrı, kusma gibi etkilere yol açar.

Gastrit: Mide çeperinin tahrip olmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Yanma, ağrı, dolgunluk hissi gibi belirtilere neden olur. Beslenmeye dikkat etmemek hastalığın ortaya çıkışını hızlandırır. Halk arasında yaygın olarak görülür.

Ülser: Tedavisi tam yapılmayan gastrit hastalığının ileri aşaması ülserdir. Hastalık mide çeperinde yara oluşuyla karakterizedir. Bu hastalığın nedenleri arasında helicobakter pylori bakterisinin önemli bir yeri vardır.

Sindirim Sistemi Hastalıkları Sindirim Bozukluğu https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-bozuklugu.html Sat, 24 Nov 2018 21:35:29 +0000 Sindirim bozukluğu, günümüzde herkesin sık sık karşılaştığı problemlerden biridir. Bu rahatsızlık, insan yaşamında çok kısa bir  süre etkili olsa bile bu süre içerisinde çok ciddi etkiler göstererek kişilerde yaşamın Sindirim bozukluğu, günümüzde herkesin sık sık karşılaştığı problemlerden biridir. Bu rahatsızlık, insan yaşamında çok kısa bir  süre etkili olsa bile bu süre içerisinde çok ciddi etkiler göstererek kişilerde yaşamın aksamasına neden olur. Sindirim bozuklu aslında direk olarak hazmın normal olmaması anlamına gelmektedir. Kimi zaman kabızlık, kimi zaman ise ishal gibi problemlerle kendisini gösteren bu durum birçok zaman tedaviye gerek duyurmaz. Fakat tedaviye gerek duyurmadığı için bu durumlarda kişinin yapması gereken bazı işlemler vardır. Bu işlemler arasında en önemlisi ve en çok dikkat edilmesi gereken şey tabi ki kişinin yedikleri ve içtikleridir. Günlük olarak yenilen ve içilen yiyecekler, kesinlikle dikkatli bir şekilde tüketilmelidir. Kişinin yaşadığı sindirim bozukluğu durumunda eğer sorun ishalse, bu durumda kişinin kesinlikle ishale neden olan yiyecekleri tüketmemesi gerekir. Eğer sorun kabızlıksa bu durumda da kişinin kabızlığa neden olacak yiyeceklerden uzak durması gerekir. Bu şekilde kişi kendi kendini zamanla tedavi edebilir. Fakat iyileşmeyen sindirim bozukluğu sorunları, insanlarda ciddi hastalıkların belirtisidir. Özellikle sindirim organlarında meydana gelen bir rahatsızlık insanlarda sindirim bozukluğuna neden olabilir. Sindirim bozukluğunun birçok farklı nedeni bulunmaktadır. Bu nedenle tek bir nedene bağlayarak tedavi olmak son derece yanlıştır. Sindirim bozukluğu için tedavi şart olmasa bile bazı insanlarda sindirim bozukluğuyla birlikte bazı belirtiler ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu belirtiler ise genellikle tedavi gerektiren belirtilerdir. Bu nedenle bazı insanların tedavi olması gerekir. 

Sindirim BozukluğuSindirim bozukluğuyla görülen belirtiler

Baş dönmesi: İnsanlarda sindirim bozukluğu medyana gelmesi durumunda hafif hafif baş dönmesi meydana gelebilmektedir. Özellikle bünye olarak zayıf olan çocuklarda baş dönmesi çok karşılaşılır. Bu durum kişinin ayağa kalması ve hareket etmesiyle artış gösterebilir. 

Mide bulantısı: Birçok zaman insanlarda sindirim bozukluğunun ortaya çıkması durumunda mide bulantısı oluşabilmektedir. Bu durum hem yetişkinlerde hem de çocuklarda yaygın olarak meydana gelir. 

Yüksek ateş: Her sindirim bozukluğu olan insanda meydana gelmese bile genellikle enfeksiyonlardan kaynaklanan sindirim bozukluklarında yüksek ateş problemi ortaya çıkar. Yine özellikle çocuklarda yüksek ateş çok sık karşılan sindirim bozukluğu belirtilerindendir. 

Mide ekşimesi: Sindirim bozukluğu olan insanlarda olmazsa olmazlardan biri mide ekşimesidir. Genellikle midenin bozulmaya başlamasından sonra ortaya çıkarak insanlarda etkilerini ortaya çıkarır. Reflüye benzer rahatsızlıklar vererek kişilerde etkili olur. 

Kusma ve bağırsaklarda hareket: Ara ara bile olsa insanlarda kusma problemi sık bir şekilde meydana gelir. Bu durum bağırsaklardan ses gelmesine de neden olacaktır.

İshal ve kabızlık: Sindirim bozukluğu olan insanlarda meydana gelen en büyük belirti bu durumlardır. Hatta günümüzde insanlar sindirim bozukluğunu bu belirtilere bakarak anlarlar. Eğer sizlerde de böyle bir durum varsa sindirim bozukluğunun varlığını anlayabilirsiniz.

Sindirim bozukluğu nedenleri nelerdir
  • Bu durumun gençlerdeki en büyük nedeni strestir.
  • Yenilen ve içilen maddeler,
  • Enfeksiyonlar,
  • Mide üşütmesi ve diğer hastalıklar,
  • Bakteriler,
  • Kullanılan tıbbi ya da bitkisel ilaçlar,
  • Aşırı yemek ya da içmek,
  • Diğer mide rahatsızlıkları...
Yukarıda belirtiler nedenlerin haricinde gençlerde meydana gelen sindirim bozukluğu probleminin en büyük nedeni strestir. Her ne kadar psikolojik bir durum olsa bile stres, insanl]]> Fiziksel Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/fiziksel-sindirim.html Sun, 25 Nov 2018 17:30:24 +0000 Fiziksel Sindirim, mekanik sindirim olarak da adlandırılabilir. Fiziksel sindirime verilecek en iyi örnek ağız organıdır. Ağız sindirim faaliyetinde besinlerin parçalanmasını ezilmesini sağlamaktadır. İşte yaptığı bu işleve Fiziksel Sindirim, mekanik sindirim olarak da adlandırılabilir. Fiziksel sindirime verilecek en iyi örnek ağız organıdır. Ağız sindirim faaliyetinde besinlerin parçalanmasını ezilmesini sağlamaktadır. İşte yaptığı bu işleve fiziksel yada mekanik sindirim denir. Vücuda aldığımız gıdaların fiziksel olarak şekil değiştirmesi durumudur. Örneğin; ağız yolu ile vücuda aldığımız ekmeğin parçalanarak yutulması yada ekmeğin mide içinde bulamaç haline dönüştürülmesidir.

Fiziksel Sindirimin Gerçekleştiği Organlar

Fiziksel sindirim olayı alınan besinlerin fiziksel olarak oldukça küçük parçalara ayrılması durumuna verilmektedir. Yiyeceklerin fiziksel sindirimi ağızda başlamaktadır. Besinlerin mekanik sindirim olayı ise dişler yardımı ile çiğneme durumu midede kaslar yardımı ile kasılma olayı gerçekleşir. Sulandırılan ve parçalanmış gıdaların enzimler  yolu ile (karaciğer, tükürük, pankreas, bağırsak ve mide öz suları salgıları ile kimyasal değişime uğrayarak yapı taşlarına parçalanması olayına denir. Kimyasal sindirimde mutlaka su ile enzim kullanılmaktadır.

Fiziksel Sindirim Tanımı
Fiziksel sindirimin bir diğer adı da mekanik sindirimdir. Fiziksel sindirim olayını kısaca tanımlayacak olur isek almış olduğumuz yiyeceklerin enzim kullanılmadan kas ve çiğneme hareketleri küçük parçalara ayrılması olayıdır. Fiziksel sindirime örnek verecek olur isek; 
  • İnce bağırsakta safranın salgılamış olduğu büyük yağ molekülleri sayesinde küçük yağ taneciklerine dönüştürülmesi
  • Ağızda dişler yardımı ile yiyeceklerin parçalanması
  • Midede kasılma hareketi ile gıdaların bulamaç haline getirilmesi
Sindirim Nedir
Sindirim en basit tanımı ile besin maddelerinin vücudumuz açısından kullanılabilir duruma gelinceye kadar küçük parçalar haline bölünmesidir. Almış olduğumuz besinlerin küçük parçalara bölünmesi olayının asıl sebebi hücre içerisine girebilmelerini sağlamaktır. Besin maddeleri eğer hücre içerisine girmiyor ise vücudun hiç bir işine yaramazlar. Hücre zarında por adı verilen gözenekler madde alışverişi yapmayı sağlamaktadırlar. 

Fiziksel SindirimFiziksel Sindirim Şu Şekilde Gerçekleşir

Almış olduğumuz besinleri yalnızca boyut açısından küçültmekte isek bu mekanik sindirime örnektir. Bu sindirim çeşidine fiziksel sindirimde denmektedir. Fiziksel değişim konusundan da hatırlayabileceğiniz gibi maddenin özelliği değişmemekte yalnızca şeklinde değişiklikler oluşmakta ise bu değişimlere fiziksel değişim denir. Örnek verecek olur isek; büyük bir ekmek parçasını dişlerde parçalayarak küçük parçalar haline getirilmesi mekanik sindirime örnektir.
]]>
Sindirim Sistemi Anatomisi https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-anatomisi.html Mon, 26 Nov 2018 00:12:39 +0000 Sindirim sistemi anatomisi, sindirim sistemi besinlerin tüketilmesiyle başlayan bir süreci yürütür. Besinlerin parçalanması, küçük parçalara ayrılması, öğütülmesi, emilimi ve atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlar. Sindirim sistemi anatomisi, sindirim sistemi besinlerin tüketilmesiyle başlayan bir süreci yürütür. Besinlerin parçalanması, küçük parçalara ayrılması, öğütülmesi, emilimi ve atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlar. Ağızdan başlayan sindirim sistemi, anüse kadar sürer. Sindirim sistemini ağız, yemek borusu, ince ve kalın bağırsaklar, rektum ve anüs meydana getirir. Besinler ağızda parçalanarak, yemek borusu aracılığıyla mideye gönderilir. Midede daha küçük parçalara ayrılarak, sindirim kolay hale getirilir ve mide sıvılarıyla karışık olan besinler, karaciğer ve pankreasın yardımıyla ince bağırsağa gönderilir. Vücuda faydalı olan besin maddelerinin burada emilimi gerçekleşir. Buradan kalın bağırsağa giden atıklar rektum ve anüs yardımıyla vücut dışına atılır. Safra kesesi, safra kanalları, pankreas ve karaciğer sindirime yardımcı organlardır. Vücuda zararlı atıkların yakımı, besinlerin sindirilmesi gibi işlevleri vardır.

Sindirim sistemi anatomisi

Ağız: Besinlerin ilk uğrak yeri olan ağızda dişler, dil, tükürük bezleri ortak bir çalışma yürüterek besinlerin parçalanmasını sağlar. Daha sonra yutaktan yemek borusuna gönderilir.

Yemek borusu: Ortalama yetişkinlerde 25 cm uzunluğunda olan yemek borusu, kaslı yapılı bir tüp geçit durumundadır. Bittiği yerde özofagus denilen kapak bulunur. Bu sayede sıvı ve katı yiyecekler mideye gönderilir. Lokmalar yutuldukça itici hareketlerle oluşan dalgalanmalar sayesinde besinlerin mideye gidişi kolaylaşır. Bu dalgalanmalar istemsiz kas hareketleri olup, fark edilmeden meydana gelir. Mideye inmeyen lokmalarda bir süre burada bekleyebilir. Yemek borusunun iki ucundaki sfinkterler normal halde kapalı olur. Yutma sırsında açılır ve lokmaların yemek borusuna geçmesi sağlanır. Alt uçta bulunan sfinkter gelen lokmaların mideye girişini sağlar.

Mide: Besinlerin parçalandıktan sonra bir süre beklediği yerdir. Mide 1,5 litre sıvıyı rahatlıkla tutar. Aynı zamanda 4 litreye kadar sıvıyı da tutabilir. Korpus, fundus ve antum denilen üç bölüm halindeki mideye gelen besinler burada fiziksel ve kimyasal sindirime uğrar.  Mide çeperindeki mukozadan sindirime yardımcı olan sıvılar salgılanır. Salgılar içinde hidroklorik asit, sindirim enzimleri, hormonlar, intrensek faktör vardır. Bunların dışında yine midenin salgıladığı asitten korunmasını sağlayacak olan zamk türünde alkalin bazik ile mukusta üretilir.

İnce bağırsaklar: Uzunluğu yaklaşık 6 mt olan ince bağırsaklar sindirim sistemi anatomisi içinde en uzun bölümdür. Genişliği 2,5 cm olduğundan ince bağırsak olarak tanımlanır. Görevi emilim absorbsiyonu yapmaktır. İçinde bulunan kıvrımlar nedeniyle ince bağırsağın emilim yüzeyi oldukça geniştir. Kıvrımlar yani villus denilen yapılar sindirimin rahatça yapılmasını sağlar. Günlük birkaç kg karbonhidratlı besin, 1 kg yağ, litrelerce su, yarım kg protein ince bağırsaklardan emilebilir.

Sindirim Sistemi AnatomisiKaraciğer ve safra kesesi: Bu organlar sindirime yardımcı olan organlardır. Karaciğer bağırsaklardan gelen besin maddelerini metabolize eder. Bunları vücuda zarar vermeyecek şekilde yeni maddelere dönüştürür. Toplanan maddeleri safra kesesine ya da kan damarlarına iletir. Karaciğer bir anlamda vücudun savunma mekanizması gibidir. Her türlü zararlı maddeyi yok eder.

Karaciğerde üretilen safra, safra kesesi ve safra kanallarından ince bağırsağa gider. Bu madde besinlerin, yağın ince bağırsakta daha kolay sindirilmesini sağlar. Her gün üretilen safra 1 lt kadardır. Safra kesesi alınan kişilerde bu görevi genişleyen ana safra yolu görür.

Pankreas: Küçük bir organ olan pankreas ta sindirime yardımcı olur. Midenin altında olan ve 100 gram kadar ağırlığa sahip olan pankreas sindirim enzimlerinin üretildiği ye]]> Yağların Sindirimi https://www.sindirim.gen.tr/yaglarin-sindirimi.html Mon, 26 Nov 2018 06:32:31 +0000 Yağların sindirimi, İlk olarak ağızda başlar ve arkasından da midede devam eder. ancak ağız ve midede oluşan yağ sindirimi çok az olduğundan ve kısa sürdüğünden buralardaki sindirim önemsiz görülür ve sindirim gerçekle Yağların sindirimi, İlk olarak ağızda başlar ve arkasından da midede devam eder. ancak ağız ve midede oluşan yağ sindirimi çok az olduğundan ve kısa sürdüğünden buralardaki sindirim önemsiz görülür ve sindirim gerçekleşmemiş kabul edilir. Yağlar gerçek anlamda asıl ince bağırsakta sindirilir ve sindirim pankreatik lipaz enzimi tarafından gerçekleştirilerek karaciğer organın salgısı olan safrada bu duruma yardımcı olur. 

Yağları sindirimi, için gereken en önemli vücuttaki enzim duodenum da bulunan pankreatik lipazdır. Bu enzim vücutta çok güçlü bir etkiye sahiptir. Tüm yağları sindirime yetecek kadar vücutta yeterli miktarda bulunur. Yağların vücuttaki sindiriminde ayrıca serbest yağ asitleri, gliserol veya herhangi bir yağ asidinin gliserole ikinci karbon da bağlı kaldığı ikinci monoaçil gliserol ortaya çıkar. Bu asitler sayesinde vücutta bulunan yağların sindirimi yapılır. 

Yağları sindiren organlar
  • Ağız,
  • Mide,
  • İnce bağırsak, yağların sindirilmesi için aktif halde olan organlardır ayrıca bu organlarda yağların sindirimi için vücudumuzun ürettiği enzimler sayesinde gerçekleşir. Ayrıca ağız ve midede oluşan sindirim çok az olduğu için asıl ince bağırsaktaki enzimler yağ sindirimini gerçekleştirir. 
Yağ sindirimi, diğer gıdalarda olduğu gibi çeşitli enzimler aracılığı ile çok küçük moleküllere ayrılarak sindirimi gerçekleşir. Fakat yağlar suda erimediği için diğer gıdaların  aksine direkt olarak bağırsakta emilip kana geçmezler. O yüzdende önce suda erir hale getirilmesi gerekmektedir. Yağ sindiriminin oluşumu, öncelikle safra karaciğerde yapılan ve oradan safra kesesine geçen ve kesede depolanan, gerektiği zaman gerektiği miktarda on iki parmak bağırsağına verilen bir madde olup yağlarla birleşerek yağları suda eritir.  Böylelikle bağırsakta yağ sindirimi gerçekleşir. artık yağlar kana karışacak hale gelir. Yağlardaki sindirim olayı pankreasta salgılanan lipaz ezimi sayesinde gerçekleşir. 

Yağların SindirimiYağların sindiriminde kullanılan enzimler
  • Lipaz yağ,
  • Su,
  • Gliserol,
  • Yağ asidi sindirimi sağlayan asitler ve enzimlerdir. 
Yağ sindirimi aslında vücudumuzun ne kadar mükemmel çalıştığının bir göstergesidir. Çünkü safra kesesinde üretilen safra gerektiğinde o kadar mükemmel bir şekilde ince bağırsağa ulaşıyor ki zamanlama ve sistem harikasıdır. On iki parmak bağırsağında sekretin isimli bir hormon yapılmış ve gereken durumlar için depolanmış vaziyette bekler. Kişiler yağlı yemekler yediğinde bu sekretin hormonu on iki parmak bağırsağına geldiğinde bağırsak yağları hissederek bu hormonu aktif hale getirir. İçerisine boşalan sekretin hormonu yağları sindirerek bağırsağın biraz daha altına yerleşerek emilmesini sağlar ve kana karışır. Kan yolu ile safra kesesine gelen bu yağlar kesenin kasılıp büzülmesi ile safranın bağırsağa verilmesini sağlar. Bu mekanizma sadece yağlı yemekler tüketildiğinde devreye giren, yağsız yemekler yendiğinde çalışmayan bir sistemdir. Her sağlıklı kişide bu döngü bu şekilde gerçekleşir. Kusursuz bir şekilde çalışan ve vücuda giren yağ miktarını belirleyip ona göre çalışan yağ sindirim sistemi mükemmel işleyen bir mekanizmadır. 
]]>
Sindirimi Kolaylaştıran Besinler https://www.sindirim.gen.tr/sindirimi-kolaylastiran-besinler.html Mon, 26 Nov 2018 22:05:23 +0000 Sindirimi kolaylaştıran besinler, sindirim yediğiniz gıdaların vücut tarafından daha kolay emilmesi için küçük parçalara ayrılmasıdır. Küçük parçalara ayrılan maddelerin ince bağırsakta kan yolu ile emilimi gerçekleşir. Sindirimi kolaylaştıran besinler, sindirim yediğiniz gıdaların vücut tarafından daha kolay emilmesi için küçük parçalara ayrılmasıdır. Küçük parçalara ayrılan maddelerin ince bağırsakta kan yolu ile emilimi gerçekleşir. Sindirim sistemini kolaylaştıran besinler kişilerin metabolizmasının hızlanmasını sağlayarak kolay hazmedilebilir olduğundan bağırsakları rahatlatır. Çoğu rejim listelerinde her zaman sindirimi rahat olan yiyecekler tercih edilir ki kişi daha rahat ve çabuk kilo verebilsin. 

Birçok bitkiden oluşan sindirimi kolaylaştırıcı besinlerin içerisinde en çok tercih edilenler lahana ve yeşil çaydır. Bunların dışındakilerin kullanımı pek yaygın olmasa da genele yayıldığında kişilerde sindirim çok rahat olacağından kabızlık gibi yada kilo alma gibi sorunlar daha az yaşanır. Aslında sindirimin kolay olması vücudumuzun metabolizmasını yani çalışmasını da hızlandırır. Hem besinlerin emilimi hızlandıran hemde dolaşımı rahatlatan sindirimi kolaylaştıran bu gıdalar kişinin enerji seviyesini de güçlendirir.

Sindirimi kolaylaştıran besinler;
  • Zencefil,
  • Lahana,
  • Karnıbahar,
  • Yeşil çay,
  • Acı biber (süs biberi),
  • Ispanak, 
  • Elma, 
  • Portakal,
  • Brokoli,
  • Yulaf,
  • Fındık,
  • Kabak çekirdeği,
  • Badem,
  • Tarçın, 
  • Proteini yüksek besinler, (tavuk ve hindi eti)
  • Ananas, gibi besinler sindirimi kolaylaştırarak kişilerin rahat bir sindirim gerçekleştirmesini sağlayarak vücudun rahatlamasına ve enerjik olmasına yardımcı olur.
Sindirimi Kolaylaştıran BesinlerSindirim kolaylaştıran besinler, aynı zamanda diyet besinleri ve metabolizmayı hızlandıran besinlerdir. Bu sayede bir çok aşırı kilolu insan fazla kilolarından kurtulabilir. Düzenli tüketimlerde vücudun çalışma mekanizması metabolizmayı da hızlandırarak enerji verir ve kişi daha canlı enerjik bir yapıya sahip olur. Yalnız bu besinleri kullanırken özellikle kabızlık gibi rahatsızlıkları oluşturacak gıdalardan da uzak durulmasında fayda vardır. 

Bu besinlerden özellikle süs biberi tüketimi mide ve bağırsakta sindirimi hızlandırıcı etkisi çok yüksek olan bir besindir. Yemeklerin içine yanına rahatlıkla tüketebileceğiniz acı biber yani süs biberi sindirimi kolaylaştırırken midedeki birçok rahatsızlığı da önler. Lifli gıdalar ve protein gıdalar belirli oranlarda alınırsa kişi hem kabızlıktan hemde aşırı ishalden korunarak sağlıklı bir sindirim sistemi çalışması olur. Besinleri tüketmeyi öğrendikçe insanlar bu konuda bilinçlendikçe bir çok sağlık sorunun giderilmesinin yanında aşırı kilo problemlerinden de kurtarabiliriz. 
]]>
Sindirim Sistemine Yardımcı Organlar https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemine-yardimci-organlar.html Tue, 27 Nov 2018 13:02:04 +0000 Sindirim sistemine yardımcı organlar, vücuda giren besinlerin ağızdaki fiziksel olarak sindirilmesinden sonra mide ve bağırsaklarda parçalanmasına ve enzimlenmesine kadar geçen sürece destek olan organlardır. Sindirim sistemine Sindirim sistemine yardımcı organlar, vücuda giren besinlerin ağızdaki fiziksel olarak sindirilmesinden sonra mide ve bağırsaklarda parçalanmasına ve enzimlenmesine kadar geçen sürece destek olan organlardır. Sindirim sistemine yardımcı organlar karaciğer, safra kesesi, ince bağırsak, pankreas ve koledok kanalıdır. Şimdi bu organları detaylı inceleyelim.

Karaciğer: Karaciğer vücudumuzda bulunan en büyük organdır. Ağırlığı 1.5 kg civarında olan karaciğer karın sağ boşluğunda yer alır. Hayati öneme sahip bu organ kendini yenileyebilmektedir. Karaciğerin üstü glison kapsülü ile örtülüdür. Karaciğer sağ ve sol lop olmak üzere iki kısımdan oluşur. Karaciğer günde yaklaşık 1 litre kadar safra salgılar. Karaciğer tarafından üretilen bu safra sıvısının görevi büyük yağ tanelerini küçük yağ parçalarına haline getirip mekanik sindirim gerçekleştirmektir. Karaciğerin bir başka göre ise proteinlerin sindirimi sonucu oluşan zehirli amonyağı üreye dönüştürmektir. Salgılanan safra, sindirim için karaciğerden çıktıktan sonra safra kesesine daha sonra ince bağırsağa gelir.

Safra kesesi: Karaciğerin altı kısmında bulunur. Ters bir armut şekline bezeyen bu kese içerisinde karaciğerden gelen safrayı biriktirir. Normalde akışkan olan safra burada daha koyu bir kıvama gelir. Yemek yediğimiz süreye kadar burada bekler. Yemek yediğimizde ve özellikle yağlı bir şey yediysek, safra kesesi kasılır ve içerisindeki koyulaştırılmış safra on iki parmak bağırsağına aktarılır. Safra sayesinde yağ ve özellikle yağda eriyen vitaminler olarak bilinen A,D,E ve K vitaminlerinin emilimine yardımcı olur. Safra olmadan bu vitaminlerin emilimi gerçekleşemez. 

İnce bağırsak: Yiyeceklerin emilimleri ve yağların ilk kimyasal sindirimi burada yapılır. İnce bağırsağa gelen safra ve pankreas öz suyu yardımı ile yağların, karbonhidratların ve proteinlerin emilimi sağlanır. Yiyecekler ince bağırsakta en küçük moleküllerine kadar ayrılır. Besinlerin ayrışarak kan damarlarına geçmesi olayına emilim denir. İnce bağırsak  sindirim sistemine yardımcı organlar içerisinde besinlerin en fazla sindirildiği yerdir. Burada hem fiziksel ve kimyasal sindirim yapılır. Bütün besinlerin kimyasal sindirim yolculuğu burada son bulmaktadır. İnce bağırsak, mide ile kalın bağırsak arasındaki kalır. 5 yaşından büyük insanlarda boyu 5-6 m arasındadır. Üç kısımdan oluşur.Bunlar; duodenum, jejunum ve ileum olarak adlandırılır. Mideden gıdalar duodenuma pilor veya pilorik sfinkter denilen bir kas ile gelirler ve ince bağırsak boyunca preristaltizm denilen kas kasılmaları ile hareket eder. 

Sindirim Sistemine Yardımcı OrganlarKoledok kanalı: Karaciğerde üretilen safranın 12 parmak bağırsağına taşınmasını sağlayan kanaldır. Uzunluğu yaklaşık 4cm ve çağı 5-6mm civarındadır. Karaciğer kanalı ile safra kesesi kanalının birleşmesinden meydana gelmektedir. Koledokun son kısmı Oddi büzgen adı verilen küçük bir kas ile çevrelenmektedir. Bu kasın kasılması ve gevşemesi ile safra akımı düzenlenir. Onikiparmak bağırsağına ulaştığı kısımda bir mukozası bir kabartı meydana getirir. Ana pankreas kanalının ağzı da buraya açılır.

Pankreas: Pankreasın tarafından salgılanan enzimler tüm besinlerin kimyasal sindirimini gerçekleştir. Hormon üreten bir bez olduğu gibi sindirim enzimleri de üretebilmektedir.  Pankreas tarafından üretilen iç salgıya pankreas öz suyu denir. Pankreas öz suyu Virsung kanalı ile Vater kabarcığına, sonrada onikiparmak bağırsağına boşalır. Günde ortalama 1-1,5 litre pankreas öz suyu salgılar. Onikiparmak bağırsağına gelen bu salgı içinde lipaz, tripsin ve amilaz bulunur. Karbonhidratlar, protein ve yağların hazmını bu enzimler tarafından sağlanır. Pankreas kana salgı yapar, insülin ve glukan isimli hormonları salgılanmasını sağlayarak kan şekerini düzenler. Ortalama ağırlığı,]]> Sindirim Sistemi Organları https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-organlari.html Tue, 27 Nov 2018 20:11:25 +0000 Sindirim sistemi organları, yiyeceklerin öğütülüp vücut için gerekli parçalara ayrılmasından, atık hale gelmesine  kadar geçen yolun elemanlarıdır. Sindirim sistemi organları, vücut için gerekli enerji, vitamin, miner Sindirim sistemi organları, yiyeceklerin öğütülüp vücut için gerekli parçalara ayrılmasından, atık hale gelmesine  kadar geçen yolun elemanlarıdır. Sindirim sistemi organları, vücut için gerekli enerji, vitamin, mineraller ve bazı hormonların salgılanması için gece gündüz çalışan işçiler gibidir. Sağlıklı bir beden yapısına sahip olmak için bu sisteme iyi bakmak gerekir. 

Ağız ve dişler: Ağız ve dişler ilk bölümde yiyeceklerin parçalanması için ortak çalışan sindirim sistemi organlarıdır. Ağız alt ve üst çene olarak iki gruba ayrılır. Üst çene sabittir. Hareketli olan alt çene, dişlerin yardımıyla sindirime gelen katı yiyecekleri parçalar ve sindirimin kolaylığı açısından daha küçük hale getirir. Ön dişler genelde koparmaya ve kesmeye, arka dişler ise öğütme görevini görürler. Ağızdaki tükürük salgısı da kimyasal sindirimi başlatır.

Yutak: Ağızdan sonra gelen yutak kısmı, öğütülmüş yiyeceklerin nefes borusuna kaçmadan yemek borusuna gitmesini sağlar. Bu koruma işlemini soluk borusunu kapatarak küçük dil üstlenir. Yutak sindirim sistemi organları içinde geçiş görevindedir. Sindirim fonksiyonu gerçekleşmez. 

Yemek borusu: Yutak tan gelen yiyeceklerin mideye taşınmasını sağlayan, 25 cm uzunluğunda bir bölümdür. Yapısını oluşturan düz kaslar kasılıp gevşeyerek yiyeceklerin mideye inmesini sağlar. Bu bölgede de herhangi bir kimyasal yada fiziksel sindirim olmaz. 

Mide: Gastrit hormonun etkisi ile mideyi asitlerden koruyan mukus salgısı ve mide salgı bezleri uyarılmaktadır. Sürekli hareket halinde olan mide yiyeceklerin karıştırılarak daha küçük hale gelmesini sağlar. Tuz asidi, pepsin ve lâp mayası sindirimin gerçekleşmesi için mide öz suyunda bulunan salgılardır. Tuz asidinin görevi midede asitli bir ortam oluşturarak yiyeceklerin basit yapılara dönüşmelerini sağlar. Protein sindirimi midede başlamaktadır. Besinler burada onikiparmak bağırsağındaki sindirime hazır hale gelirler. Bu işlemler sonucunda mideye gelen besinler bulamaç haline dönüşür. Bu bulamaç haline kimus denmektedir. Midedeki sindirim süreci 2-7 saat arasında olmaktadır. Midenin kasılıp gevşemesi ile kimus ince bağırsağa doğru yol alır.

Pankreas: Protein, yağ ve karbonhidratların sindirimini sağlayan salgılar burada üretilir ve bu salgılar onikiparmak bağırsağına göndererek besinlerin kimyasal sindirimine yardımcı olur.

Sindirim Sistemi Organlarıİnce bağırsak: Sindirim sistemindeki en uzun bölüm burasıdır. Buraya gelen pankreas öz suyu ile yiyeceklerdeki protein, karbonhidrat ve yağlar ayrışır. Besinler burada en küçük moleküllerine kadar ayrışır. Ayrılan moleküllerin kan damarlarına geçme sürecine emilim denir. Sindirim sistemi organları içinde en çok katkıyı ince bağırsak üstlenir.

Kalın bağırsak: Bu bölümde yiyeceklerin içerisinde kalan su emilir ve geriye kalan posa atık olarak anüse gönderilir. Kalın bağırsakta epitelin yüzeyi düzdür. Kalın bağırsağın hareketi, ince bağırsağa nazaran daha yavaştır. Karıştırma ve boşaltma işlemi kalın bağırsakta olmaktadır. Kalın bağırsakta sadece mukus salgısı bulunur ve bu salgı ile selülozu parçalamaktadır. Kalın bağırsak günde yaklaşık 500-1500 ml arasında su emilir. Kalın bağırsakta  inorganik tuzlar, glikoz ve yağ asitleri emilmektedir. Dışkının sıvı olup olmaması kalın bağırsak tarafından ayarlanır. Dışkılama yaklaşık 6 saat sürmektedir. 

Anüs: Sindirim sistemi organlarının son aşaması anüstür. Vücudun işine yaramayan maddeler anüs yolu ile dışarı atılır.
]]>
Proteinlerin Sindirimi https://www.sindirim.gen.tr/proteinlerin-sindirimi.html Wed, 28 Nov 2018 07:26:21 +0000 Proteinlerin sindirimi peptid bağlarının hidrolitik olarak parçalanması ve amino asitlere kadar ayrışması olayıdır. Proteinlerin emilmesi için amino asitlere kadar parçalanmaları gerekir. Proteinlerin sindirimi peptid bağlarının hidrolitik olarak parçalanması ve amino asitlere kadar ayrışması olayıdır. Proteinlerin emilmesi için amino asitlere kadar parçalanmaları gerekir.

Proteinlerin SindirimiProteinlerin sindirimi midede başlar. Mideye ulaşan proteinler, mide asidine maruz kalır ve kuvvetli asit ortamda, mide salgısında bulunan pepsinle karşılaşır. Bunun neticesinde proteinler az miktarda olsa amino asit ile polipeptidlere parçalanırlar. Pepsin enzimi peptid bağlarının 1/5 ile 1/10 unu parçalar.

Pepsin enzimi mide mukozasında, inaktif şekli olan pepsinojen (propepsin) halinde bulunur. Mide boşluğuna salındıktan sonra HCİ ve pepsinin otokataliz etkisiyle aktif pepsin durumuna geçer.

İnce bağırsağa ilerleyen polipeptidler burada pankreastan salgılanan kimotripsinin ve tripsin etkisinde kalırlar. Bunun sonucu olarak polipeptidler bir miktar aminoloaside ve daha küçük polipeptidlere parçalanmış olur. Tripsin ve kimotripsin midenin operasyonla alınması durumunda pepsinin de görevini yüklenir.

Pepsin, kimotripsin, tripsin, protein ve polipeptid molekülünün iç bölümlerindeki peptid bağlarını etkilemelerinden dolayı endopeptidaz simini alırlar.

Tripsin enzimi, pankreas salgı hücrelerinde iken aktif olmayan tripsinojen halindedir. Tripsinojen enterokinaz enzimi ve tripsinin otokataliz sayesinde aktif tripsin haline çevrilir.

Kimotripsinde pankreas salgı hücrelerinde iken inaktif halinde olan kimotripsinojen halindedir. Tripsinin etkisiyle aktifleşir.

Tripsin ve kimotripsinin parçalanması sonucu oluşan polipeptidler, daha sonra karboksipeptidaz ve aminopeptidazın enzimlerinin etkisine maruz kalırlar. Polipeptid zincirini, aminopeptidazlar NH2 ucundan itibaren, karboksipeptidazlar COOH ucundan itibaren parçalarlar. Aminopeptidaz ve karboksipeptidaz sindiriminin sonucunda serbest aminoasitler ile tripeptid ve dipeptidlerden meydana gelmiş bir karışım ortaya çıkar.

Karboksipeptidazlar, pankreas dış salgısıyla birlikte bağırsak boşluğuna ulaşırlar. Aminopeptidazlar ise ince bağırsak salgısı ile sindirim kanalına giderler. Bu şekilde oluşan di ve tripeptidler, son basamakta tripeptidaz ve dipeptidazlar aracılığıyla aminoasitlere parçalanırlar.

Karboksipeptidaz, aminopeptidaz, dipeptidaz ve tripeptidazlar peptid zincirini dış kısımlarından başlayarak etkilediğinden ektopeptidaz adını alırlar.

Proteinlerin sindirimi sonucunda sindirim kanalında serbest amino asitlerden meydana gelen bir karışım oluşur.

]]>
Ağızda Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/agizda-sindirim.html Wed, 28 Nov 2018 21:39:29 +0000 Ağızda Sindirim, dişler, tükürük bezleri ve dilden meydana gelen bölümlerden oluşmaktadır. Tükürük bezleri tükürük salgılamada görev alırken dişler de besinleri parçalar ve öğütür. Tükürük bez Ağızda Sindirim, dişler, tükürük bezleri ve dilden meydana gelen bölümlerden oluşmaktadır. Tükürük bezleri tükürük salgılamada görev alırken dişler de besinleri parçalar ve öğütür. Tükürük bezlerinin salgısıyla oluşan tükürük, öğütülen besinleri yumuşatır, ıslatır ve hamurlaştırır, suda eriyenleri eritir ve mideye iletilmesi için hazırlar.

Ağızda Sindirim
Ağızda sindirim
 sindirim olayının ilk olarak başladığı yerdir 

Ağızda biri fiziksel, diğeri kimyasal olmak üzere iki farklı sindirim vardır. Dişlerin, damakların yaptığı parçalama ve ezme işlevi fiziksel sindirimdir. Kimyasal sindirimi ise tükürük bezleri ile yapar. Ağızda 3 çift tükürük bezi bulunmaktadır. Bir çifti dil altında, diğeri kulak altında, öteki çift ise çene altında konumlanmıştır. Bu bezler tükürük ismi verilen sıvıyı salgılar. Tükürük bir sindirim mayasıyla, mukustan oluşmaktadır. Mukus besinleri yumuşak ve kaygan bir duruma getirir. Tükürükte sö­zü geçen sindirim mayasının ismi amilaz­dır. Amilaz nişasta üzerinde oldukça etkilidir ve ni­şastayı dextrin ve maltoza kadar parçalar. Ancak besinler ağızda yeteri kadar tutulma­dığından bu sindirim yeterince gerçekleşmemektedir.

Ağızda besinleri iyice çiğnemek oldukça önemlidir. Çiğnerken acele etmemeli, yiyecek tam olarak parçalanmadan yutulmamalıdır. Eğer mide sindirimde etkili olmazsa besinin büyük bir kısmı parçalanmadan dışarı atılmaktadır. İnsan acıktığı zaman tükürük bezleri salgı salgılamaya başlar. Tükürük bezlerinin organizmada çok fazla etkinliği vardır. Tükürük salgısında bulunan pityalin (yapısındaki amilaz enzim yardımı sayesinde), nişastaları dekstrin ve maltoza çevirir. Dil, tat kontrol görevini gerçekleştirirken karıştırma ve itme görevini de yerine getirmektedir.

Ağız boşluğunun arka kısmında yer alan yutak, çiğnenen ve hazırlanan besinleri, kasların yardımı aracılığı ile yemek borusuna iter. Yutma, yemek borusunun üst kısmında bir kasılma oluşturarak lokmanın mideye inmesini sağlar. Yemek borusunun işlevi, ağızdan gelen besinleri mideye ulaştırmaktır. Yemek borusunda herhangi bir salgı ya da değişim olmaz.

Besin maddeleri böylelikle karın ve göğüs boşluğunu ayıran diyaframı geçerek mideye ulaşır. Ağızda sindirim böylelikle tamamlanır.

]]>
Sindirim Ve Boşaltım Sistemi https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-ve-bosaltim-sistemi.html Wed, 28 Nov 2018 22:56:32 +0000 Sindirim Ve Boşaltım Sistemi, canlılar hayatını sürdürebilmek için protein, yağ, karbonhidrat, su ve mineral gibi çeşitli maddelere gereksinim duyar. İnsan bu tür maddeleri çeşitli besin grupları sayesinde vücuduna Sindirim Ve Boşaltım Sistemi, canlılar hayatını sürdürebilmek için protein, yağ, karbonhidrat, su ve mineral gibi çeşitli maddelere gereksinim duyar. İnsan bu tür maddeleri çeşitli besin grupları sayesinde vücuduna alır. Fakat bu maddeler vücut için oldukça büyüktür ve değişik yollarla küçülterek kana ve hücrelere geçişi sağlanmaktadır. Bu maddelerin ayrıştırılması işlemine sindirim ve bu olayı meydana getiren sisteme de ''sindirim sistemi'' ismi verilir. Sindirim sistemi çeşitli bölümden oluşmaktadır.  Boşaltım sistemi de atıkların vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar.

Sindirim Sistemi Bölümleri

Ağız: Ağız boşluğu; tükürük bezleri, dişler, mukoza ve dili kapsar. Gıda ve suyun bedene alınmasını sağlayan açıklıktır. Bir üst ve alt dudak sayesinde kapatılmıştır. Karbonhidradların kimyasal sindirimi ağızda başlamaktadır. Diğer besinlerin fiziksel sindirimide burada başlar.

Yutak: Ağız ve burnun direk arkasındaki boyun bölümüdür. Gıdanın ağızdan yemek borusuna ulaşmasını sağlar. Sindirim sisteminin yanında solunum sisteminde de yer alan bir organdır.

Mide: Midede ki pilor, antrum ve pilorik sfinkteri de kapsar. Mide yemek borusu ile ince bağırsağın ilk kısmı olan duodenum arasında bulunmaktadır. Yüksek miktarda asidik bir çevreye sahip olan mide peptidaz sindirim enzimlerini içerir.

Yemek Borusu: Yemek borusu gıdanın mideye iletilmesini sağlayan kassal (müsküler) bir borudur. Bu geçiş peristaltizm aracılığı ile olur. Kardiya ise yemek borusu ile midenin birleştiği noktada bulunan açıklıktır. Düz kaslardan oluşmaktadır. Sindirim gerçekleşmez.

Kalın Bağırsak: Sindirim kanalının mide ile anüs arasında konumlanan kısmıdır. Kalın bağırsakta besinler içerisinde kalan mineral ve sular emilir.

İnce Bağırsak: Mide ile kalın bağırsak arasında yer almaktadır. 5 yaşın üstündeki insanlarda genel olarak 5–6 m uzunluğundadır. Üç kısmı vardır. İnce bağırsakta ayrıca sindirim yüzeyini genişleten villuslar da vardır. Bu villüslerin sayesinde emilim gerçekleşmektedir. Villuslar girinti ve çıkıntılardan oluşmuştur.

Sindirim Ve Boşaltım SistemiBoşaltım Sistemi Bölümleri

Boşaltım sistemi; böbrekler, üreterler ve idrar kesesinden oluşan, yapım-yıkım esnasında ortaya çıkan atık maddelerin atımından sorumludur. Vücut işlevlerinin sürekliliği  için hücrelerden atık maddelerin uzaklaştırılması gerekir. Katı ve sıvı atıklar, kan içinde erimiş bir biçimde taşınırlar ve böbreğe ulaştırılarak süzülürler. Bu atıklar üreterler yoluyla idrar kesesine iletilir, belli aralıklarla idrar biçiminde depolanıp, değişik aralıklarla vücuttan uzaklaştırılır. Sindirim ve boşaltım sistemi birlikte ahenk içinde çalışır.

Böbrek:Böbrekler, omurgalılarda bulunan fasulye şeklinde 2 tane boşaltım organıdır. 10 cm kadar olabilen böbrekler, boşaltım sisteminin bir kısmını oluştururlar. Bunlar başta üre olmak üzere atıkları kandan süzer ve onları artmış su ile beraber idrar olarak vucuttan uzaklaştırır. Böbrekleri ve böbrekleri etkileyen hastalıkları inceleyen dal nefrolojidir. Böbreklerin içindeki süzme birimlerine nefron ismi verilir. Kanımızda atık maddelerin dışında karbonhidratların, yağların ve proteinlerin sindirilmesi sonucunda oluşan küçük moleküller,vitaminler ve su gibi yararlı maddelerde bulunur.

Üreterler: Üreterler, böbrek ile idrar torbası arasındaki kısımda bulunurlar. 25-30 cm uzunluğunda, 4-7 mm çapında, kas liflerinden oluşmuş boru biçimindeki yapılardır. Böbreklerde oluşan idrar bu ince borular vasıtasıyla idrar kesesine ulaşır.

İdrar Kesesi: İdrar kesesi yoğun kas liflerinden oluşan, idrarın depolandığı, genişleme özelliği olan torba biçimindeki bir yapıdır. İdrar torbası dolduğu zaman kesenin duvarını oluşturan kas lifleri gerilerek idrara gitme hissi uyandırır ve du]]> Besinlerin Sindirimi https://www.sindirim.gen.tr/besinlerin-sindirimi.html Thu, 29 Nov 2018 17:21:11 +0000 Besinlerin sindirimi; yağ, protein ve karbonhidrat gibi büyük molekül yapısına sahip organik besinlerin hücreler tarafından alınarak kullanılabilmesi için yapı taşlarına kadar parçalanması gerekmektedir. Sindirim ağızda Besinlerin sindirimi; yağ, protein ve karbonhidrat gibi büyük molekül yapısına sahip organik besinlerin hücreler tarafından alınarak kullanılabilmesi için yapı taşlarına kadar parçalanması gerekmektedir. Sindirim ağızda başlar, midede devam eder, ince bağırsakta son bulur.


Karbonhidratların Sindirimi

Karbonhidratların sindirimi ağızda başlar. Tükürükte var olan amilaz enzimi glikojen ve nişasta üzerine etki ederek bu molekülleri parçalar. Sonuçta daha kısa zincirli bir polisakkarit olan dekstrin ve iki adet glikoz molekülünden oluşan maltoz oluşur. Besinlerin ağızda kalma süresi sınırlı olduğundan dolayı karbonhidrat sindiriminin yaklaşık olarak % 5’i burada gerçekleşmektedir.  
Ağız boşluğunda başlayan karbonhidrat sindirimi pankreastan salgılanmış olan amilaz enzimi aracılığı ile ince bağırsakta devam eder. Pankreastan salgılanmış olan amilaz enzimi tükürükteki amilazdan çok daha etkilidir. Ağızda sindirilemeyen nişasta ve glikojen onikiparmak bağırsağında dekstrin ve maltoza parçalanır.
İnce bağırsak mukozasından salgılanan sükraz, maltoz ve laktoz enzimleri sakkaroz, laktoz ve maltozu monomerlerine ayırır. Ayrıca dekstrinaz enzimi de dekstrini glikoz moleküllerine kadar parçalar. Bu şekilde karbonhidratların sindirimi ince bağırsakta tamamlanmış olur.

Proteinlerin Sindirimi

Ağızda protein sindirimi gerçekleşmez. Proteinlerin sindirimi midede başlayıp, ince bağırsakta son bulur. Mide öz suyu içerisinde bulunan pepsinojen, hidroklorik asitle pepsine dönüşür.
Pepsin proteinleri polipeptitlerine parçalar. Süt çocuklarında ise mide öz suyundaki lap enzimi bir süt proteini olan kazeini çökeltir. Böylece pepsin enzimi, kazeini daha kolay sindirebilmektedir.
Midede proteinler tam anlamıyla sindirime uğramaz.  Kimus, mideden sonra onikiparmak bağırsağına geçer. Kimusun ince bağırsağa teması sonucunda mukozadan enterokinaz enzimi salgılanır. Enterokinaz, pankreas salgısı olan tripsinojeni aktifleştirip tripsine dönüştürür. Tripsin de yine bir pankreas salgısı konumunda olan kimotripsinojeni aktifleştirerek kimotripsine dönüştürmekle görevlidir.
Midede parçalanamayan veya polipeptitlere kadar parçalanmış olan proteinler tripsin, kimotirpsin ve ince bağırsak mukozasından salgılanan erepsin enzimleri aracılığı ile aminoasitlere kadar parçalanır.

Besinlerin SindirimiYağların Sindirimi

Besinlerin sindirimi içinde var olan yağın sindirimi ince bağırsakta başlar ve burada biter. Yağların suda çözülmemesi yağın sindirimini zorlaştırır. Fakat safra kesesinden onikiparmak bağırsağına salgılanmış olan safra, yağları mekanik olarak sindirip küçük yağ damlacıklarına çevirir. Böylece yağların yüzey alanları artar ve pankreastan salgılanan lipaz enziminin çok daha hızlı etki etmesi sağlanır. Sonuç olarak yağlar, gliserol ve yağ asitlerine ayrışmış olur.
]]>
Sindirim Sisteminin Sağlığı https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sisteminin-sagligi.html Fri, 30 Nov 2018 05:56:59 +0000 Sindirim sistemi sağlığı; dikkat etmemiz gereken bir husustur. Sindirim sistemi, sindirim borusu ile sindirim bezleri içeren  iki ucu açık ağızla başlayıp anüs ile biten, besinin vücuda alınmasını, vücutta sindirilmesini, ge Sindirim sistemi sağlığı; dikkat etmemiz gereken bir husustur. Sindirim sistemi, sindirim borusu ile sindirim bezleri içeren  iki ucu açık ağızla başlayıp anüs ile biten, besinin vücuda alınmasını, vücutta sindirilmesini, gerekli besin ve enerjinin adsorbe edilmesini ve atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlayan organ sistemidir. Vücutta büyümeyi, gelişmeyi  ve sağlıklı bir şekilde yaşamamızı sağlayan sindirim sisteminin sağlığına dikkat etmeliyiz. Fazlaca yeme alışkanlıklarıyla sindirim sistemi sağlığını bozmamak gerekir. Sindirim sistemi vücutta besinleri kana, kandan da hücrelere geçiren sindirim sistemi sağlık ve yaşamsal fonksiyonları sürdürebilmek için çok önemlidir. Sindirim sisteminin sağlığını korumak için vücuda alınan besinlere dikkat etmemiz gerekmektedir. Vücuda alınan besinler vücuda enerji üretimi kazandırmak için büyüme ve gelişme hormonlarının salgılanması için önemli rol oynamaktadır. Ayrıca vücutta yıpranan kısımların onarılması ve metabolizmanın düzenlenmesi gibi faaliyetler için vücuda alınan besinlerin yaklaşık 70 trilyon hücreye girebilmesi gerekmektedir. Karbonhidrat, protein ve yağ gibi moleküllü besinlerin yapı taşlarına ayırarak hücre zarından geçebilmesi olayına sindirim denir. Vücuttaki besinler sindirilirken enzim adı verilen kimyasal maddeler kullanılır bu maddeler kullanılırken su harcanır. İnsanların geçirdiği hastalıkların büyük bir kısmı yanlış beslenmeden kaynaklıdır. Hastalıkların beslenme alışkanlıklarıyla ilgisi vardır. Doğru ve dengeli beslenme çoğu hastalıkları en aza düşürme konusunda etkilidir.Sindirim sistemi sağlığı için yormamak ve zorlamamak elimizde olan bir durumdur. Vücuda besin fazla alındığında vücut depolar ve vücutta şişmanlık oluşmaya başlar. Dengeli ve yeteri kadar beslenmek vücut ve sindirim sistemi için oldukça önemlidir.  Beslenme sırasında tercih edilen ürünlerin vücuda alınması gereken vitaminlerden, proteinlerden ve minerallerden oluşması sağlıklı bir vücuda sahip olmakta gerekli olan şartlardandır. 

Sindirim Sisteminin SağlığıSindirim sistemi sağlığını korumak için dikkat etmemiz gereken hususlar:
  • Dengeli beslenmek
  • Çok soğuk veya çok sıcak şeyler tercih edilmemelidir
  • Beslenme sırasında yiyecekleri fazla çiğnemek gerekmektedir.
  • Yemek öğünlerinde fazla yemekten kaçınmak gerekir
  • Yemek sırasında ve sonrasında çok fazla su tüketilmemeli
  • Yemek öğünlerinin hemen sonrasında ağır kaldırmamak vücudu hemen yormamak gerekir.
  • Yemek öğünlerinde yeşillik bulundurmak ve tüketmek sindirim sistemi için önemlidir
  • Fazlasıyla kafein tüketmek sindirim sistemine ve vücuda zararlıdır
  • Posalı yiyecekler tüketilmeli elma armut şeftali salatalık gibi besin diğerleri yüksek meyve ve sebzeleri kabuklarını soymadan bol suyla yıkadıktan sonra tüketmelisiniz.
  • Kola ve kimyasal içerikli içeceklerden uzak durulmalıdır.
  • Et ürünleri tüketirken sebze ve salataya ağırlık vermekte fayda vardır.
  • Yemek yaparken kullandığımız yağ ürünlerine dikkat edilmelidir.
  • Acıkmadan yemek yemek sindirim sisteminin sağlığını bozan şıklar arasındadır.
  • Bol salçalı ve bol yağlı kızartma yemeklerini fazlaca tüketmemeli
  • Yemekten hemen sonra banyo yapılmamalı
  • Aşırı baharatlı yemekler tercih etmemek ve acı sınırını aşmamakta fayda vardır.
Saydığımız maddelere dikkat ederek sindirim sistemi sağlığını koruyabilirsiniz.
]]>
Sindirim Organları https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-organlari.html Fri, 30 Nov 2018 14:41:11 +0000 Sindirim organları, sindirim sistemini oluşturur. Bu organlar mekanik ve kimyasal sindirimin gerçekleştiği alanlardır. Mekanik sindirim yapan sindirim organları besinleri küçük moleküllere ayırır. Kimyasal sindirim yapan organlard Sindirim organları, sindirim sistemini oluşturur. Bu organlar mekanik ve kimyasal sindirimin gerçekleştiği alanlardır. Mekanik sindirim yapan sindirim organları besinleri küçük moleküllere ayırır. Kimyasal sindirim yapan organlarda molekülleri en küçük yapı taşlarına dönüştürür. Sindirim kanalı ve bezlerden oluşan sistem, besinlerin vücuda girişi ve sindirimine kadar besinlerden yararlı maddeleri alır, atıkları boşaltım sistemine gönderir. Sindirim organlarına yardımcı olanlar ise pankreas ve karaciğerdir. Karaciğer salgıladığı safra ile, pankreasta özsuyu salgılayarak sindirimi kolaylaştırır.

Sindirim organları nelerdir

Sindirim organları üst sindirim ve alt sindirim organları olarak değerlendirilir.

Üst sindirim organları

Ağız: Alınan besinlerin dişlerle parçalanması, tükürük salgısı yardımıyla yumuşatılması ağızda gerçekleşir. Burada fiziksel ve kimyasal sindirim meydana gelir. Dişlerle besinlerin parçalanması fiziksel sindirimi, tükürük salgısı yardımıyla yumuşatılması kimyasal sindirimi oluşturur. Karbonhidratlar ise ağızda kimyasal sindirimle parçalanır. Ağızdaki dilin görevi besinleri yutağa göndermektir.

Yutak: Ağız boşluğunun arkasında, ağız ve boyun gerisinde bulunan üst sindirim organıdır. Besinlerin ağızdan yemek borusuna geçmesini sağlar.  Yutma refleksinde küçük dil soluk borusunu kapatmakta ve besinlerin soluk borusuna kaçışı önlenmektedir. Bu bölümde fiziksel ve kimyasal sindirim olmaz. Sadece sindirimdeki geçiş bölgesidir.

Yemek borusu ve kardiya: Yutak ve mide arasındaki yemek borusu 20-25 cm uzunluğundadır. Yapısı düz kaslardan oluşmuştur. Besinlerin mideye geçişi kaslardaki gevşeme ve kasılmayla gerçekleşir. Fiziksel ve kimyasal sindirim burada da olmaz. Kardiya bölümü mide ve yemek borusu birleşimindeki açıklıktır.

Mide: Burası besinlerin uzun süre beklediği, yemek borusu ve ince bağırsağın başlangıcındaki duodenum arasındadır. Midede kasılma ve gevşemeyle olan fiziksel sindirim, asitlerle ve enzimlerle olan kimyasal sindirimdir. Proteinlerin midede başlayan kimyasal sindirimi, ince bağırsakta sonuçlanır.

Alt sindirim organları

İnce bağırsak: İnce bağırsak yetişkinlerde 6-8 metre uzunlukta olup, kimyasal sindirimin başlamış olduğu sindirim organıdır. Küçük yaşta olanlarda 5-6 metre kadardır. Yağ, protein ve karbonhidrat sindirimi ince bağırsakta safra ve pankreas özsuyu yardımıyla gerçekleşir. Küçük moleküllere ayrılan besinler kan damarlarına iletilir. Buna emilim denir. İnce bağırsak yüzeyi villus denilen çıkıntılarla kaplıdır. Villuslar emilimi gerçekleştiren ve emilim yüzeyini arttıran oluşumlardır. Sindirim sisteminde bulunan en uzun alan ince bağırsaktır ve üç bölümden meydana gelir;
  • İlk bölüm olan on iki parmak bağırsağı yani duodenum ince bağırsağın en kısa alanıdır. Mide ve jejunum bölümünü birbirine bağlayan bir tüp şeklindedir.
  • Orta kısım jejunum, on iki parmak bağırsağı ve ileum arasındadır. Yetişkinlerde 2-8 metre kadar uzunluğa sahiptir.
  • Son bölüm olan ileum ise yetişkinlerde yaklaşık 4 metre kadardır. İleoçekal valfle çekum kısmından ayrılmaktadır.
Sindirim OrganlarıKalın bağırsak: Bu sindirim organı yetişkin kişilerde ortalama 1,5 metre uzunluğundadır. Besinlerden arta kalan vitaminler, su ve mineraller kalın bağırsak tarafından kana geçirilir. Besinlerdeki yararlı maddelerin dışarıya atılmasına mani olur, atıkların anüsten atılmasını sağlar. Sindirim ince bağırsakta bittiği için, aktif olarak sindirimin içinde olmaz. Burası da 3 bölümden meydana gelir.
  • İlk bölüm çekum ya da kör bağırsak olarak tanımlanan kısımdır. Bu bölümün uzantısı apandisittir.
  • Orta bölüm çekumdan rektuma uzanan kolondur. Çıkan k]]> Sindirim Sistemi Sağlığı https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-sagligi.html Sat, 01 Dec 2018 13:28:32 +0000 Sindirim sistemi sağlığı, bugün insanoğlunun geçirdiği ve geçirmekte olduğu birçok hastalıkla ilintilidir. Hastalıklardan korunmak ve sağlıklı bir yaşam açısından vücudun sindirim sisteminin sağlığı ve  iyi çalış Sindirim sistemi sağlığı, bugün insanoğlunun geçirdiği ve geçirmekte olduğu birçok hastalıkla ilintilidir. Hastalıklardan korunmak ve sağlıklı bir yaşam açısından vücudun sindirim sisteminin sağlığı ve  iyi çalışması ciddi önem taşır.
    Yediğimiz besinler vücudumuzun enerji üretmesini, büyüme gelişimin sağlanmasını, yıpranan hücrelerin onarılmasını  ve metabolizmanın düzenlenmesini sağlamak  için yaklaşık 70 trilyon hücreye girebilmesi gerekir. 
    Karbonhidrat, protein, yağ  gibi büyük moleküllü gıdaların yapı taşlarına bölünerek  hücre zarından geçebilmesi olayına sindirim denir.Sindirim olayı gerçekleşirken enzim adı verilen kimyasal maddeler kullanır ve su harcanır. Sindirim sistemi ise  sindirim organları, sindirime yardım eden organlar ve sindirim sistemi bezlerinden oluşur. Daha sağlıklı yaşamak düzenli ve dengeli beslenmek bizim elimizdedir. Yanlış beslenme sindirim sistemi sağlığını bozar. Sindirim sistemi sağlığını korumak, sindirimden kaynaklanan ve bunun sebep olduğu hastalıklara yakalanmamak için çok önemlidir.

    Sindirim Sistemi SağlığıSindirim sistemi sağlığı için aşağıdaki neler yapabileceğimizi görelim

    • Yemeklerden tam doymadan kalkmalıyız. Sindirim sistemimizi yoracak kadar yememeliyiz. Yemek yerken lokmaları iyice çiğnemeli ve yavaş yemeliyiz. Beynimize giden  açlık sinyali kontrol merkezi yeme süresi ile yakından ilgilidir. Yemeği yavaş yersek eğer 20 dk içerisinde doygunluk hissi oluşacaktır.
    • İyi bir sindirim ağızda başlar bu yüzden mutlaka dişlerimize önem vermeliyiz. Diş hijyenini sağlamalı ve diş hekimi muayenelerini aksatmamalıyız.
    • Öğünleri aceleye getirilmemeli, sakin ve rahat bir yerlerde yemek yenilmelidir.
    • Çok sıcak ve çok soğuk yiyecekleri yemekten kaçınmalıyız.
    • Yemek yedikten sonra ağır hareketler veya banyo yapmamalıyız. En az 1 saat yorucu işlerden kaçınmalıyız.
    • Yemek yemeye çiğ salata ya da meyve ile başlamalıyız. Eti çok fazla tüketmemeli genellikle balık ve sebze yemeyi tercih etmeliyiz. Aşırı acı, yağlı, fazla tuzlu ve baharatlı yiyecekler tüketmemeliyiz. Et ve süt ürünlerini çiğ olarak yememeliyiz. Dana, tevuk eti ızgara yerine güveçte pişirilmelidir.
    • Asitli, kafeinli içeceklerden mümkünse uzak durmalıyız.
    • Yemeğimizi yerken veya yemek yedikten sonra aşırı derecede su tüketmemeliyiz.Yedikten sonra 15-20 dk dinlenmeliyiz.
    • Düzenlik doktor kontrolünden geçmeliyiz.
    • Vücuda alınan gıdaların temiz olmasına dikkat etmeliyiz. Yemeklerden önce ve sonra mutlaka ellerimizi yıkamalıyız. Çürük ve bozulmuş gıdalara dikkat etmeliyiz. Çünkü birçok hastalık su ve besinler yoluyla bulaşır. Tifo, dizanteri, ishal, kabızlık, kolera, ülser ve sarılık sindirim sisteminin sağlığının bozulduğu hastalıklardır.
    • Beslenme saatleri düzenli olmalı yani hep aynı saatlerde yemek yemeye özen gösterilmelidir.
    • Etler iyi pişirilmeden yenmemeli, yemekler aşırı tuzlu olmamalı, lifli gıdalar tercih edilmelidir. Sağlıklı ve dengeli beslenmeliyiz; protein,karbonhidrat, yağ,vitamin,mineral ve suyu ihtiyacımızı karşılayacak oranda ve birlikte almalıyız.
    • Alkollü içkilerden uzak durulmalıdır. Alkol vücudun en büyük düşmanıdır. İçerisinde kimyasal maddeler içeren içecekler yerine  taze sıkılmış meyve suyu, maden suyu, boza, şalgam suyu, ayran, meyan şerbeti v.b. içecekleri içmeliyiz.
    • Düzenli spor yapmalıyız. Bağırsakların çalışması için spor çok önemlidir. Spor yaprak hem fir kalır hem de sindirim sistemimizi rahatlatırız. Tüm hastalıkların başı olan sigaradan mutlak suretle uzak durmalıyız.
    • Elma, armut, şeftali, salatalık gibi posalı yiyecekleri bolca tüketmeli  meyvelerin kabuğunu soymamalıyız.
    • kepek oranı buğdaydaki doğal kepek oranıyla aynı olan kepekli ekmeği beyaz ekmeğe tercih etmeliyiz.Ancak ekmekteki kepeğin fazla olmamasını dikkat etmeliyiz çünkü fazla kepek bağırsaktaki demir emilimini azalttığı için bi süre sonra kansızlığ]]> Bebeklerde Sindirim Sistemi https://www.sindirim.gen.tr/bebeklerde-sindirim-sistemi.html Sat, 01 Dec 2018 14:49:31 +0000 Bebeklerde sindirim sistemi, bebeklerde anne sütü en iyi ve faydalı besindir. Sağlık bakımından oldukça yararı olan anne sütü bebeğiniz için 2 yaşına kadar verebileceğiniz en besleyici ve güvenli besindir. Bebekler anne karnı Bebeklerde sindirim sistemi, bebeklerde anne sütü en iyi ve faydalı besindir. Sağlık bakımından oldukça yararı olan anne sütü bebeğiniz için 2 yaşına kadar verebileceğiniz en besleyici ve güvenli besindir. Bebekler anne karnında bir çok sistemini kullanılmaz. Bebeğin ilk bağırsak içeriği amniyon sıvısı ile artıklar oluşmaktadır. Bebeklerin ilk yaşadığı sorunlardan biri olan sindirim sistemi, oldukça zor ve problemli olabilir. Başlangıç olarak gaz, kabızlık, ve ishal gibi sorunların ortaya çıkması durumunda sindirim sisteminde olan sorunlardır. Oldukça sıkıntı yaratan bu problemlerde bazen bebek bu sorunun üstesinden tek gelemeyebilir.

      Bebeklerde ilk 3 ay dönemine kadar sindirim sistemi tam olgunlaşmamış olabilir. Bu durum gayet normal olarak görünmektedir. Böylesi bir durum karşısında anne sütü alan bebek anne sütünü dahi sindiremeyebilir. Bebek örneğin meme emerken oldukça hava yutabilir. Böylece dışarıdan yuttuğu hava ile oluşan gaz problemi bebeklerde oluşur. Böylelikle bebek emdiği sütten gaz oluşarak sindiremediği gibi sancısı başlar. Bebeklerde sindirim sistemi oldukça hassastır. Bu nedenle her besini sindiremeyebilirler çünkü bu olgunluğa gelmedikleri için ilk 6 ay düzene girebilirler. Ayrıca mama alan bebeklerin sindirim sistemi daha zor bir süreçten oluşmaktadır. Hazır mamaya alışana kadar oldukça sıkıntı çeken bebeklerde bu süreç anne içinde bebek içinde oldukça önemlidir. Zaman içerisinde düzene girecek sindirim sistemi bebekte ciddi bir sağlık sorunu yok ise düzene girer.

      Bebeklerde Sindirim SistemiBebeklerde sindirim sistemi ve ek gıdaya geçiş nasıl olmalı: bebeklerin ilk 6 ay anne sütü alması ve sonra ek gıdaya geçilmesi gereken bir durumdur. Anne sütünün bebek için yetersiz gelme ve daha sağlıklı büyüye bilmesi ve artık ek gıdalarla bebeğimizin tanışma vakti gelmiştir. Sindirim sistemi bebeklerde ek gıdaya hazırlana bilmesi için öncelikle bebeğe hafif çorba türleri verilerek başlanmalıdır. Bu durum bebeğinizin daha kolay sindirmesine yardımcı olacaktır. Yavaşça gıdalarda katı türlerine geçmek bebeğin sindirim sistemini etkilemez. Yeni doğan bebeklerin sindirim sistemleri normal, çalışırken anne adayı panikleyip bebeğin bağırsağında problem var düşüncesine kapılır. Bu durum aslında yeni doğan bebeklerin sık sık tuvaletlerini yapmaları oldukça normal bir durum olarak görülmektedir. Bebeklerde ek gıdaya geçerek sindirim sistemini yormamalı ve ağır gıdalar verilmemelidir. Yavaşça alıştırılmalı sebze ve çorbalar, günlük ev yapımı yoğurtlar yapıp bebeğinize az miktar vererek ek gıdaya başlamış olursunuz. Ayrıca bebeğiniz değişik tatlarla tanışarak mutlu olacaktır. 

      Bebeklerde sindirim sistemi bozulduğu nasıl anlaşılır: ilk aşamada bebeklerde sindirim sistemi  bozukluğu hemen anlaşılmayabilir. Belirti olarak bebeğin aldığı gıdada günlük tüketiminde azalma görülür. Ardından soğuk algınlığı ateş, ve kulak iltihabı gibi belirtiler görülmektedir. Olası bir durum karşısında doktora hemen götürülmelidir. Bebeğin böyle bir durum karşısında ciddi problemler yaşayabileceği duruma gelmemelidir. Bebekteki beslenme ek olarak aldığı gıdalara doktor tarafından gerek görülür ise sizi yönlendirerek bebeğinize nasıl ek gıda desteği tekrar gözden geçirilir. Sindirim sistemi fonksiyonları daha dikkatli olunarak verilecek ek besinlerin bol lifli olarak verilmesi gerekmektedir. Lifli sebzelerle çorba tarzları yapılmalıdır.
      ]]>
      Kimyasal Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/kimyasal-sindirim.html Sun, 02 Dec 2018 11:44:24 +0000 Kimyasal sindirim, sindirim fiziksel ve kimyasal sindirim şeklinde gerçekleşir. Büyük parçalar halinde alınan besinler ağızda dişlerle fiziksel sindirime tabi tutulur. Burada tükürük salgısıyla başlayan kimyasal sindirim, siste Kimyasal sindirim, sindirim fiziksel ve kimyasal sindirim şeklinde gerçekleşir. Büyük parçalar halinde alınan besinler ağızda dişlerle fiziksel sindirime tabi tutulur. Burada tükürük salgısıyla başlayan kimyasal sindirim, sistemin diğer bölümlerinde kimyasal sindirime devam eder. Kimyasal sindirimde hormon kontrolündeki enzimlerin etkisi vardır. Bu tür sindirim hidroliz reaksiyon olduğundan, enzimlerle beraber su kullanılır. Sonuçta oluşan besin monomerleri emilim yoluyla hücrelere gider. Mineral ve vitaminlerde sindirilmeden kana geçer.

      Kimyasal sindirim tablosu

      Karbonhidrat sindirimi: Karbonhidrat canlılar açısından enerji vericidir. Polisakkarit ya da disakkarit şeklinde alındığında, sindirilir ve monosakkaritlere dönüştürülür. Polisakkaritler ilk aşamada disaakkaritlere ardından monosakkaritlere ayrılır. Karbonhidratlar fruktoz, galaktoz ve glikoz gibi monosakkaritlere dönüştüğünde emilirler. Sindirimleri ilk önce ağızda tükürük salgısındaki amilaz enzimiyle başlar. Önce pişmiş nişasta ve glikojene etki eden enzim bunları maltoz ve dekstrinlere ayrıştırır. Tükürük salgısı nötre oldukça yakın asidik salgıdır ve ağızdaki amilaz enziminin aktifleşmesini sağlar.

      Nişasta + Su ---Amilaz-----> Maltoz + Dekstrin

      Yemek borusundan geçerek mideye ulaşan karbonhidratlar burada kimyasal sindirime uğramaz. Midedeki HCI nedeniyle ortam asidik olduğundan, karbonhidratların sindiriminde gerekli enzimler burada işlev yapamaz. Bunun yanında midede karbonhidrat sindiriminde gerekli enzim salgısı da olmaz. Asitli olan besin karışımı buradan ince bağırsağa giderken on iki parmak bağırsağının kana salgıladığı sekretin hormonu da pankreası uyarır. Pankreas bezinin wirsung kanalıyla on iki parmak bağırsağına gönderdiği pankreas özsuyunda bulunan amilaz enzimi ağızdaki gibi glikojen ve nişastayı maltoz ve dekstrinlere ayrıştırır.

      Nişasta + Su ---Amilaz-----> Maltoz + Dekstrin

      Disakkaritlerin sindirimini sağlayan enzimlerde ince bağırsakta üretilir. Ağız ve ince bağırsakta sindirilen polisakkaritlerin sonucunda meydana gelen maltoz ve disakkaritler, ince bağırsağa ulaştığında monosakkaritlere parçalanır.

      Maltoz + Su ----------> Glikoz + Glikoz

      Sükroz + Su ----------> Glikoz + Fruktoz

      Laktoz + Su ----------> Glikozla + Galaktoz şeklinde gerçekleşir.

      Protein sindirimi

      Vücutta yapım ve onarım için kullanılan proteinler, aynı zamanda enerji verici olarak ta değerlendirilir. Kimyasal sindirim proteinler için ağızda başlar. Bunun devamında midede süren kimyasal sindirim, ince bağırsakta sürdürülür. Ağızdan yemek borusuna oradan mideye geçen besinler midede pilor bölgesinde bulunan bazı bezleri uyarır. Bezlerden salgılanan gastrin hormonu da kan yoluyla diğer bezleri uyarır. Bezlerden mide boşluğuna salgılanan mide özsuyu enzimleri burada protein sindiriminin başlamasını sağlar. Mide özsuyu içinde HCI, pepsinojen, süt çocuklarında renin denen lap enzimi olur. Bunun yanında mide duvarının hidrolik asit ve enzimlerden korunmasını sağlayan mukus salgısı da gastrin hormonunun sayesinde daha fazla salgılanır.

      Pepsinojen enzimi aktif değildir. Bu nedenle önce HCI sayesinde aktif enzime dönüştürülür. Böylece pepsin proteinleri pepton denilen parçacıklara ayrıştırır.

      Pepsinojen + HCI ---------> Pepsin (Aktif enzim)

      Protein + Su ---Pepsin-----> Polipeptit (Pepton)

      Süt çocuklarında protein sindirimi midede önce lap enzimiyle, sütte bulunan proteinler kazeine dönüştürülür. Ardından pepsin kazeinlerin amino asitlere ve polipeptitlere ayrıştırır.

      Süt Proteinleri ---Lap------> Kazein + Su

      Kazein ---Pepsin-----> Polipeptit + Aminoasit

      Bu aşamalardan sonra midede bulunan besinler kimus denen bulamaç halinde ince bağırsağa geçer ve bu sırada ince bağırsağın salgıladığı sekretin hormonu da pankreas bezini uyarır. Protein sindirimini pankreas özsuyunda bulunan tripsinojen ve kimoptripsinojen sürdürür. Bu maddeler ince bağırsaktan salgılanan entekrokinaz en]]> Mekanik Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/mekanik-sindirim.html Mon, 03 Dec 2018 10:49:37 +0000 Mekanik sindirim, bir diğer adıyla ise fiziksel sindirim olarak adlandırılmaktadır. Bu sindirim şeklini açıklamak gerekirse, büyük moleküllü besin maddelerinin daha küçük parçalara ayrılmasına, yani fiziksel olarak çiğneme Mekanik sindirim, bir diğer adıyla ise fiziksel sindirim olarak adlandırılmaktadır. Bu sindirim şeklini açıklamak gerekirse, büyük moleküllü besin maddelerinin daha küçük parçalara ayrılmasına, yani fiziksel olarak çiğneme ve kaslar yardımı ile parçalanması işlemidir. Bu sayede besinler kana karışabilecek küçüklüğe gelmiş olurlar. Mekanik sindirim ağız içerisinde dişler yardımıyla çiğneme işlemi ile gerçekleşirken midede kaslar yardımıyla gerçekleşmektedir. Besinler küçük tanecikler haline geldiklerinde mekanik sindirim sonlanır ve kimyasal sindirim başlar. Kimyasal sindirim salgı ve enzimler sayesinde parçalayarak, besinleri kana geçebilmeleri için hazır hale getirilmesi işlemidir. Kimyasal sindirim, ağızda başlar daha sonra mide ve bağırsakta devam edip pankreas ve karaciğerde sona ermektedir.

      Mekanik SindirimMekanik sindirim ağızda başlamaktadır. 

      Sindirim sisteminin ilk organı ağızdır. Besinler ağızda dişler ve çene yardımıyla parçalanır. Bu aşamada mekanik sindirim gerçekleşir aynı anda tükürük bezlerinin salgıladığı tükürük sayesinde de karbonhidratlar emilerek kimyasal sindirim de başlatılmış olur. Ağız parçalanan besinlerin sindirim kanalına alınmasını ve sindirimin başlamasını sağlar.  

      Ağzın yapısını incelersek eğer dişler, dil ve tükürük bezlerinden oluştuğunu gözlemleriz. Dişler, vücudumuzun en sert bölümüdür. Ağzımızda 3 çeşit diş bulunmaktadır bunlar; azı dişleri, köpek dişleri ve kesici dişlerdir. Dişlerin görevi besinlerin ağızda parçalanmasını sağlamak ve yutulabilecek hale getirmektir. Tükürük bezleri, tükürük salgılayarak besinlerin ıslanmasını ve kaygınlaşarak daha kolay ısırılmasını sağlamaktadır. Kayganlaştırma özelliği sayesinde besinler yemek borusuna daha kolay itilmektedir. Dişlerin işini kolaylaştıran en önemli yapılardan biridir. Ağızdaki kuruluğu önler ve kimyasal sindirimin başlamasındaki ilk etkendir. Dil, çizgili kaslar ve tat alma tomurcuklarından oluşmaktadır. Dil çiğneme işleminde, besinlerin tükürükle karıştırılmasında ve besinlerin yutulmasında görev almaktadır. Dilin sindirim işlemine başlaması istemli yapılır fakat çiğneme işlemine yardımı istemsiz yapılan bir durumdur. Besin ağızdan yutağa aktarılır. Yutak, ağız ve burun boşluğu ile yemek ve soluk borusunun birleşim noktasında bulunan kavşak şeklinde bir yapıdır. Besinlerin yemek borusuna geçişini sağlamaktadır. 

      Yemek borusu, düz kaslardan oluşur. İstemsiz çalışan bir organımızdır, besin ve sıvının geçişi sırasında açılarak kanal işlevi görmektedir. Yemek borusuna aktarılan besinler mideye ilerlemek üzere yola çıkar. Mide, sindirim sisteminin en geniş organıdır. Torba şeklindedir ve duvarları düz kaslardan oluşmaktadır. Düzenli olarak kasılan kaslar, mideye gelen besinlerin karışmasını ve bulamaç haline gelmesini sağlar. Bu işlemi gerçekleşirken mide öz sıvısı salgılanır. Mide öz sıvısının içerisinde mide asidi ve enzimler bulunur. Mide de gerçekleşen tüm bu işlemler istemsiz olarak yapılan sindirim işlemleridir. Bu sürece kadar mekanik sindirimin büyük bir kısmı gerçekleşmiş olur. Bu işlemler sonucunda küçük parçalara ayrılmayan tek besin yağlardır. Mideden ince bağırsağa aktarılan yağ molekülleri ince bağırsakta bulunan safra salgısı sayesinde yağ tanecikleri haline getirilir. Mekanik sindirim böylece sona ermiş bulunmaktadır.
      Henüz bitmeyen kimyasal sindirim ise ince bağırsakta pankreas ve karaciğer salgılarıyla devam ederek, kalın bağırsakta son bulmaktadır.
      ]]> Boşaltım Ve Sindirim Sistemi https://www.sindirim.gen.tr/bosaltim-ve-sindirim-sistemi.html Mon, 03 Dec 2018 19:47:30 +0000 Canlıların Boşaltım Ve Sindirim Sistemi yapıları birbiri ile bağıntılı olarak işleyen en temel yapılardır. Bu iki sistem sayesinde kişi dış çevreden almış olduğu besin ve gıdaları işler, büyümesine ve gelişmesine Canlıların Boşaltım Ve Sindirim Sistemi yapıları birbiri ile bağıntılı olarak işleyen en temel yapılardır. Bu iki sistem sayesinde kişi dış çevreden almış olduğu besin ve gıdaları işler, büyümesine ve gelişmesine yararlı olacak kısmını alır ve işine yaramayan kısmını ise dışarı atar. Bu iki sistem sayesinde besinler istenilen düzeyde sindirilir, besin ihtiyacını giderecek miktarı alınıp geriye posa halinde işe yaramayan atılması gereken kısmı kalır. Buradan sonrasında ise işin içine boşaltım sistemi organları girmektedir. Artık bireyin vücudunda herhangi bir faydası olmayan posa haline getirilmiş dışkı ve idrarın atılımının gerçekleşmesi gerekir. Bu işlemden sorumlu olan yapı ise boşaltım sistemin yer alan organlar tarafından gerçekleştirilmektedir.

      Sindirim Sistemi Organları

      • Ağız ( damak, dil, küçük dil): Sindirim sisteminde en etkili olan yapıların başında ağız gelmektedir. Mideden sonra en çok işe yarayan organımız ağzımızdır. Çünkü ağzımın besin maddelerini ilk olarak vücuda geldiği nokta olup oldukça önemli bir konumu bulunmaktadır. Ağız bulunan damak, dil ve diş yapıları sayesinde besin içeri girer girmez parçalanması gerçekleştirilir. Özellikle ön dişler sayesin besin maddesinin girişi için uygun boyuta getirilir. Ardından ağzın içini giren besin maddesi dil yardımı ile hareket ettirilip dişin parçalayamaya yardımcı olan diğer bölümlerine götürülüp iyice küçültülmesi sağlanır. Bu işlemin gerçekleştirilmesi esnasında damak yardımı ile destek sağlanır. Ayrıca damak besinin tadının alınmasında oldukça önemli bir yeri bulunmaktadır. Özellikle halk arasında sıklıkla kullanılan damak tadı kavramı da bu organın işlevinden kaynaklanması sebebi ile ortaya çıkmıştır.
      • Tükürük bezleri (dil altı, çene altı, kulak altı): Tükürük bezleri sindirim sisteminde en etkili yöntemlerin başında gelmektedir. Çünkü tükürük bezleri yardımı ile besin maddelerinin ıslatılması ve yumuşatılması sağlanmış olur. Bu sayede de besinlerin daha kolay bir biçimde sindirilmesi sağlanmış olur. Ağız bölgesinde üç yerde görev alan tükürük bezleri bu sayede besinin daha kolay parçalanmasına yardımcı olmaktadır. Tükürük bezleri dil altı, kulak altı ve çene altında yer almaktadır. Tükürük bezlerinde salgılanan özel bir sıvı madde sayesinde besinin yumuşatılması ve ıslatılması daha kolay bir biçimde gerçekleştirilmektedir.
      • Yutak: Burun ve ağız kısmının hemen arkasında yer alan boyun bölgesi bölümüdür. Besin maddesinin ağız kısmından iyice parçalandıktan sonra yemek borusuna geçmesine yardımcı olan sindirim sistemi organıdır. Yutak aynı zamanda solunum sistemi organıdır.
      • Yemek borusu: Yemek borusu yutak tarafından alınan besinlerin mideye taşınmasında görevli olan organdır.
      • Mide: Sindirim sisteminin en temel organı olup midelerin parçalanması ve özümsenmesi konusunda oldukça önemli bir yeri bulunmaktadır. Midede bulunan asitler sayesinde sindirim daha kolay bir biçimde gerçekleşir.
      • İnce bağırsak: mide ile kalın bağırsak arasında bulunan bu yapı midede asit yardımı ile sindirilen besinlerin geldiği yerdir. İnce bağırsak yapısı yetişkin bir bireyde 4 metreden fazla olduğu bilinmektedir. Sindirimde görevli olan önemli bir organdır.
      • Kalın bağırsak: Sindirim olayının bitmesinden hemen öncesinde görev alan organdır. Bu organda artık posa haline gelmiş olan besinlerin son olarak su, mineral ve vitaminlerinin çekildiği ya da emildiği bölge olarak bilinmektedir. Hemen sonrasında ise işe yaramayan kısım anüse ulaştırılır.
      • Anüs: kalın bağırsaklarda bütün besin değerleri emildikten sonra posa haline gelen yapının dışarı atılmasında yardımcı olan organdır.

      Boşaltım Ve Sindirim Sistemi

      Boşaltım Sistemi Organları

      • Böbrekler: Omurgalı canlılarda fasulye şeklinde]]> Fiziksel Ve Kimyasal Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/fiziksel-ve-kimyasal-sindirim.html Tue, 04 Dec 2018 14:45:48 +0000 Fiziksel ve Kimyasal Sindirim, İnsan vücudu normal şartlarda tüketilen besinleri iki farklı şekilde sindirir. Bunlara mekanik (fiziksel) ve kimyasal sindirim denir. Fiziksel (mekanik) sindirim nedir Fiziksel ve Kimyasal Sindirim, İnsan vücudu normal şartlarda tüketilen besinleri iki farklı şekilde sindirir. Bunlara mekanik (fiziksel) ve kimyasal sindirim denir. 

        Fiziksel (mekanik) sindirim nedir

        Mekanik sindirim halk arasında fiziksel sindirim olarak da bilinir. Tüketilmekte olan besinlerin öğütülerek küçük parçalar haline getirilmesine mekanik sindirim denir. Kimya bilimi içerisindeki fiziksel değişimden de anlaşılabileceği gibi mekanik sindirim durumunda da besinlerin kimyasal yapısı değil fiziksel olarak değişimleri gerçekleşir. 

        Fiziksel sindirimde besinler mide içerisinde daha kolay sindirilebilmesi için küçük parçalar haline getirilirler. Bu sindirim türü ağızda ve ince bağırsak içerisinde meydana gelir. Ağız içerisinde besinler dişler yardımı ile küçük parçalar haline getirilirken ince bağırsakta safra salgısı ile çok küçük moleküller haline getirilirler. Örneğin vücuda alınan yağ safra salgısı ile yağ taneciklerine dönüşür.  

        Fiziksel sindirim ağız içerisinde, midede ve ince bağırsakta gerçekleşir. Bu durumlar:
        • Ağız içerisinde dişler yardımı ile besinlerin parçalanması, 
        • Midede gerçekleşen kasılma ve gevşeme hareketleri ile besinlerin bulamaç haline getirilmesi, 
        • İnce bağırsak içerisindeki safra salgısı sayesinde büyük yağ moleküllerinin, küçük yağ taneciklerine dönüştürülmesi olarak sıralanabilir. 

        Kimyasal sindirim nedir

        Kimyasal sindirim tüketilen besinlerin yapı taşlarına ayrılması işidir. Kimyasal yapıda gerçekleşen sindirim söz konusudur. Örnek verecek olursak, bazı besinlerin yapısında bolca nişasta bulunur. Yapılan sindirim işleminde, nişasta onu oluşturan glikoz taneciklerine dönüşüyor ise bu bir kimyasal sindirim durumudur. Kimyasal değişim enzimler yardımı ile yapılır.

        Kimyasal sindirim durumu ağız içerisinde, mide ve bağırsakta, pankreas ve karaciğerde oluşur. Bunlar da:
        • Ağızda: Karbonhidratların sindirilmesi başlar-Tükürük içerisindeki enzimlerin yardımı ile. 
        • Midede: Proteinlerin sindirilmesi-Mide öz suyunun ve mide enzimlerinin yardımı ile. 
        • İnce bağırsakta: Karbonhidrat, yağ ve protein üçlüsünün sindirilmesi - pankreas öz suyunun yardımıyla
        Ağız içerisinde besinler, dişler ve dil tarafından fiziksel bir şekilde parçalanırken, tükürükler tarafından kimyasal yapı olarak bir seviyede parçalanır. Daha sonra bu besin peristaltizm ile yemek borusundan mideye geçiş yapar. Mide içerisinde de parçalanmaya devam eder. Burada büyük yiyecek parçaları daha küçük parçalara ayrılır, yani büyük oranda bir mekanik sindirim vardır. Bunun yanı sıra, az miktarda bir kimyasal işlem de görür, özellikle de proteinler mide içerisindeki enzimlerin yardımıyla kimyasal bir şekilde parçalanmaya başlar. Besin daha sonra ince bağırsağa girer ki burada bakteriler ve enzimler yardımı ile parçalanma işlemi meydana gelmektedir ve yararlı olan partiküller kana karıştırılır. Kalan partiküller ise dışkı biçiminde vücuttan atılır.

        Fiziksel Ve Kimyasal SindirimFiziksel ve kimyasal sindirim arasındaki Fark
        • Mekanik sindirim sırasında besinler yapısal bir değişime uğramaz, kimyasal sindirim sırasında ise gerçekleşir.
        • Kimyasal sindirim enzimler yardımı ile gerçekleşir, mekanik sindirimde enzimler yoktur.
        ]]>
        Sindirim Çeşitleri https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-cesitleri.html Wed, 05 Dec 2018 11:27:58 +0000 Sindirim çeşitleri, sindirim, büyük moleküllü besin maddelerinin, sindirim sistemi organlarında parçalanarak kana geçebilecek hale gelmesine sindirim denir. Sindirim sisteminin görevi ise, besinlerin hücrelerimiz tarafından kullan Sindirim çeşitleri, sindirim, büyük moleküllü besin maddelerinin, sindirim sistemi organlarında parçalanarak kana geçebilecek hale gelmesine sindirim denir. Sindirim sisteminin görevi ise, besinlerin hücrelerimiz tarafından kullanılabilecek kadar küçük parçalara bölerek kana geçmesini sağlamaktır. Sindirim sistemi çeşitleri ikiye ayrılır. Bunlar, mekanik (fiziksel) sindirim sistemi ve kimyasal sindirim sistemidir.

        Sindirim sistemi çeşitleri

        Mekanik (fiziksel) sindirim: mekanik sindirim besinlerin kimyasal yapı ve özelliklerinde bir değişme olmadan sadece fiziksel etkileri yani, dil, diş, bağırsak, mide hareketleri sayesinde küçük parçalar halinde ayrılması olayıdır. Yani besinlerin kesilip parçalara ayrılması, mide ve bağırsaklarda  ki salgılanan su sayesinde yumuşak bir hale gelir. Besinlerin kimyasal yapısı değişmez. Ancak yaşanan bu olaylarla enzimlerin etki yüzeyi arttırıldığı için, esas sindirim kolaylaşır ve hızlanmış olur. 

        Kimyasal sindirim: kimyasal sindirim ise hücrelerin protein, yağ ve katbonhidratlı bileşiklerden faydalanabilmesi için bunların hidroliz edilmeleri gerekmektedir. Hidroliz; besin maddelerinin su yardımı ile parçalanması işlemine denir. Kompleks besinlerin bazı ara bileşiklerine kadar parçalanmasına eksik sindirim denir. Besin maddelerinin en küçük bileşenlerine ve parçalanmasına ise tam sindirim denir. Sindirim çiğneme olayı ile başlar. Besinlerin çiğneme ve kas hareketleri ile küçük parçalara ayrılması mekanik sistemdir. Besinlerin enzim adı verilen bazı salgılar yardımı ile parçalanmasına ise kısaca kimyasal sindirim denir.

        Sindirim ÇeşitleriKimyasal sindirim ve mekanik sindirim arasındaki fark, mekanik sindirimde besinler yapısal değişime uğramaz. Kimyasal sindirimde yapısal değişiklikler meydana gelir. Kimyasal sindirimde enzimler kullanılır. Mekanik sistemde ise emzimler kullanılmaz.

        Sindirim organları; temel sindirim sistemi organları, sırası ile şöyle anlatabiliriz. Bunlar; ağız, yutak borusu, yemek borusu, mide, oniki parmak bağırsağı ve kalın bağırsaktır. Sindirim sistemine yardımcı yardımcı organlar ise karaciğer ve pankreastır.

        Sindirim sistemi hastalıkları; en sık görülen sindirim sistemi hastalıkları bulantı, kusma, ishal, kabızlık, ülser, safra kesesi iltihabı, siroz, basur, safra kesesi taşı olarak sayılmaktadır. Ayrıca sindirim sisteminin ana organları ve yan organları bulunmaktadır. Besin o organların içinden geçiyor ise bu organlara ana organlar denir. Bir organ tarafından salgılanan salgılar besinlere dışarıdan ekleniyorsa bu organlara da yan organlar denir.
        ]]>
        Sindirim Sistemi Ağız https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-agiz.html Wed, 05 Dec 2018 21:24:10 +0000 Sindirim Sistemi Ağız, Sindirim sistemi vücudumuzda işleyen en önemli sistemlerden birisi olup bu sistem hakkında bilim insanları tarafından birçok araştırmalar yapılmıştır. Sindirim olayının gerçekleşmesi konusunda ya Sindirim Sistemi Ağız, Sindirim sistemi vücudumuzda işleyen en önemli sistemlerden birisi olup bu sistem hakkında bilim insanları tarafından birçok araştırmalar yapılmıştır. Sindirim olayının gerçekleşmesi konusunda yapılan çalışmalar neticesinde insan vücudu incelenip bu sistemin nasıl işlediği konusunda birçok bilgiye ulaşılmıştır. Sindirim sistemi yapıları içerisinde yer alan birçok organ birbiri arasında koordineli bir çalışma neticesinde dışarından vücuda giren besinlerin sindirilmesine yardımcı olmaktadır. Bu işlem esnasında en etkili ve ilk giriş kısmının yapıldığı Sindirim Sistemi Ağız bölümü oldukça önemli bir yere sahiptir. Çünkü sindirim işleminin gerçekleşmesinde ilk girdinin yapıldığı yer bu noktadır. Bu sebepten ötürü sindirim sisteminde ağız kısmının önemli bir konumu bulunmaktadır.

        Sindirim Sistemi Ağız

        Nasıl ki sindirimde görev alan her bir organın sindirim işlemini gerçekleştirmede bir görev üstlenmiş iseler ağız içinde aynı durum söz konusudur. Sindirim Sistemi Ağız konusunda ağzın yapmış olduğu görev ise oldukça hassas olup belki de işin en lezzetli kısmının bu bölüm olduğunu belirtebiliriz. Çünkü ağız yapısı besinlerin girdiği ilk kısım olup ağız ile birlikte sindirim sistemi işlemi gerçekleşmektedir.

        Sindirim Sistemi Ağız ile başlar. Dışarıdan vücuda giren besinler ya da gıda maddeleri ağız yardımıyla parçalanması sağlanır. Hemen ardından ise devreye dişler girer. Dişler ağza alınan besinlerin ağız yapısına alınacak miktarını ön dişler yardımı ile iyice parçalayıp küçülterek ağız yapısının içerisine rahatlıkla girmesini sağlar. Hemen ardından ise dil devreye girer. Dilimiz sayesinde ağız içerisinde yer alan besinlerin hareket ettirilmesi oldukça kolaylaşır. Dil aynı zamanda besin maddelerinin dişin diğer parçalayıcı ve öğütücü bölümlerine gönderilmesinde yardımcı olması sebebi ile oldukça önemli bir organdır. Aynı zamanda dil alınan besinleri tatlarının algılanması konusunda da etkin rol oynar. Dil yardımı ile dişlere gönderilen besinler iyice parçalanıp ufak hale getirilerek sindiriminin kolaylaştırılması sağlanır.

        Bundan sonra ise devreye ağız içerisinde yer alan tükürük bezlere girmektedir. Çene altında, kulak altında ve dil çevresinde yer alan tükürük bezleri sayesinde ağza alınan besinlerin daha kolay sindirilmesi sağlanır. Tükürük bezlerinin salgılamış olduğu sıvı sayesinde besin ıslatılır ve daha kolay bir şeklide parçalanması için yumuşatılmış bir hale gelir. Artık iyice parçalanmış hale gelen besinler ağızdan yutak yardımı ile yemek borusuna iletilmesi gerekir. Bu işlemin gerçekleştirilmesinde de dil görev alır. Yutaktan geçecek kadar küçültülmüş hale gelen besinler dilin besini arkaya göndermesi ile besinin yutağa ulaşması sağlanır. Böylelikle Sindirim Sisteminde Ağız kendi görevini yerine getirmiş olur.

        Sindirim Sistemi Ağız

        Sindirim Sisteminde Ağızda Yaşanan Sorunlar

        Sindirim işlemi gerçekleştirileceği esnada ağızda meydana gelen bir takım yaralanmalar neticesinde kişide besini sindirmek eziyet haline gelebilir. Örneğin dudak çevresinde çıkan bir uçuk, damakta oluşan yaralar, bademcik şişmesi sorunu, diş rahatsızlıklarının yaşanması, tükürük bezlerinin işlevini yerine getirememesi ya da dilde oluşan bir takım yaralanmalar sindirimi zorlaştıran durumlardır. Ağız ve çevresinde yaşanan bu tür sorunlar giderilmesi halinde sindirim daha kolay hale gelecektir. 

        ]]>
        Canlılarda Sindirim Sistemi https://www.sindirim.gen.tr/canlilarda-sindirim-sistemi.html Wed, 05 Dec 2018 22:29:29 +0000 Canlılarda sindirim sistemi: İnsanlarda, hayvanlarda, omurgalılarda yada omurgasızlarda canlılığını devam ettirmelerini sağlayan bir sistemdir. İnsanlar, hayvanlar ve canlı niteliği taşıyan tüm gözle görülen yada görülemey Canlılarda sindirim sistemi: İnsanlarda, hayvanlarda, omurgalılarda yada omurgasızlarda canlılığını devam ettirmelerini sağlayan bir sistemdir. İnsanlar, hayvanlar ve canlı niteliği taşıyan tüm gözle görülen yada görülemeyen canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için beslenmelidir. Canlılar vücutlarına besin almazsa yaşamlarını devam ettiremezler. Canlıların yaşamlarını sürdürebilmek için gerekli madde ve besinleri vücutlarına ve hücrelerine alma olayına beslenme denmektedir. 

        Alınan besin maddelerinin işlenmesinin 4 temel aşaması vardır:
        • Yeme
        • Sindirim
        • Emilim
        • Dışkılama olmak üzere 4 temel aşaması vardır
        Canlılarda sindirim sisteminin görevi besin moleküllerinin hücre zarından geçmesini sağlamaktır. Sindirim sistemi alınan besinleri parçalayarak enzimlerin etki edeceği yüzey alanının genişletilmesi görevini üstlenmektedir. Omurgalı canlılarda sindirim kanalı ağızdan, yutak, yemek borusu, kursak mide, taşlık, bağırsak ve kloaktan oluşur. Ayrıca karaciğer ve pankreasta sindirimde rol alan diğer organlardır. İnsanlarda sindirim sistemi ağız ile başlayıp anüs ile sona ermektedir. İnsanlarda sindirim sistemi vücudun ortasına uzanan iki ucu açık bir boru şeklindedir. Bu boru sırasıyla ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak ile anüsten oluşur.

        Sindirim kanalının 2 ortak özelliği bulunur:
        • Sindirim kanalı yapısal olarak içten dışarıya doğru mukoza, düz kas ve bağ dokudan oluşur.
        • Besin maddelerinin sindirim kanalında ilerlemesi kanal duvarındaki düz kasların kasılmaları ile gerçekleşir.
        Canlılarda Sindirim SistemiCanlılarda sindirim sistemi dörde ayrılır:
        • Hücre içi sindirim: Hücre içi sindirim bazı mantarlar, amipler, akyuvarlar, terliksi hayvan süngerler gibi organizmalarda gözlemlenir. Çok hücreli heterotrof canlılarda ve hayvanlarda besinler hücreye alınarak besin kofulları içerisinde enzimlerle yapı taşlarına parçalanır. Bu olaya hücre içi sindirim denir. Hücre içi sindirim bitkilerde, protistalarda, süngerlerde, sölenter gibi canlılar ile akyuvar hücrelerinde görülmektedir. Protista sünger çeşitlerinde besin hücrenin içine katı besin yada sıvı besin olarak alınır. Alınan besinin çevresi zar ile kapatılır besin kofulu oluşturulur. Oluşturulan besin kofulu lizozomla birleşir ve lizozomun içinde bulunan sindirim enzimleri besinleri parçalar bu aşamalarda oluşan yapı taşları koful zarından stoplazmaya geçer ve hücre metabolizmasında kullanılır. Atık maddeleri taşıyan ekzositozla maddeler hücre dışına atılır. Atık maddeleri taşıyan kofula boşaltım kofulu denir. Sindirim işleminin zarla çevrili organel içerisinde olması hücrenin kendini sindirmesini engeller.
        • Hücre dışı sindirim: Hücre dışı sindirim hücre dışına salgılanan enzimlerle olmaktadır ve sindirim hücre dışında olur. Sindirim sonucunda oluşan küçük moleküller hücrelerin içine alınır ve kullanılır. Lizozomlarla  besin kofulunun birleşmesi sonucunda alınan maddeler sindirim kofullarında sindirilir. Sindirilen kofullar oradan stoplazmaya geçer ve gerekli yerlerde kullanılırlar. Bu işlemlerin tamamına hücre dışı sindirim denmektedir.
        • Mekanik sindirim: Mekanik sindirim dışarıdan alınan büyük parçalı besinlerin önce ağız yoluyla küçültülerek ve daha sonra mide ve bağırsaklarda fiziksel olarak daha küçük parçalara ayrılmasına denir. Mekanik sindirimin amacı besin moleküllerinin hücre zarından geçmesini sağlamaktır. Alınan besinlerin parçalanarak enzimlerin etki edeceği yüzey alanına dağılmasına mekanik sindirim denir. Mekanik parçalama dişler mide ve bağırsaktaki kas hareketi ve safra salgısı ile gerçekleşir.
        • Kimyasal sindirim: Alınan büyük moleküllü besinler enzimler yardımıyla daha küçük moleküllere parçalanmasına kimyasal sindirim denir. Kimyasal sindirim sonucu proteinler]]> Kuşlarda Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/kuslarda-sindirim.html Thu, 06 Dec 2018 15:30:30 +0000 Kuşlarda sindirim, Kuşlarda sindirim sistemi ögeleri sırası ile ağız, yemek borusu, kursak, mide, taşlık, bağırsak ve kloak yani anüstür. Ayrıca kuşlarda pankreas ve karaciğer direk olarak sindirim borusuna bağlıdır. Kuşlarda sindirim, Kuşlarda sindirim sistemi ögeleri sırası ile ağız, yemek borusu, kursak, mide, taşlık, bağırsak ve kloak yani anüstür. Ayrıca kuşlarda pankreas ve karaciğer direk olarak sindirim borusuna bağlıdır. İnsanlarda ve bazı canlılarda besinleri ilk aşamada parçalayacak dişler vardır fakat kuşlarda durum biraz farklıdır. Gaga şeklini almış ağızda bulunmaz. Diğer canlılarda dişlerin üstlendiği görevi kuşlarda taşlık üstlenmiştir. 

          Dışarıdan besin alma ve besin ihtiyacını karşılama görevini kuşların gagaları üstlenir. Kuşlardaki gaga dişler kadar parçalayıcı ve öğütücü değildir. Bu durumdan dolayı besinlerin bir kısmı gaga tarafından öğütülürken diğer bir öğütme görevini de taşlık üstlenir. Kuşlarda taşlığın görevi, diş olmadığı için besinlerde ileri derecede parçalanma yapılamaz ve kursağa besin tam olarak parçalanmadan gider. Burada besinlerin öğütme işlemini kursak gerçekleştirir. Kuşlarda SindirimKuşlarda sindirim sistemi gaga ile alınan besinin yutakdan yemek borusuna oradan da kursağa geçiş yapmaktadır. 

          Kuşların kursak bölümünde besinler bir süre depolanır. Depo edilen besinler daha sonra mideye aktarılır. Bu işlemdeki amaç besinleri yumuşatmaktır. Kuşlar çoğu zaman kuru ekmek kalıntıları, bulgur, arpa ve kuş yemleri gibi kuru besinler vücuda alırlar. Et ile beslenen kuşların bağırsakları da kısadır. Vücutlarına aldıkları besinleri sindirim sıvılarıyla karıştırılan besinler daha sonra mide bölümünde iyice öğütülür ve ince bağırsağa geçer. Burada ise pankreastan gelen salgılarla kimyasal olarak parçalanan besinler emilir. Sindirilemeyen besinler ise kalın bağırsağa gider ve anüs yani kloak ile vücuttan dışarı atılır. Evde beslenen kanarya kuş çeşitlerinde kuş kumu sindirim için önemli rol oynamaktadır. Yemler mideye tam olarak sindirilmeden ulaşırsa kuşta zayıflama ve kuşlarda sindirim sistemi hastalıkları kendini göstermeye başlar.

          Kuşlarda sindirim sistemi hastalıkları gözlemlendiğinde kullanılması gereken ilaçlar:
          • Mikostatin damla
          • Andolor amp
          • Urfamycin amp
          • Rif ampercefurly kapsül
          • Polisamin fort vitamin
          ]]>
          Karbonhidratların Sindirimi https://www.sindirim.gen.tr/karbonhidratlarin-sindirimi.html Fri, 07 Dec 2018 11:03:22 +0000 Karbonhidratların sindirimi, karbonhidratların bir çoğu vücuda glikojen, nişasta ve komplex şekerler şeklinde girer. Bu bileşikler, glikoz gibi çok basit şekerlerden oluşur. Nişasta ve glikojen birçok glikoz moleküllerinin Karbonhidratların sindirimi, karbonhidratların bir çoğu vücuda glikojen, nişasta ve komplex şekerler şeklinde girer. Bu bileşikler, glikoz gibi çok basit şekerlerden oluşur. Nişasta ve glikojen birçok glikoz moleküllerinin birbirine bağlanmasıyla meydana gelen çok büyük moleküllerdir. Çay şekeri olan sakkaroz kompleks bir şekerdir. Sakkaroz moleküllü iki adet altı-karbonlu şeker molekülünün birbirine bağlanmasından meydana gelir.

          Besin olarak hayvan vücuduna giren enerji kaynaklarının başında karbonhidratlar gelmektedir. Karbonhidratların içeriğinde bulunan enerji, nişasta ve kompleks şekerin glikoza parçalanması sonucu hücreler tarafından aktif hale gelir. Karbonhidratların sindirimi, sindirim sisteminin iki bölgesinde, ağız ve ince bağırsakta olur.

          Karbonhidratların sindirimi, tükürükteki bir enzimin etkisiyle başlar. Bu enzim amilazdır. Amilaz nişastayı oldukça etkilemektedir. Amilazın içerisinde olduğu enzim grubuna karbonhidraz denir. Amilaz nişasta molekülündeki birbirine olan bağları parçalar ve bu parçalanma sonucu meydana gelen maddelere tükürüğün su moleküllerini etkiler.

          Enzim bölgenin asit veya baz (pH) konsantrasyonuna göre oldukça etkili olur. Tükrükteki amilaz yalnız bazik ortamda etkilidir. Mide öz suyu tüm yiyecekleri parçalar ve çok asitlidir. Amilazın faaliyeti asitli ortamda durduğu için, midede nişastanın sindirimi yapılmaz.

          Karbonhidratların sindirimi ince bağırsakta tamamlanır. Amilaz enzimiyle meydana gelen maltoz hemen sonra ince bağırsakta özel bir enzimle glikoza parçalanır. Ağızda parçalanan nişasta pankreastan gelen amilazın etkisiyle ince bağırsakta sindirilmektedir. Karbonhidratların sindiriminin çoğunda son ürün glikozdur. Glikoz şekeri hücrelerin solunumunda kullanılır. Bazı karbonhidratlar sindirim sisteminde, sindirme işleminde beş karbon atomuna sahip şekerler meydana gelir.

        Karbonhidratların SindirimiKarbonhidratların sindirimi ağızda başlar. Besin ağızda çiğnenirken tükrükteki amilaz enzimi, glikojen ve nişasta molekülündeki bağları koparır. Onları daha küçük parçalara ve maltoza ayırır. Karbonhidratlar midede hiçbir kimyasal değişime uğramadan oniki parmak bağırsağına kadar gelir. Besin bağırsağa girdiğinde, bağırsak hücrelerinden pankreası uyaran bir hormon salgılanır. Bu hormon, pankreastan öz suların salgılanmasını sağlamaktadır. Pankreas öz sularındaki enzimler (amilaz) ağızda tamamen parçalanmayan karbonhidratları disakkaritlere (maltoza) kadar parçalar.

        Disakkaritlerin sindirimini sağlayan enzimler bağırsak öz suyunda bulunmaktadır. Bu enzimler (maltaz, sükraz ve laktaz) ise disakkaritleri monosakkaritlere parçalar. Böylece karbonhidratların sindirimi bağırsaklarda tamamlanmış olur. İnsanda selüloz sindirici enzim üretilmediği için selüloz kalın bağırsaklardan dışkı olarak vücuttan dışarı atılır.

        ]]> Sindirime Yardımcı Organlar https://www.sindirim.gen.tr/sindirime-yardimci-organlar.html Sat, 08 Dec 2018 05:18:48 +0000 Sindirime Yardımcı Organlar; besin maddelerinin içeriğinde olan karbonhidrat maddelere göre protein, yağ, vitamin, su ve mineraller olarak gruplandırılmıştır. Büyük moleküllü besinlerin hücrelerin kullanabileceği kadar küçü Sindirime Yardımcı Organlar; besin maddelerinin içeriğinde olan karbonhidrat maddelere göre protein, yağ, vitamin, su ve mineraller olarak gruplandırılmıştır. Büyük moleküllü besinlerin hücrelerin kullanabileceği kadar küçük moleküllere parçalanması gerekir. Vücuda alınan besinler hücre zarından geçebilecek duruma sindirim işlemi sonucunda meydana gelir. Sindirim büyük moleküllü besinlerin hücrelerimizin kullanacağı kadar küçük moleküllere dönüşümü olayıdır. Öyleyse vücudumuzda sindirim, besinlerin hücrelerimizin kullanabileceği kadar küçük parçalara bölünmesiyle kana geçişini sağlamak sindirim sisteminin görevidir. Sindirim çiğneme işlemiyle başlamaktadır. Besinlerin çiğneme ve kas hareketleri sonucu küçük parçalara ayrılmasına mekanik sindirim ismi verilir. Besinlerin enzim adı verilen salgılar sayesinde parçalanmasına da kimyasal sindirim ismi verilir. Mekanik sindirim, besinlerin sindirim enzimleri olmadan, yalnızca fiziksel şekilde dil, mide, diş, bağırsak hareketleriyle parçalanarak, küçük parçacıklar haline gelmesi olayıdır. Yani besinlerin kesilmesi, parçalanması, bağırsak ve midelerde gönderilen sular sayesinde boza kıvamına gelmesidir. Kimyasal sindirim ise parçalanmış ve sulandırılmış besinlerin enzimler sayesinde tükürük, mide ve bağırsak öz suları, pankreas ve karaciğerin salgısıyla kimyasal değişime uğrayarak, yapı taşlarına ayrılmasıdır. Kimyasal sindirimde mutlaka enzim ve su kullanılmaktadır.

        Karaciğer: Safra ismi verilen bir salgı üretir ve sindirime yardımcı organlar arasındadır. Safra salgısı bir kanal aracılığı ile yağların kimyasal sindirimini yapabilmek için ince bağırsağa gönderilir. Karaciğer tüm vücudun en büyük organıdır ve yaklaşık 2 kilogram ağırlığındadır. Karın boşluğunda ve sağ üst kısmında konumlanmaktadır. Karaciğer sağ lob ve sol lob olmak üzere iki ayrı bölüme ayrılır. Loblarda öd salgısı yani safra üretilir. Karaciğerden ayrılan bir kanal, loblarda üretilmiş olan safrayı safra kesesine taşımakla görevlidir. Safra kesesinden çıkan koledok kanal ise, safra salgısını on iki parmak bağırsağına ulaştırır. Burada safra salgısı yağları yağ damlacıkları olarak inceltmek ve bu şekilde yağların sindirim yüzeyini artırmak amacıyla kullanılmaktadır. Safra salgısı yavaş yavaş suyunu kaybettiği sırada safra taşları oluşur. Bu durumda koledok kanalı tıkanır. Safranın geri emilmesi ile kana karışır ve kan yoluyla dokulara taşınmaktadır. Bu şekilde sarılık hastalığı meydana gelir. 

        Karaciğerin yaklaşık olarak 400‘e yakın görevi bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını belirtecek olursak; Yağların sindirimini daha çok hızlandıran ve rektum da zararlı bakterilerin üremesini engelleyen safra sıvısını üretir. A, D, E, K, B12 vitamini depolanmasına olanak sağlar ve ayrıca A vitamini üretimine de yardımcı olmakla görevlidir. Vücutta enerji kaynağı olan glikozu, karaciğerde glikojen şeklinde saklayıp, insülin hormonu denetiminde kana dağıtır. Vücutta zararlı maddeleri zararsız bir duruma getirmektedir. Kanın pıhtılaşmasında görev alan proteinleri üretmekle yükümlüdür. Proteinlerin, yağın ve karbonhidratların metabolizmasını düzenler. Proteinlerin karbonhidrat ve yağa dönüşümünü sağlar. Lenf yapımında görevlidir. Proteinler parçalandıktan sonra açığa çıkan amonyağı daha az zehirli olan üre haline çevirmektedir. Yaşlı alyuvarların parçalanmasıyla açığa çıkan demirin depolanmasında yardımcı olur ve alyuvar hücrelerinin üretilmesine olanak sağlar.

        Pankreas: Sindirime yardımcı organlar arasında pankreas öz suyunu salgılamakla görevlidir. Pankreas öz suyu proteinlerin, karbonhidratların ve yağların kimyasal sindiriminde etkili enzimleri içermektedir. Midenin sol alt kısmında yer alır. Uzun bir yaprağa benzer. Ortasında boydan boya uzanan bir kanal bulunmaktadır. Pankreas hem hormon, hem de enzim salgılayabilen karma bir bez yapısına sahiptir. Pankreas, ince bağırsağın uyarılması sonucu öz su salgılar. Pankreas öz suyunun içinde lipaz enzimi, amilaz ve tripsinojen enzimleri yer almaktadır. Lipaz enzimi, amila]]> Sindirim Sisteminde Emilim https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sisteminde-emilim.html Sat, 08 Dec 2018 05:38:59 +0000 Sindirim Sisteminde Emilim, Yaşayan canlı ceşitliliğine bakıldığında omurgalı canlılar içinde en gelişmiş sindirim sisteminin memeliler ve kuşlarda olduğu görülür. İnsan sindirim sisteminde emilim ağız ile başlar ye Sindirim Sisteminde Emilim, Yaşayan canlı ceşitliliğine bakıldığında omurgalı canlılar içinde en gelişmiş sindirim sisteminin memeliler ve kuşlarda olduğu görülür. İnsan sindirim sisteminde emilim ağız ile başlar yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüs olarak sonlanır. Bunların yanında yutak, tükürük bezleri, pankreas ve karaciğer sindirime yardımcı olan diğer organlardır. 

        Sindirimde emilim ağız ile başlar vücut içine ağızdan alınan besin dişler aşağı yukarı hareketi ile parçalanır, çiğnenir ve öğütülür. Ağız da çiğnenen besinlerden elde edilen tat dil sayesinde elde edilir. Dil çiğneme esnasında besinlerin uygun dişlere yönlenmesini sağlar. Çizgili kaslardan oluşan dilimiz lokma parçalarının oluşmasına da yardım eder. Dilde bulunan sinirler vasıtası ile besin tadı beyne iletilir ve ilk emilim gerçekleşmiş olur. Devamında besinler emniyet kilidi olan yutağa gelir. Yutakta tad alma durumu söz konusu değildir. Besinler yutaktan yemek borusuna oradan da mideye inerek kimyasal ve mekanik sindirim emilimi başlar.

        Sindirim sistemi içinden geçen enzim ve suyun etkisi ile şekerin (karbonhidrat), protein ve yağların; glikozlara, aminoasitlere ve yağ asitlerine dönüştürülerek hücre duvarından geçebilecek kadar küçük moleküllere (monomer) dönüştürme süreci mide, ince bağırsak ve kalın bağırsağın uyumlu çalışması ile elde edilir. 

        Mide, Mide iç duvarında iki katlı mukaza tabakası bulunur. Mukozanın hemen altında çoğunluğu dikine olan düz kaslar bulunur. Midenin dış yüzeyinde bağ doku bulunur. Bağ dokunun üzeri karın zarı (periton) ile kapatılmıştır. Periton tarafından salgılanan sıvı sayesinde iç organlar birbirlerine sürterek zarar vermeleri engellenir. 

        Midenin kontrolü Gastrin hormonu ve vagus siniri tarafından sağlanır. Besinler daha ağıza girmeden dışarıda iken vagus siniri mideyi uyararak gastrin hormonu salgılanmaya başlanır. Bu durum ağız sulanması ve değişik mide kasılmalarını beraberinde getirir. Öyle ki besinin görülmesi fakat yenilmemesi, mide asitlerinden dolayı midenin bulanmasına neden olur.

        Midede sindirim emilimi, midenin besinleri ezmesi ile başlar. Bu arada gastrin asiti salgısı, pepsinojen enzimi ve hidroklorür asit salgısı devam eder. Hidroklorür asit tuz ruhu özelliğinde bir asittir. Deriye temas ettiğinde yakıcı bir özelliği vardır. Mide mukazası bu asitlerin mide duvarına zarar vermesini önler. Süt çocuklarının midesinde ayrıca lap enzimi de salgılanır. Mide de salgılanan pepsinojen ve Hidroklorür asitin birleşmesiyle kullanılır protein elde etmek için kullanılan pepsin enzimi elde edilir. Bu reaksiyon kimyasal bir süreçtir. Midede oluşan sindirim tam emilim sağlamaz. Bunun için bulamaç kıvamında besinler ince bağırsağa geçer. 

        Sindirim Sisteminde Emilimİnce Bağırsak, Yetişkin bir insanda ince bağırsağın uzunluğu 7,5 metredir. Mide ile kalınbağırsak arasında bulunan bu organımız, kıvrımlı bir hortumu andırır. Oniki parmak bağırsağı, orta boşluk ve kıvrımlık bağırsak olmak üzere üç bölümden oluşur. Sindirim emiliminin en önemli bölümüdür. Dış yüzeyinde örgü bağ doku, ortasında ince kas yapısı ve iç duvarında epitel doku bulunur. Ayrıca bağırsakların diğer organlara sürtmesini önleyen periton zarı bulunur. 

        İnce bağırsak içinde bulunan epitel doku mikrovillus ve villus adı verilen kıvrımlı ve emilim yüzeyi artırıcı özelliğe sahiptir. İnce bağırsağın emilim sağlaması için çeşitli hormonlar salgılanır. İlk hormonlar oniki parmak bağırsağında salgılanır. Bunlardan;

        Kolesistokinin hormonu, sekretin hormonu ve enterogastrin; pankreastan ince bağırsak içine alınır. Ortamın bazik (tuzlu) olması sağlanır. Ayrıca bu hormon karaciğerden safra salgılanmasını sağlar, gaz açığa çıkartır. Proteinlerin kılcal damarlara iletilerek emilim sağlanır.
        <]]> Hücre Dışı Sindirim https://www.sindirim.gen.tr/hucre-disi-sindirim.html Sun, 09 Dec 2018 00:14:37 +0000 Hücre Dışı Sindirim, hücreler ile salgılanan enzimler ile dış ortamda bulunan büyük moleküllü besinlerin küçük moleküllü besinlere ayrıştırılarak yani parçalanarak hücrenin içine alınması olayına denilmektedir. Hücr Hücre Dışı Sindirim, hücreler ile salgılanan enzimler ile dış ortamda bulunan büyük moleküllü besinlerin küçük moleküllü besinlere ayrıştırılarak yani parçalanarak hücrenin içine alınması olayına denilmektedir. Hücre dışı sindirim sadece çok hücreli canlılar da görülmektedir. Çok hücreli canlılarda enzimler sindirim kanalında ve yahut vücuttaki boşluklarda salgılanır. Hücre dışı sindirim de çok küçük besinlerin sindirimlerden faydalanır iken çok büyük besinlerin sindiriminden de faydalanılır. Örneğin; bir yılanın tek hamlede tavşanı bir bütün olarak yutmasından büyük bir sindirim elde edilir ve büyük bir fayda sağlanır. Ayrıca örümceğin sindirim şekli de hücre dışı sindirimdir. Hücre dışı sindirime örnek verecek olursak ekmek küfü, saprofit bakteriler ve bunun gibi bir çok çok hücreli canlılar hücre dışı sindirim yaparlar.

        Hücre Dışı Sindirim saprofit bakteriler de hücre dışına ekzositoz adında bir madde ile sindirim yaparlar. Saprofit bakteriler büyük besin moleküllerini hücre dışında sindirirler.  Saprofit bakteriler besin içindeki monomerleri hücre içine alırlar ve bu monomerleri hücre içindeki yaşamsal olaylar da kullanırlar.

        Hücre Dışı SindirimHücre Dışı Sindirim böcekçil bitkiler de ise bitkiler nasti hareketi adı verilen hamle ile besinlerini yani böcekleri yakalarlar. Daha sonra böcekçil bitkiler bu besinleri hücre dışında ekzositoz adı verilen madde ile sindirim enzimlerini salgılarlar. Böcekçil bitkiler nasti hareketi ile yakaladıkları böcekleri hücre dışında sindirim yaparlar. Sindirim sonunda böcekçil bitkiler aminoasitleri hücre içine alırlar. Daha sonra böcekçil bitkiler kendi ribozomunda kendine uygun yani kendi şifresine uygun proteini sentezlerler. Bu olaydan sonra böcekçil bitkinin kapanan yaprakları tekrar açılır. 
        ]]> Sindirim Sistemi İlaçları https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-ilaclari.html Sun, 09 Dec 2018 07:29:25 +0000 Sindirim Sistemi İlaçları: Mide, bağırsak kanalını etkileyen ilaçlara sindirim sistemi ilaçları denir. Sindirim sistemini etkileyen ilaçlar kullanım amaçlarına göre ve etki yerlerine göre değişir. Sindirim Sistemi İlaçları: Mide, bağırsak kanalını etkileyen ilaçlara sindirim sistemi ilaçları denir. Sindirim sistemini etkileyen ilaçlar kullanım amaçlarına göre ve etki yerlerine göre değişir.

        Sindirim Sistemi İlaçlarıSindirim sistemi ilaçları:
        • Zoprol: İlacın etken maddesi lansoprazol'dur. Midedeki asit miktarını azaltan bir ilaçtır. Mide asitinin yemek borusuna kaçışına bağlı reflü hastalığı kısa süre tedavisinde, mide ve on iki parmak bağırsağı ülserlerinin önlenmesi ve kısa süreli tedavisinde kullanılır.
        • Vogast 30 mg enterik mikropellet kapsül: İlacın etken maddesi lansoprazol'dur. Vogast 30 mg enterik mikropellet kapsül midede salgılanan asit miktarını azaltan bir ilaçtır. Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserlerinin ve mide asitinin yemek borusuna kaçmasıyla oluşan reflü hastalığının kısa süreli tedavisinde kullanılır.
        • Tosseca DR kapsül: İlacın etken maddesi Esomeprazol magnezyum'dur. Midede üretilen asit miktarını azaltan bir proton pompası inhibotörüdür. Mide ve bağırsak  tekrar kanamasının önlenmesinde ve tedavisinde, mide asitinin yemek borusuna zarar vermesi durumunda kullanılır.
        • Bekunis draje:  Bisakodil Sennozit B ilacın etken maddesidir. Kalın bağırsaktaki kasların kasılmalarını sağlayarak dışkının dışarı atılmasını sağlayan bir ilaçtır, kalın bağirsaktaki su miktarını arttırarak dışkıyı yumuşatır. Kısa süreli olarak kabızlık tedavisinde kullanılır. Bir müsil ilacıdır.
        • Salofalk supozituvar: Mesalizin'dir etkin maddesi, ülseratif kolit tedavisi ve ülseratif kolitin belirtilerinin tekrarının önlenmesi için kullanılan bir ilaçtır. İlacın etkin maddesine karşı alerjniz varsa ilacı kullanmamak gerekir.
        • Prosek kapsül: İlacın etken maddesi Omeprazol'dür. Midede üretilen asit miktarını azaltır. Aşırı mide asitinin meydana getirdiği gastroözofajeal reflü ( mide içeriğinin yemek borusundan ağıza gelmesi) hastalığı, mide asitinin yemek borusuna zarar vermesinden dolayı oluşan eroziv iltihaplanması tedavisinde kullanılır.
        • Primsel Ampul: Metoklopramid hidroklorür ilacın etken maddesidir, bağırsak ve mide uyarıcı bir ilaçtır. Üst sindirim sistemini uyararak midenin bağırsaklara boşalmasını sağlar. Mide bulantısı ve kusmayı önler.
        • Musilaks taplet: İlacın etken maddesi Fenolflatalein'dir, kalın bağırsağı fizyolojik uyarıyla harekete geçirerek boşalmasını sağlayan müshil etkili bir ilaçtır. Kabızlık tedavisinde kullanılır.
        ]]>
        Sindirim Sistemi https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi.html Sun, 09 Dec 2018 14:26:23 +0000 Sindirim sistemi, insanlar hayatlarını devam ettirebilmek için protein, karbonhidrat, vitamin ve mineral gibi birçok maddeyi tüketmeye ihtiyaç duyar. Ancak insanların bu maddeleri vücuda almak için besinleri küçültmesi gerekir. İ Sindirim sistemi, insanlar hayatlarını devam ettirebilmek için protein, karbonhidrat, vitamin ve mineral gibi birçok maddeyi tüketmeye ihtiyaç duyar. Ancak insanların bu maddeleri vücuda almak için besinleri küçültmesi gerekir. İşte bu yiyecekleri küçültmeye yarayan ve bu besin maddelerinin kana karışmasını sağlayan sisteme sindirim sistemi adı verilir. 
        Canlılarda sindirim olayı iki şekilde gerçekleşir:
        • Hücre içi sindirim: Besinler hücre içine alındıktan sonra enzimler ile yapıtaşlarına ayrılır. Buna hücre içi sindirim adı verilir. 
        • Hücre dışı sindirim: Besinlerin hücre dışında bulunan salgılar ile sindirilmesine denir.

        Sindirim sistemi organları
        • Ağız: Besinlerin dişler yardımı ile parçalanmasını sağlar ve tükürük salgısı ile besinleri yumuşatır. Hem kimyasal hem de mekanik sindirim gerçekleşir. Gıdaların çiğnenmesi mekanik sindirim, amilaz enzimi ile tükürük salgısı da kimyasal sindirimdir.
        • Yutak: Vücutta ağız boşluğundan sonra gelmektedir. Ağızda sindirilmiş besinlerin yemek borusuna iletimini sağlar. Yutma sırasında küçük dil soluk borusunu kapatarak buraya besinlerin kaçmasını önler.
        • Yemek borusu: Yaklaşık 25 cm civarında ve yutak ile mide arasında düz kaslardan oluşmuş bir organdır. Bu kasların kasılıp gevşemesi ile besinlerin mideye iletimi sağlanır. Eğer bu kaslar ters yönde kasılırsa kusma olayı meydana gelmektedir.
        • Mide: Besinlerin bir süre burada bekletilmesinden sonra mekanik ve kimyasal sindirim gerçekleşir. Mekanik sindirim mide kaslarının kasılmasıyla, kimyasal sindirim ise mide öz suyunun içinde bulunan enzim ve mide asidi ile gerçekleşir.
        • İnce bağırsak: Yağların kimyasal sindiriminin başladığı ve besinlerin en küçük yapıya kadar ayrılarak sindirimi burada gerçekleşir. En uzun sindirim sistemi organıdır. Burada en küçük hallerine ayrılan moleküller kan damarlarına geçer. Bu olaya emilim adı verilir.
        • Kalın bağırsak: Besinlerin sindiriminden sonra geriye kalan su, vitamin ve mineralleri kan damarlarına geçmesine yardımcı olur.

        Sindirim sistemine yardımcı organlar
        • Karaciğer: Midenin sağ üst kısmında bulunan bu organ safra sıvısının üretimini yapar ve bu safra sıvısını ince bağırsağa göndererek yağların kimyasal sindirimine yardımcı olur.
        • Pankreas: Pankreas öz suyunu salgılar ve içinde bulunan enzimler ile besinlerin kimyasal sindirimini sağlar.

        Sindirim SistemiSindirim sisteminin özellikleri

        Yaşamın devamı için gerekli olan en önemli olan sindirim sistemi, dünyanın en iyi rafineri sisteminden dahi üstündür. Özel bir dizaynı olan bu sistem, gerekli olan tüm maddeleri bilir, ona göre ayrıştırır ve ihtiyacı dışındaki maddeyi dışarı atar. 

        Sindirim sisteminin bozulması durumunda ortaya çıkan hastalıklar

        Böyle müthiş derecede çalışan bir sisteminin herhangi bir şekilde bozulması da insanı olumsuz yönde etkileyecektir. Bu sistemin bozukluğunda ortaya çıkan hastalıklara gastroenteroloji bölümü bakmaktadır. Sindirim sistemi hastalıklarında ortaya çıkan belirtiler ise şunlardır: Kusma, mide ağrısı, ishal, kabızlık, bulantı ve dipepsi. 
        Ortaya çıkan hastalıklar ise şunlardır:
        • Ülser
        • Gastrit
        • Siroz
        • Sipastik kolon
        • Hemoroidler
        • Safra kesesi iltihabı
        • Tifo
        ]]>
        İnsan Sindirim Sistemi https://www.sindirim.gen.tr/insan-sindirim-sistemi.html Mon, 10 Dec 2018 04:20:54 +0000 İnsan Sindirim Sistemi, sırası ile ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak, pankreas, karaciğer, kalın bağırsak ve anüs olmak üzere sindirim sistemi dokuz bölümden oluşur. İnsanlar hayatını sürdürebilmek için karbo İnsan Sindirim Sistemi, sırası ile ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak, pankreas, karaciğer, kalın bağırsak ve anüs olmak üzere sindirim sistemi dokuz bölümden oluşur. İnsanlar hayatını sürdürebilmek için karbonhidrat, su mineral, yağ ve protein gibi bazı maddelere gereksim duyarlar. İnsanlar bu maddeleri vücuda bazı besin grupları ile alırlar. Ancak bu besin gruplarının kana ve hücreye geçişi için besin gruplarının farklı yollar ile küçültülmesi gerekir. Bu maddelerin insan vücudunda küçültülmesi veya ayrıştırılmasına İnsan Sindirim Sistemi denir. Sindirim sisteminde dokuz bölümden hariç yardımcı bölümler vardır. Bu yardımcı bölümler kulak altı, çene altı ve dil altında bulunan tükürük bezleri, pankreas, karaciğer ve sindirim salgılarını biriktiren organımız safra kesesidir. 

        İnsan Sindirim Sistemi vücudumuzdaki yaşam belirtilerinin devam edebilmesi için enerjiye ihtiyacı vardır. Bu yüzden de insanların beslenmesi gerekir. Bu döngünün sürekli olabilmesi için de insanların yedikleri besin gruplarını sindirmesi gerekir. Her besin grubu aynı büyüklükte ayrışmaz. Örneğin; ekmeğin, etin, meyve ve sebzenin ayrışma şekilleri, büyüklükleri, süreleri farklıdır. Yenilen bu besinlerin hepsi sindirilmez. İndirilen kısın insan vücudunda enerjiye sebep olur ve kalan işe yaramayan kısın kısım ise vücuttan dışarı atılır. Sindirilmeyen kısım ise insan vücudunda et ve  kemik olur. 

        İnsan Sindirim Sistemiİnsan Sindirim Sistemi insan vücudunda en düzenli çalışan sistemdir. Her besininin ayrışım yapılan bölgesi farklıdır. Besinler vücuda girdikten sonra ayrışım olacak bölümlere dağılır. İnsan Sindirim Sistemi çalışma şeklini petrol rafinerisinin çalışmasına benzetilebilir. Bu besinler ayrışınca hepsi farklı maddelere dönüşür. İnsan Sindirim Sistemi ağızdaki özel sıvı ile başlar sonra dil, yemek borusu ve mide olarak devam eder. Son olarak da sindirim ince bağırsakta sona erer. 
        ]]>
        Sindirim Sistemi Bozukluğu https://www.sindirim.gen.tr/sindirim-sistemi-bozuklugu.html Mon, 10 Dec 2018 17:09:02 +0000 Sindirim Sistemi Bozukluğu, Sindirim sistemi içerisinde yer alan organlarda görülen herhangi bir rahatsızlık bu sistemin işleyişini olumsuz derecede etkilemektedir. Bu olumsuzluklar beraberinde Sindirim Sistemi Bozukluğu Sindirim Sistemi Bozukluğu, Sindirim sistemi içerisinde yer alan organlarda görülen herhangi bir rahatsızlık bu sistemin işleyişini olumsuz derecede etkilemektedir. Bu olumsuzluklar beraberinde Sindirim Sistemi Bozukluğu yaşanmasına neden olmaktadır. Sindirim sistemi işleyişini etkileyen temel sorunların başında ağızda ve mide organında yaşanan sorunlar oluşmaktadır. Bunun dışında diğer sindirim sistemi organlarında meydana gelen temel sorunlar sindirimin geçekleşmesini olumsuz ekiler ve hatta sindirim gerçekleşmemesine neden olur. Örneğin mide organında yaşanan bir sorun yüzünden kusma gerçekleşebilir. Bu durum ise beraberinde Sindirim Sistemi Bozukluklarını meydana getirmektedir.

        Yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi sindirim sistemindeki organlar işlevlerini yerine getiremeyecek bir duruma gelmesi halinde bir takım sorunların yaşanması mümkündür. Bu yüzden bu sindirim sistemi organlarının işleyişini iyi bilip herhangi bir sorun ile karşılaşılması halinde alınması gereken tedbirleri bir an önce almamız gerekir.

        Sindirim Sistemi Organları Şunlardır:

        • Ağız
        • Yutak
        • Yemek Borusu
        • Mide
        • İnce Bağırsak
        • Kalın bağırsak
        • Anüs

        Bu organların herhangi biri olumsuz etkilenir ise sindirim olayı da olumsuz etkilenir ve alınan besinlerde sindirim sorunlarından kaynaklanan Sindirim Sistemi Bozukluğu yaşanır. Bu makalede sindirimde meydana gelen sorunların organlar üzerindeki etkilerini ayrı ayrı olarak inceleyeceğiz.

        Ağız Sorunları ve Sindirim Sistemi Bozuklukları

        Ağız organı sindirimde mideden sonra en etkili organ olup ağızda meydana gelen problemler beraberinde sindirimi de olumsuz bir şekilde etkileyecektir.  Ağız sorunları temelinde ağız içerisinde yer alan yapıların zarar görmesi ile meydana gelmektedir. Örneğin dişlerde oluşan bir sorun ya da damakta meydana gelen yaralanmalar yemek esnasında sindirmeyi zorlaştırdığı için sindirim sisteminde bozulmalara neden olmaktadır. Ağız sorunlarını Sindirim Sistemi Bozukluğu arasında sayabileceğimiz diğer yapıların da zarar görmesi sonucu oluşabileceğini unutmamamız gerekir. Bu ağız sorunlarından birkaçı şunlardır:

        • Ağız kuruluğunun yaşanması sorunu (tükürük bezlerini işlevini yerine getirememesi durumu)
        • Ağız yaraları ile ağızda oluşan uçuklar
        • Yıpranmış diş yapıları
        • Diş ve diş eti rahatsızlıkları
        • Damar yaralanmaları ve Aft oluşumu
        • Dil hastalıkları (dilin tat alma duyusunu yitirmesi gibi)
        • Dudak yaralanmları

        Yutak ve Yemek Borusunda Yaşanan Bozukluklar

        Yemek borusu ve yutak sindirme işleminde birbirlerinden sorunlu olan iki temel organ oluş bu iki organın işleyişinde meydana gelen olumsuzluklar beraberinde bir takım rahatsızlıkların yaşanmasına neden olur. Özellikle de besinlerin iyice çiğnenmeden yutulması bu iki bölgede olumsuz sonuçlara yol açabilir. Solunum yolunun tıkanması gibi olumsuz sonuçlar beraberinde soluk kesilmesine neden olup kişinin ölümüne kadar gidebilir. Böyle durumlara çok dikkat etmek gereken önlemi almak gerekir. Yiyeceğimiz besinleri iyice çiğnedikten sonra yutmak gerekir. Bunun yanı sıra yemek yerken acele etmemek de önemli bir husustur.

        İnce ve Kalın bağırsakta Yaşanan Bozukluklar

        İnce ve kalın bağırsakta meydana gelen temel sorunlar sindirimi olumsuz yönde etkilemesinin yanı sıra kişinin sağlığını tetikleyip kişiye bir sorun yaratmaktadır. Bu yüzden bu hastalıklar ile ilgili belirtiler yaşanmadan bir an önce hastalığın çözümü için uzman bir doktora başvurmak gerekir. Örneğin apandisit hastalığının erken tanısı yapılarak bu rahatsızlığın ilerleyen süreçlerde çözümü için uygun yöntemlere gitmek mümkündür.

        Anüste Yaşanan Bozukluklar

        Anüs sindirim sistemini son kısmı olup burada meydana gelen hastalıklar kişiye oldukça sorun yaşatmaktadır. Bili]]>